8 Şubat 2008 Cuma

DOKTOR BALI KES DEDİ,BENDE KESTİM.

Bazen sağlık sorunlarınız olur ,doktora gidersiniz yada arkadaşınız varsa benim gibi sorarsınız.Bende doktora sordum,bana dediki balı kes,balı kestim sorun hala devam ediyor.Problem bendemi doktordamı anlamadım.
Geçen seneden kalma tulum bal,bu sondu::((((
İnşallah bu sene geçen seneki ghibi olmaz,Trakya'da sıfır çektik gibi bir şey oldu.Kristalize bal,görünüşte taş gibi az uğraş hemen yelkenleri suya indiriyor,bu kadarda çabuk erinmezki.
Hanımlara müjde,artık halı yıkarken kendinizi sakatlamıyorsunuz,oto yıkayıcıya gitmiştim.
Aslında halı hiç bir zaman yıkanmaz sadece silinir yazar garantisinde ama.Bizim Türk hatunları illede halıyı doğduguna pişman edecekler yani.
Eski bir halıcı olarak alet güzel,evlere alınamazda halılar yıkamaya gönderilebilir.Birde gerçekten bu halı yıkama işinde çok kişi sakatlanıyor,halı zaten agır suyuda çektimi adamda kaldıramazki.
Klavye tamiri iş degil.Her açmamda bir parça eksildi,en sonunda gidip yenisini aldım.Buda çaydan etkilenirmi daha denemedim.
Akşam akşam balkondakilere şurup vereyim dedim.Dışarda 3 derece sıcaklık var.Bir ucunu kaldıracam içerdeki bardağı fulleyecem.Kek bitmek üzereydi.
Senmisin açan,her taraftan dışarı fışkırdılar,biri gene soktu.Bardağı doldurdum kapattım.Biraz sonrada yerlerdeki arıları toplayıp girişe koydum.
Buda bir kaç gün öncesinin fotosu.Arkadaşlar keki bu sefer çok az attılar.Benim anladığım keki yapıp hemen verirseniz arıya,şekerle bal tam karışmıyor, beklerse şeker eriyor.Kaç gündür takip ettim atılma var ama eskisi gibi değil.Yani kek yapılır ne kadar beklerse dışarı atılmada o kadar azalıyor.Benim gözlemim bu.Sizde bir gözlemleyin bakalım sonuç ne olacak.
Bu kutuları beni internetten bulan biri getirdi.Kendisi Gebze'de.Baharda bir arı almak istiyor ve bayağıda merak var.Nasıl fotoğrafını çekmedim anlamadım,birde iki sefer geldi.
Bu kutuları sordu çok var diyor.Kutunun kalınlıgı ölçmedim ama 2 cm.Malzemesi sağlam ve normal anakutularındanda biraz büyük geldi bana.Sanki 20 ye 25 gibi,derinlikte güzel.
Bunlardan ruşet olurmu diyor,ruşetin babası olur.Ama bu yeniler biraz fazla biliyor gibime geliyor.Bu ne ya.Daha arı yok şimdiden eşleşme kutusu stoklamış aç göz,başka ne diyeyimki,daha egitime başlamadık be.

Bu kutuların bir benzerini sayın doktorumda şu sıralar deniyor.İnşallah denemeleri başarılı olursa,yer gök anaarı olur bahara::)))))

7 Şubat 2008 Perşembe

YAMYAM ARICILARA DİKKAT,ONLAR HER ŞEYE ZARAR VERİRLER.

Şunu kesinlikle bilmeliyizki yanlış her zaman yanlıştır.İnsanın her zaman yüzünü kızartır.İnsanlar hata yapabilirler,hatayla yanlışları karırtırmamak lazım.Şimdi yazacaklarıma ben bile inanasım gelmedi ama gerçek bu.Gerçekte her zaman gerçektir.Yalan ve yanlışta çok iyi geçinen kelimelerdir bana göre,yanlışları yalanla kapatırlar.Şimdi bir arkadaşımız var arıcılık yapıyor yıl 2006 sonu,fazla bal olmadı dedi,400 kilo kestane balı alabilmiş güzel.Aradan 10 gün geçti aynı arkadaşımızın 400 kilo balı birden 2 ton oldu.Bunları ortak mesene sohbetlerinde anlatıyor bizde dinliyoruz ama birden balın 5 katına çıkması herkesi şüpelendirdi,dedik bu sallıyor.Olayın perde arkasını bilmiyoruz ve öylece kaldı.Derken bu arkadaşımız bazı arkadaşlara arılı kovan sattı,bırakın arıların bahara çıkmasını arılar kışı görmeden öldü.Hadi buda olabilir dedik,ama arıyı satan arkadaş veryansın ediyor,bundan sonra acemiye arı satmaya ahdedecem.Bizde bakıyoruz gerçekten acemiliktenmi bir şey diyemiyoruz.Buda geçti

Baharın ben bir arkadaşımla İstanbul’da bir arıcıyı ziyarete gittik.Konu geldi dayandı bal faturasına .Bizim anlayamadığımız 2 ton burada olmuş.Gittiğimiz arıcının şirketi var ve bal satıyor elindede çıkış yapılması gereken fatura mevcut,bunu birine kesecek.O esnada bizim meşur arıcı arkadaş diyorki abi bana zaten fatura lazım ruhsatlı silah alacam bana kes.O arıcıda kalkıyor 2 ton bal faturası kesiyor buna,buda aldığı faturayla doğru gidip bal teşviki alıyor.Ve balın iki tona çıkması bundan kaynaklanmıştı ve biz bunu 4 ay sonra öğrendik.Ama acayip zoruma gitti.Daha önce bu arkadaşa başkaları saldırıyordu bizde korumaya çalışıyorduk,meğersem saldıranlar bir şeyler bilerek saldırıyor bizim yamyam arıcı arkadaşta çaktırmadan bizi kullandı.Ve hala beni kahretmeye devam ediyor.Kerizlenmek çok zor bir şey,ama ben bir şey kaybetmedim,en fazla bana şakşakcı yazar dediler,ama bizim yamyam her gün tersine devleşip gidiyor.


2007 Bahar geldi bir baktık koşa,koşa Muğla’ya arı almaya gitti.Bunuda o sıralar öğrendik arılığında bulunan 170 kovanın tamamı sönmüş bahara çıkamamış..Zamanında çok atmıştı 500-600 kovan arım var diye.O kadar arısı olsaydı katlara zaten kontra çakmasınada gerek kalmazdı ölenin içine koy bir çıta arı tamamdı ona göre.Şimdi geriye dönüp bakıyorum,sen haksız parayı cebe indirdin,millete bitik arıyı sattın,birde acemisiniz ondan öldürdünüz diye onları pisikolajik baskıya aldın.Allah’ta senin hesabına bir göz attı arılığında arı bırakmadı,ve hala yalan ve palavralara devam ediyor bakalım başka neler gelecek başına.Bu buradaki hesap daha öbür taraftaki duruyor.Geçnenlerde birisine sordum şu an bunun arıları nerede diye,abi bilmiyorum şurda şu kadar şurda şu kadar var diyor .Hesapladım hepsi 140 kovan civarında dedi.Düşüne biliyormusunuz siz başka bir vilayette o başka bir vilayette yalan ve yanlışını geçte olsa öğreniyorsunuz.Bu ne kadar acı bir şey.Hiç kimse bu vatandaşa senin kaç arın var demedi,kaç ton balın oldu demedi,sırf hava atmak için yola çıktı sonuç sıfır,keşke akıllansa.


Arılara zarar veriyor,arıcılara zarar veriyor,birde devlete zarar verdi,çünkü üretmediği balın teşviğini aldı.


Bu son baharda kendisine yıllardır yardım eden birine arı satmaya kalktı.Bilindiği gibi son baharda arı alınmaz hele yüklü sayıda almak akıl karı değil.Alacak çocuğa ben ulaşamadım fakat bir çok arkadaş bu işten rahatsız oldu,derken Gebze’den birini o aramış.Aradığı kişide diyorki oğlum sen manyakmısın bu mevsimde arı alınırmı.Ne dediyse çocuk kararlı illede alacam der başka bir şey demez.Bizimkide ne halin varsa gör demiş.Arıyı satacak kişiye bakıyoruz o sıralar döktürüyor,buldu bir saf,diyorki birine daha balık tutmayı öğrettik meslek sahibi yaptık,fakat bu nasıl iş böyle olurmu niye banka kredi vermemiş.Anlayacağınız banka bereket parayı vermedide bence çocuk büyük kazıktan kurtuldu.Bu arkadaşımız bu kadar vızdansız biri,yıllardır kendisine karşılıksız yardım eden birinin hayatını mafedecekti.Geçenlerde bir konuşması ulaştı elime o kadar tepeden bakıyorki insanlara,herkesi kayıt altına alsınlar diyor,sen kayıt altındasın dünya arı sattın hangisinin vergisini ödedin bir açıkla bakayım.

6 Şubat 2008 Çarşamba

ŞURUPLU BAKIM

Bu hayta benim balkondaki yaramaz oluyor.Pazar gün tüm kovanlara bakım yaptık iki kişi.İki kişiyede saldıran arı olmadı arılıkta.Balkondakinede cumartesi bakım yaptım,tüm önlemlerime rağmen gene soktu.Burada uyguladığım sistemi baharda büyük Şef Murat Çakır'ın arıdada denemiştik.Arı saldırgan ve bakımda yapılması gerekiyorsa,iki kişiyle bakım yapılabilir.Daha önceden hazırladığınız şurubu arıların üzerine püskürtmelisiniz.Her tarafına çıta aralarıda dahil,arılar yalanırken siz gereli bakımı yapıp işi bitirmelisiniz.Bu tür kovanla ne kadar çok uğraşırsanız o kadar başınız ağrır.Arılıkta bir arıysa en sona bu arıya bakmalışınız.Benim balkondaki duman falan dinlemiyor,karton yakıyorum körük yerine gidip kendini arı oraya vurup yakıyor,tam piskopat bu.

3 Şubat 2008 Pazar

3 ŞUBAT PAZAR,NO PROBLEM.

Pazar günü öğlen arılara gittim.Bir gece önceden hazırladığım kekleri vermek birde son durumları öğrendim.Sağ olsun resimdeki İbrahim yardım etti,yaklaşık 60 kovan arıya,üçbuçuk saatte kekleri taksim ettik,birde çalışırken önemli gördüklerimizi resimledik,bence yeni detaylar yakaladık.
Sofi amcanın iki kovandaha gümlemiş.Bir arım kalırsa sevinecem diyor.Hiç bir şey demedim çünkü çok biliyor.Bizde hiç bir zayiyat yok en zayıf arıya baktım kapalı yavru vardı.Dün yani cumartesi arı güzel polen çekmiş.Bugün pazartesi balkondakide çok iyi polen getiriyordu.Haber ise pazar gününe ait.
Bir kaç kovan kekleri böyle dışarlara falan atmış,sadece 3 kovandı.
Bununda sırrını öğrendim arıya rutubet lazım,aşağıda Büyük Şefin arısını yazarken izah edecem.
Böyle orta ayarda olandavar daha zayıf arılarımda var.Benim arılardan keki yemeyen kalmamış,hepsi keki yemiş bazısı tam bitirememiş.Bu mevsimde 5-6 çıta olan arılarımda var.Bunlar kekten gram bırakmamışlar. Aşağıdaki resim fazla yanaştı ayıramadım.Bu işleri tam kavrayamadık,düzelteyim derken başka sorun çıkacak buradan yazayım.Aşagıda Murat Çakır'a ait karniyol melezi arısı ve en zayıfı,günlük yumurta ve larvalar vardı.Anaarıda sol alt köşede.
Bu benim en zayıf arım.Anaarıda bu çıtada kapalı yavrularıda burada.
Keki tam bitiremeyenlerden biride saf dedigimiz kafkaslardan biri.Hala yalamaya devam ediyorlar.
Bazılarıda keki bitirip böyle işlemeler yapmışlar sanki.Teşekür filan içinmi bilmem dün hiç saldırmadılar.
Bu kovan Büyük Şef Murat Çakır'a ait.Vermiş olduğum kekin sadece üçte birini ancak yiyebilmişti.Aşagıdaki hata veren resimde bu arının gücünü göstermek içinkonmuştu ama hata vermiş.Yani keki yiyemeyecek durumda bir arı degil güçlü bir arı.Burada şunu izah etmeliyim.Kek taş gibiydi çatır çatır kurumuş.Benim kovanda keklerin büyük bölümü yenmiş kalanlarda gene konuldugu kıvamdaydı.Bunun sebebi kim ne derse desin benim uyguladı kovan sarma şekli aynen muratın arısındada var.Muratın arının kapagında sac oldugu için kapak altına naylon koymamıştım.Oluşan rutubet çuvalı ve üzerindeki gazeteleri geçerek uçuyor,rutubet olmadıgındada kek taş gibi olmuş.Bunu tüm arıcılar bir gözden geçirsin.
Bu kadar arı yukardaki keki yiyememiş,sorun rutubetsizlikten.Kovanlarda belli bir rutubet gerekli.Genelde örtü olarak çuval kullanıyorum ve gayette menmunum.Başka tarif edenler çok,onlarda göstersinler.Bu işleri yaparken başarı durumunu esas alıyorum.Arılar efendim çok iyi havalandırma yapsa ne olurki,kovan öldükten sonra demi?
Kadıoğlu'nun 20 gündür sorduğu kutu yaşıyor.Ölümden döndü hatta ölü demişlerdi,anaarı nefesimle o kadar ısıtmama rağmen tepki bile vermemişti,hareketsizdi,ama mutlu son,anaarı ve kapalı yavrularını görüyorsunuz.Bunlara az bir polen hazırlayıp götürmeyi unutmuşum.
Kutudaki çıtalar ışıl ışıl bal dolmuş,küçücük kutuya bir kiilo kek vermiştik.
Aşağıda henüz keki bitirememişler,ama yeni birazda sulandırıp kek ilavesi yaptım.
NOT.Balkondaki keki şimdilikatmadan yiyor.Keki hemen yapıp vermek sakıncalı gibi.Daha önce aynı keki atmıştı.Ben bunları yazarken gözlemlerimi aktarıyorum::))Lep top recayi var biz bir şey biliyorda söylüyoruz abicim diyorya.Bende diyorumki bu tür sorunlar görüyorum sizde bir inceleyin,görüşmek üzere hoşça kalın.

2 Şubat 2008 Cumartesi

ARILIKTAYDIM

yarın verilecek kekleribırakıp bırakıp geldim.
Arılıktaki en zayıf arıyı gece dokuzbuçukta açtım.Kekini bitirememiş ama yaşıyordu.Daha önce 12 ocakta kek vermişiz.O zaman doktor ve Kadıoğluna sönerse bu kovan söner demiştim.

Ölümden ilkyardım ekibinin mudahalesi sayesinde dönen kutmuz.Yarın kısmet olursa güzelfotalarını çektim.Yayınlayacam bu akşam hiç uğraşmak işime gelmedi,çok şükür tüm arılarım yaşıyor iki kutda bunlara dahil.Hepsine sıradan yeniden kek verim geldim.Bu gün şubatın ilkpazarı ve ikici kekleri verdim.

AÇTIM KUTUYU BATIRDI KÖTÜYÜ

Çoktan beri kafamda tasarladığım operasyonu yaptım.Öğlen saatlarinde aşırı kalabalık olan göstericilerin üzerine şeker gazı sıktım.Onlar ne oluyor yarabbi balmı yagıyor göremiyoruz der gibi yalanırlarken.
İkinci adımi atıp,barınaklarının üzerindende şeker gazı verildi.
Daha onlar ne olduğunu anlamadan çıtalara yöneldim.
Görüldügü gibi bir sürü kapalı yavru mevcut.Verdiklerim nereye gitti bilmiyorum yavru civarında bir gram ne kapalı nede açık bal var.
Sadece kışın iki çıtaya yavru yapabilmiş,yumurta ve larva göremedim kar yağışında anaarıda tatile girmiş galiba.
Hava 12 dereceydi fazlada kurcalayamadım,anaarıyıda göremedim ve kutuyu kapattım ama biri bir iğne kaptırdı.İyiki açmışım balkondaki arı böyle devam ederse aç kalacakmış.Ben hep veriyorum diyorum ama ortada bir şey yok.
Kutumuzu kapadıktan sonra,arıların sakinleşmesini
bekliyorum.Aha biri polenle piste inecek. Bir başkası daha.
Buda girişte acayip yalanmalar görünce şeker gazından kaçıp,kutunun girilemeyecek yerinde ben kimseye bir şey yapmadım orada neler oluyor diye kanat çırpar.
Bu gün polen gelişi iyidii.Burada sorun oldu,çünkü klavye çay içmesini bilmiyormuş. Şana kadar iki sefer klaveyi açtım,bir kaç parçası kayıp,genede baz harfler zor çalışıyor.



Arılarmız sakinlediiçlerine bir ça bardağı şurup afietler olsun.
ayrıca en az 300 gr kek.her tarafndan yalamaya başladılar şuruptan heberleri yok daha.

1 Şubat 2008 Cuma

BU SESLERİ ÖZLEDİK AMA AZ KALDI

Dün sıvı besleme yapmıştım bu gün o kadar neşeliydilerki sormayın.Sıvı besleme her zaman arıya böyle direk etki eder.Bu kutuda hatırlarsanız ne kadar süre kek vardı,ama bu kadar hareket hiç olmamıştı.Arılar polende getiriyordu ama filimlere denk gelmedi,yarın açacam ve bakacam.İçerde durum ne,kesin yavru vardır.

YOK DEVENİN NALI

Bu ne biçim iştir anlamadım gitti.Nerden nasıl tanıştık halada anlamış değilim.Dün bir haber yapmış aman bu aralar kendinize dikkat edin diye.Bende kendisine sordum o yazdığın enfeksiyonları kaparsak ne kullanalım.genelde o hastalıkta dudaklar falanda uçuklar,ağız içinde yaralar falanda olur,son iki madde iyiki yoktu.Birde abi sen hasta ol harbi söylüyorum diyor anında oradayım.Aman abi ben hasta falan olmayayım sende gelme gözünü seveyim.Bana dün akşam yazdıgı hapa bir bakın.
Resimdeki hapların boyutu ve benim baş parmağımı görüyorsunuz.Birde eczacı hanım yetişkinmi kullanacak deyince ben kullanacam dedim bana acayip,acayip bakmasından acayipte kıllanmış bulunuyorum.Tezğahamı geldik anlamadım,birde şurup vardı bebeklere verilenlerden toz oluyor,sulandırıp her içişte sallanacakmış.