20 Ocak 2008 Pazar

BU GÜN MESAYİ BİTİMİ,SONRASINA BAKIN NELER OLDU.

Hafta sonu mesayiye kaldık,tapuda mart ayına kadar çalışacağız.Muhteşem abide abi kursa gelecekmisin dedi bende dedimki öyle bir ters yerdeki araba gitmez oraya.Dedi seni almaya geliyorum,siz aldınızda almamı dedik.Mesayi bitimine yakın telefon çaldı,aşagıda kapıdayım.Hemen arabaya atladığımız gibi,arıcılık kursuna gittik.
Yoldada Oktayla ve kaptan nerede buluşacaz telefonla yönlendiriyoruz,Yenidoğan belediyesi önüne gelin.Biz doktorumla beklerken,Bahtiyar abi geçti,telefon ettim gidecegin yeri biliyormusun yok,beni Gebze'de biliyor,dedim durduğun kavşaktan sola dön 100 metre ilerde kurs var.::)))Derken Oktay ve kaptan Tuncay Erdem kardeşler geldi,birde süpriz var.Belediye binasını bulamayıp başka yerlere gitmişler,yol kenarındada bir adam duruyormuş şuna soralım diyorlar,adamda oğlum nereye gidiyorsunuz bu saatte diyor.Anaaa odane beee dayıları karşılarında.Böyle bir tesadüf hayretya.Dayıları getirdi artık belediye önüne bizde bekliyorduk güzel bir anı olarak resimledim,dayı ve yigenlerini,doktorumda dahil.
Dayının en son bana sen kimsin demesi ilginçti,heralde gazeteci filan sandı.Ben bunların hocasıyım diyince herkes kahkahayı bastı.
Ertuğrul bu resimle yırttın yoksa sitenize sayaç falan yoktu.Sana makinayı verdik çek diye süs olsun diyemi almıştın eline resimler neredeeeeee. Bahtiyar abinin oğlu Ertuğrula vermiştim çekim yap diye her şeyin filmini çekmiş.
Kerim hoca çok saf kalpli biri arıcılığa başlamış yada başlayacak olanlara bir şeyler vermek için çabalayıp duruyor,Allah mufakkat etsin.Okyat'ların kek teslimatı ve aynı yerlerimizin yaralanması ilginç espirilere neden oldu, resimleri daha sonra atayım,şimdilik yeter.

19 Ocak 2008 Cumartesi

YENİ BOLG KURAN ARKADAŞLARA BAZI AÇIKLAMALAR

Bazı arıkadaşlarımız yeni blog kurdular veya kurduk.Bakın yazacaklarım bazısının işine gelmeyebilir ::))
Şimdi bu yeni siteciler diyeyim,daha yürümeden koşmaya çalışıyorlar.Efendim arka pilana nasıl resim koyacam,daha ben nasıl konacağını bilmiyorum,ben sana nasıl cevap verebilirimki.Yan tarafa resim koyup nasıl linkli yapabilirim,linkleri tek tek degilde nasıl hepsini kopyalayıp bir seferde oraya aktarabilirim.Ben yan taraf resim koyuyorum ama başkalarının ki gibi güzel olmuyor.Blogunuz süslü olsa ne olacakki.İcraat olmadıktan sonra,kim hergün aynı habere defalarca bakmak ister,bir düşünün.Haber yoksa süs ne yapsınki?

Benim sitem Halil'inki gibi olsun. Olmaz efendim,malisef bir tane Halil Bilen var.Siten onunkinden daha güzel olsa izlenmeyeceksin çünkü.Neden Halil izleniyor ortaya bir şeyler koyuyor araştırıyor ve paylaşıyor.Ben yaptıklarımı paylaştıgımdan bu kadar izleniyorum.Siz yüzlerce arısı olup sitesi de var ama hiç icraatı olmayanları izleniyormu sanıyorsunuz,yüzlerce arısı olanın bir gittigi haberi var,gerisi tamemen entrikalarla dolu.Hiçmi bu adam arılara bakmadı,hani hasat nerede.Biz gezerken bile insanlara faydalı şeyleri aktarmaya çalışıyoruz.

Bakın en son Murat Çakır ,Adem Erdem'in arılığına gitmişti,gezmek için,geziden geriye kalanlara bir bakın,arı kaçıran hep duyarız ama Murat sayesinde gördük ve çok basitmiş.Katlanan çıta ne kadar basit değilmi evinize kadar nasılsa servis yapıldı.Polen tuzagı vardı degişik bir sistem,mum eritme tezgahı oda çok basit,ama bunlar yatarken gelmedi karşınıza.Yeni sitecilerde böyle yenilikleri bulup herkese sunmak görevleridir,site süslemek degil.

Akşamları herkesin işi oluyor,ben blokları tarıyorum,bir taraftan forumda bildigim bir konu varsa yazmaya çalışıyorum,bilmediğim konuya zaten hiç bulaşmam.Ama illede yazıyım dersem çok şey yazabilirim anlamadığım konuya bile.Bu lik silinme olayından sonra güncellemeler zaten arttı,bende haftada 2-3 güncelleme yapıyordum bu her güne kadar düştü.Şimdi bunlarla uğraşırken biri sorarsa ben yan tarafa nasıl resim koyarım,arka pilanı nasıl degiştiririm,yok efendim sitem çok boş kaldı,benimki çokmu dolu.Bir taraftanda bir yerlerden sorunu olanlar sorusunu soruyor,meiller geliyor,MSN yi aç bir sürü soru derdi olan sorsun,sormalı.Ya ben yapamadım şifreyi vereyim yap.Olur efendim başka bir arzunuz varmıydı.Arzunuz az oldu arzularınız varmı::)))Aslında daha çok şey vardı ama şimdi aklıma gelmedi,az önce biri,slm nbr kanka dedi,dedim kimsin bilmiyorumki kim sildim msn den gitti.Birde böyleleri var,daha önce yazdım beni eklediysen deki ben filanım ve memleketim şurası de .adam ekliyor seni bekliyorsun kim acaba ama listede açık selam verip soruyorum kimsin diye oda bana soruyor kimsin diye ne tuaf degilmi.::)))

KOLAY ÇIKARTILIP BAŞKA KOVANA TAKILAN PİLAKA

Kayıt tuttugumuz için sabit numaralar hep sorun oluyordu.Bu aslında boş kapı numara pilakası.Şu an gebzede kapıların numaralandırılması vardı.Mutahite dedim bana boş teneke ayarla abi vereyim çok dedi dedim belediye büyükşehir yazanlardan istemiyorum.Bana kaç paraysa yazısız getir,sağ olsun 71 tane getirdi.
Aliminyum fırın boya yapılmış,içine çıkartma numara yapıştırıyorsun.Bunu kovanın önüne büyük başlı 4 tane cıvatayla takmayı düşünüyorum.Vida kafaları kanal vazifesi görecek,biri altta,ikisi yanda,birde üstüne düşünüyorum yoksa direk çıkartılabilir,üstteki vidayı söktügünüzde rahatça çıkacak ve diger kovana takacaksınız.

Bunlardan elimde o kadar çok varki,hepside kabartma numaralı ve bana zimmetli,en son sayımda 7000 tanenin üstündeydi.Onları kullanmam mümkün değil anlayacağınız çünkü devlet malı.

18 Ocak 2008 Cuma

SIGIRCIK ŞOV::)))

NOT.Aşagıdaki anaarı üretme haberine bir haller olmuştu yeniden tamir ettim.Birde ilk larva transferlerimizden bir filimi ekledim.Artık yazı ve resimlerde sıra numarası var istediği kadar arıza yapabilir.Son bir rutuş yaparken yazıdaki sıra numaraları silinek.

Sayın dokturm bak,hareket nasıl oluyor bir gör.Demek kuşlar acayip hareket çeker haa::)))

17 Ocak 2008 Perşembe

GÖZLEMLERİMİZ DEVAM EDİYOR

Kekleri paketlemeye başladım.
Bunlarda balkonda kiler,keki fazla buldular atıyorlar.
Atıklarını eziyorum,eziliyor,hayret.
Polen gelmeye devam ediyor bu gün 9 dereceydi öğlenleyin sıcaklık.
Yavruda var sanki devamlı havalandırma yapıyorlar kapıda.
Ama içlerini krıştıramıyorum,her seferinde saldırıyorlar.
Kışın her akşam sığırcık kuşları acayip hareketler çekiyor.
Nefis hareketlerle uçuyorlar,bir çok filim çektim ama kamera olsa süper olacak.

Binlerce sığırcık kuşu,hiçte çarpışmadan uçup,öyle dönüşler yapıyorlarki.

SATMAYA ANAARI YETİŞTİREMİYORUM

Resimde Bahtiyar abiyi görüyorsunuz.Geçenlerde kafes yapıyorum sanada lazımmı dedi,bende olmazmı geçen sene dünya anaarı sattık,kafes bulamdık dedim.Ayrıca her arıcıyada mutlaka kafes lazım ve her arılıkta mutlaka bir kaçtane olmalı.Kendisine teşekür ediyorum,şimdilik bir yüz tane yapmış ama bu bizim dişimizin kovuğuna yetmez be Bahtiyar abi,insan bir kaç bin tane yapmazmı,bak millet sağda solda gezerken yüzlerce üretiyor,ben başında binlerce üretirim heralde,yaptınmı bir iyilik tam yap.::))))
Akşamleyin Murat Çakır MSN'de diyorki abi anaarı işine girmişin.Benim jeton düştü,dedim bu Bahtiyar abinin siteye bakıyor,evet girdik abi diye yazdım.Sonrada dedimki geçen sene o kadar anaarı ürettim kaç tane sattım biliyormusun yok dedi.Çok ilginçtir geçen sene bir tane anaarı sattım,onuda Tuncay kaptana.Tuncay geçen sene anaarı boyamaya başlamıştı iş kazaları sonucu anaarı zayiyatı olur zaten,abisi Oktay'da yanıma gelmişti Ali abide anaarı varsa bir tane versin ama parasız olacaksa istemiyorum,bende anaarıyı satmak zorunda kalmıştım.Ayriyeten sattığım anaarı arabada sıcakta kalıp ölmüştü,sonradan öğrendigime göre oda boya kurbanı olmadıysa tabi::)).Anlayacagınız müthiş anaarı pazarım var yani.
NOT.Kestane ballarımda duruyor büyük bölümü elimde.Araştırıyorum çoğu kişidede aynı sorun var.Yurdun neresinde olursanız olun,kargoyla en geç iki günde elinize geçiyor.İhtiyacı olana bir kilo iki kilo,ne kadar isterseniz ,kilosu 25 den göndereyim.

16 Ocak 2008 Çarşamba

KEK YAPMAK


Balınız varsa kilosu işçilik dahil 2 YTL'ye mal oluyor,Mustafa abiye giderseniz Sultanbeyli'de.Başka yerlerde nasıl bilmiyorum.Birde yakında Furuktözden yapacakmış,onun kilosuda 2,5 olur diye hesaplar yapıp duruyordu,ilgilenlere buradan duyuyorum.Kek nasıl yapılır diyenler çok bu sıra,bal ve pudra şekeri yeterli.Birde kazanda karılınca kıvamıda iyi ayarlanıyor,elde yapılanların arıların üzerine akma durumları var.Ben bu kekin çıtalara gelecek yerini tamamen açarak veriyorum,yani çıtaya basan yerlerde hiç poşet yok.Kendi yaptıklarını bu şekilde verirseniz kek kovan içindeki ısdan eriyip akıyor.

14 Ocak 2008 Pazartesi

ARICILAR BİRBİRİNİ ZİYARETTE NE KADAR YEMEKLER ÖN PİLANA ÇIKSADA ACAYİP BİR KÜLTÜR AKTARIMI OLUYOR.

12 Ocak 2008 ilk arılık ziyaretçileri geldiler.Fazla yedirmedikki işte uyuklamasınlar diye bu sırrıda sizinle paylaştım gitti. Gözünüze çöpmü battı derler bizim oralarda,sabahın köründe gelmişler.
Birde gittigimiz mekanlara bir fotocu gerekli,garsonlara tarif etmekten gına geldi yada pozlu makina alacam,olmooru böyle.
Sabah kavaltısında sucuk yeme cezası olarak arılara verilecek keklerin 5 kat aşağıya taşınmasına geçildi,ben sadece dikkatli taşıyın kekleri kırmayın,duvarlarıda çizmeyin diye onlara merdivenlerde refakat ettim.
Hadi Kadıoğlu sallanma daha çok iş var,sanamı kaldı Doktora uyup Gebze'ye gelmek.
Pelitli köyüne vardık ilk iş hurma ağacını sordu,dedim bu tarafta sonra zor indirdik,doktorumuzu.
Derken arılıga vardık,Kadıoğlu abi kayıp yok dedi benden önce arıların yanına gitmişti.Ben hemen kutulara yöneldim.Birinde uçuş vardı.Digerinde hareket yok,hemen ilk yardımcı işe başladı,fakat yanındakiler abi gitmiş dediler.Bendededimki bu arılar daha canlı,gramda balları yok,15 gün önce motordan düştügümde kek götürüp verememiştim.Tek ellede kutuyu acmaya cesaret edemedim çünkü saldırgan bir arıydı,az daha ayvayı yiyorlarmış.Hala tehlikeleri geçik degil,kestane balı vardı hazırda,şerbeti ondan yaptım çok aşırı kokuyordu,ertesi gün yağmalanmadıysa,yırttı.İlk yardım şimdilik bir arı ailesinin hayatını kurtardı be.
Musluklarda arı ölüleri görülmeye başladı,bahar yaklaştıkça bu ölümler artacak.
Çıraklar fena degil fazlada yüz vermeye gerek yok şımarmasınlar.Ben çalışırken onlarda yardım ettiler.Kadıoğlu ben kapacaklarımı kaptım deyip duruyordu neler kaptı sordum söylemedi.Biz arıcılar bir araya geldigimizde yemek bölümünü mağazine taşısakta,mütiş bir kültür aktarımı yapıyoruz.
Çalışma sırasında her kovana bir kilo üzeri kek verildi,bu sene biraz erken verdim ama içim rahatladı.Kek verilirken arılara yeniden sıkıştırma uyguladık,fazlalık arının sarmadıgı çıtaları arının olduğu bölümden çıkardık.
Arıların uçması güzeldi,sesleri insana huzur veriyor be.
Saat 12 de işe başladık,yaklaşık üçte işler bitti.Doktorumda artık bende 50 kovana bakarım demeye başladı hayırlısı bakalım.Yaklaşık 60 kovana bakım yapıldı.
Dönüş yolunu balçık köyü üzerinden yaptık birde orada kebap yedik,muhabbet süperdi.Şİmdi birde yukardaki resme bakıp karar verin bakayım.Hiç aç kalmış biri gözüküyormu tabloda.
Ve ayrılık hayırlı yolculuklar,beni evime bırakıp gittiler.Fakat daha taşınacak çok kek var,Muhteşem abim daha sucukta bitmedi haberin olsun yani.