16 Şubat 2008 Cumartesi

2007 EYLÜL AYI OĞUL ANILARI

Oğul yakalamak isteyen olursa ,ücretsiz tecrübelerimizi aktarırız.Sonra ben niye oğul yakalamayamıyorum diye hayıflanmayın,oğulcunun kıralı burada.
Ruşeti koymamızla birlikte oğulların gelmesi bir oldu.Bu işin incelikleri var tabi öyle ulu ortada anlatılmaz.Müracatlarınızı bekliyorum.Not.Oğulcu
Eylülde yanımıza Denizli'den gelen arılar vardı yaklaşık 400 kovan.Bir iki üç derken eylül ayında 6 oğul çıktıydı.Dördünü ben buldum,ikisinide asistanım Ehmet efendi.Bazen geç gidiyordum,dedim göremediğimiz filan olursa ruşete girsin,içinede iki çıta petek koydum eskilerden,ruşetleri çam ağacına bağladım.hep göz atıyorum arasıra bir gün uzaktan bir baktım,aha girmiş arılar girip çıkıyor.Hemen ruşetin önüne gittim birde bana saldırmazmı.Ben sarıcaları davet etmemiştim ve bu yüzden evden attım onlşarı.::(((Hemde iki ruşete birden gelmiti sarıcalar ötekinde daha çok vardı ama benim filimlemek sonradan aklıma geldi.

15 Şubat 2008 Cuma

KIŞIN ARILARIN ÖLÜM NEDENLERİ

Son günlerin en sevilmeyen haberleri arı ölümleri.Ben kimin olursa olsun arı ölümünü duydum mu üzülürüm.Belki şu an itibariyle bu yazı işinize yaramayacak.Yazacak olduklarım son bahar girmeden yapılmalıydı.Beyaz kovanda konu işleniyor,Murat Akın abi güzel açıklamalarda bulunmuş.Orada tekrar yazıp konuyu dağıtmak istemedim.Ben bu sene degişik arıcılar tanıdım,gerçi bir iki saat görüştük ama çok bilgiler edindiklerim oldu.Bunlardan biri Ordu’lu yüceldi.Ordulu arıcıların bilgisi bana göre ülkemizde bir numara.Yücel yazın bana dedi ki arı dışarıda kar olsa bile avuç içi kadar içerde sürekli yavru yapar.Şimdi buradan yola çıkarak arı ölümlerine çözümlerimi deriz,arıların ölme nedenlerimi deriz benim tespitlerimi aktarayım.

Şimdi arılarımızı daraltmadık,olacaklara bir göz atalım.Koskoca kovanda iki çıta arımız var ve 10 çıtasıda ballı.Bu balların bu arıya zarardan başka faydası yoktur.Bu arıyı en fazla üç çıtada tutmalıyız.Neden üç çıta aşağıda not düşeceğim.Şimdi bu güçteki arıyı 10 çıtada bıraktık,arı içersini bir türlü ısıtamayacak.Isıtamadığı için yavru üretimini otomatik olarak durduracak.Arı içersini ısıtmak için tırmalamaya başlayacak,habire bal yiyecek bulundukları çıtalarda bal bitti,diğer çıtalara yönelecekler,ısı az olduğu için diğer çıtalardaki balların sırını açamazlar bana göre.Ve kaçınılmaz son bal var polen var arı açlıktan öldü.Asıl sorun burada yeterli ısı olmamasıydı.Isı olamayıp tüm faliyetler bittiği için kovanda nineler ve dedeler kaldı,nine ve dedelerinde ömrü kısa olur.Bir gün gittiginizde selayı siz verirsiniz.Koloni içindeki nufus kademe zinciri bozuldumu tamiri bana göre yok.Arı sütü salgılayacak arıya ihtiyacınız varsa bunu genç arılar yapar.Kovanda yavru üretimi durdumu zincir kopar.


Şimdide kovanı daraltık.Gene on çıtası ballı iki çıta arıyı daraltık,üç çıtada bıraktık.Burada daralma işleminide anlatayım çoğu kişi bölme tahtasını koyuyor dartlık zannediyor.Daraltmada bölme tahtasının etrafından hava giriş ve çıkışı önlenmeli.Benim uyguladıgım yönten var bölmeyi çuvalla yapıyorum.Benim imkanlarım kısıtlı bölme tahtam yok,olsa bunları saklayacak bir arılığım yok.Arıcıların yanıldıkları noktalardan biri bana göre bu,bölmeyi koy gerisi tamam sanıyorlar.Kış geldimi pencereleri sıkı sıkı kapatıyorsunuz bu yetiyor mu yetmiyor yarık ve çatlaklara sünger yapıştırıyoruz bunuda aynı düşünün.Konumuza dönersek.Kovan güzel bir şekilde daraltıldı,arı bu alanı çok rahat bir şekilde ısıtır.Isı olunca içerde az az yavru yapar.Bu yavrular içerdeki arı ailesindeki nufusu devamlı dengede tutar,yani evde anne var baba var çocuklar var,her kuşaktan nesil mevcut.Bu arının sönmesi imkansız sadece aç bırakmayıp ara sıra bunu kontrol edip yedekte bal varsa çıta bal verecegiz içerdeki arıların balını azalttığı çıtayıda ellerinden alacagız.Elimizde balımız yoksa arılarımıza kek vermeliyiz.Ama bu arı hep üç çıta kalacak bahara kadar.Bu anlattıklarımı ben uyğuluyorum son üç yıldır arı kaybım yok.Şu saatten sonrada olursa benim ihmalimden olur oda aç bıraktığım içindir.


Diğer önemli konulardan biriside son bahar beslemesi,arıyı sıkıştırmadıktan sonra aylarca besle sonuç sıfırdır.Bence en önemli konu sıcaklık bunu sağlayanda sıkıştırmadır.

Bir başka konu Varroa mücadelesi,bu varroa bana hiçbir zaman zarar veremedi diyebilirim.Vermiştir ama kovanımı söndürmedi.Zaten arıcılığı bilirseniz ve arılarınızla ilgilenirseniz,bu varroa mücadelesini atlamanız imkansız.

Bir başka konu kovan ağızlarının daraltılması ben genelde kışın 2-3 cm civarında tutarım.Burada şunuda belirtelim burası Gebze İstanbul iklimiyle aynı ,ama daraltma ve kışlatma ülkemizde bazı bölgelerde kovanlar içeri alınıyor,aylarca arı salkımda kalıyor.

Bir başka konu havalandırma ve rutubet,bana göre bu bölgede bu sorun olmaz arı fazla salkımda kalmıyor.

Sıkıştırmanın önemini sıkıştırma zamanı ben filimleyip,yayınladım.Demekki arısı sönenler dikkate almadılar.Filim aşağıdaki linkte.Ben bunları yazarken atmıyorum.Önünüzde bir model var.Bu modelde doğru ve yanlışlarımı sizlerle hep paylaşmışım.Benim yöntemim bana göre başarılıdır.Üç yıldır kayıpsız bahara çıkıyorum.Örnek aldığınız kişilerin uyğulamalarına bakın.Benim arım ölürse bunu saklamam,zaten gelip gidende görüyor devamlı ziyaretçilerim oluyor.Bu bahar dahada çok olacak sanırım.Resimleri bile saysanız kaç arı olduğu anlaşılacak.

http://karakovanari.blogspot.com/2007/09/kovanlarin-sikitirilmasi.html


NOT.Yukarda bir yerde açıklama yapacağım demiştim.Murat Çakır arıcılıkla ilgili tüm kitapları haberleri okur.En son okuduğu kitaptan yapılan araştırmalara göre arılar doğal ortamlarda devamlı üç petek örermiş.Dıştakiler hem kalkan hem polen ve yiyecek deposu,ortadakide yavru üretmek için kuluçkalık.Bunuda kafanıza not ederseniz bana göre iyi olur.Yani anaarı eşleştirme kutularıda en az üç çıtalı olmalıymış.

14 Şubat 2008 Perşembe

14 ŞUBAT 2008

14 Şubat sabahı çektiğim iki resim burada ancak bu kadar kar var.Öğlene kadar kar yağmasına rağmen kar kalmadı.

Bu resimler iki gün öncesinin. Kış günü iki çıta yavru vardı kutuda.
İçerde tam gelişemeyen yavrulardan biri sökülüp dışarı bırakılmış.Aslında gelişimide aşağı yukarı bitik ama.
Kanatlarıda var varroadanmı kaynaklandı anlamadım,yada geçenlerde içini açmıştım kutunun o zaman üşüttük.Sonuçta bu yavru ölmüş kapat gitsin dosyayı soruşturmaya gerek yok dimi::))))
Öğlen yemeğinde eve gittim,balkona bir bakayım ne var ne yok diye.Kar yağıyor,bir baktım dışardan bir arı uçarak geldi girdi kutuya.Manyakmı ne bu havada nereye gidip geldi anlamadım.Biraz bekledim başka ne giden var nede gelen.

ANAARI ÜRETİMİNDEN BİR NOT


Bu notu kaç sefer yazayım dedim hep unuttum.Başımdan geçen iki hadise bu konunun önemini açıklamaya yetecek.Anaarı üretimine başladık geçen sene bir sürü hatalarımız oldu.Çünkü bu işleri bilen birisi şöyle yap demedi,daha önceden yapılan uygulamaları taklit ede ede bir şeyler yapmıştık.Asıl şimdi söylemek istediğim,tranferi yaptınız memeler kapandı.Bu kapalı memelerin nakil edilmemesi gerekiyor ,yani bir yere taşırsanız tüm kapalı analar meme içinde ölüyor.Birincisi şöyle oldu,bizim kadir başkana 15 memeye tranfer yaptım,memeler tuttu,Kadir bey benden gelip memeli kovanı alması gecikti,çıkmaya bir kaç gün kala geldi götürdü.Memeleri anasız kovanlara dağıtmış bir tane anaarı çıkmış digerleri hep ölmüş.Aynı olay bendede oldu.Şileye gitmeden bir kovanda anaarı üretimi var.Memeler kapandı,Şile'ye arıları götürdüm,memeleri ruşetlere dağıttım,hatta iki tanede asistana verdim hepsi ölü çıktı.Yani kapalı memelelere çok hassas davranılmalı ve silkelenmemeli birde taşınmamalı diye düşünüyorum.

Yazıyı yazdıktan sonra aklıma geldi.Kadir bey kapalı memeleri yaklaşık 25 km. taşıdı ben Şileye giderken 70 km. yolculuk yaptım.

NOT.Bugün 14 şubat 2008.Baba hesabına göre dün ocak çıktı bugün güccük denilen şubatın birindeyiz rumi takvime göre.Saat 12 civarı güzel kar yağışı var Gebze'de tutarmı bilmem artık.

12 Şubat 2008 Salı

ŞİLE 2007 HAZİRAN ÇEKİMLERİNDEN KALANLAR


Bu çiçeğin adını bilmiyorum.Arılar çok fazla ziyarek ediyor ve çok gözenekli bir çiçek.Bu çiçek üzerinde birde beyaz renk örümcek oluyor.Tamamen çiçeğin üzerinde kamufule olup bekliyor.Arı gelip nektar almaya başladığında beyaz renkli örümcek birden arıya saldırıp bırakıyor.Arı anında fel oluyor.Böyle bir çekim yaptım,arı nektar alıyordu bende çekiyordum örümcek saldırdı,bende çekime devam ediyorum.Bir ara ekran kapandı bir baktımki çekimde degilim kahroldum.En güzel filimlerden birini kaçırdım.Birde bu çiçeğe arı kondumu sanki hantallaşıyor,hareketleri yavaşlıyor nektarda zararlı bir şeymi var anlamadım.Sizde filimde izleyeceksiniz çok gözenekli bir çiçek,arı sanki dantel örüyor.

11 Şubat 2008 Pazartesi

AÇIKLAMA

Bundan sonra benim yazılarım beni bağlar,gerçi öncedende öyleydi,fakat birileri yazılarımdan rahatsız oldu.Bu rahatsızlıkları ortadan kaldırmak ve Anarto'ya zarar vermemek için.Anarto gurubunun hiçbir etkinlik ve faliyetlerinde bulunmuyacam.Benim gurup kurulurkende bir beklentim yoktu şimdide yok,ince hesapların hiçbir zaman içinde olmadım.Herkesin yolu açık olsun.Kimse benim göbeğimi kesmeye çalışmasın ben kendi göbeğimi kendim kestim.


Ali TÜRK.

10 Şubat 2008 Pazar

BU ÇİÇEGE BURADA PAMUKLEGEN DİYORLAR

Şile Kızılcaköyden kalma filimlerden.Bu çiçegin beyazıda var,sabahları arılar acayip polen topluyorlar.

GALİBA MACARİSTAN'LI BUNLARDA

http://mx.youtube.com/watch?v=VY5lQd0Zap8
Petek balın sırını makina otomatik olarak alıyor.Balları varillere dolduruyorlar,heralde ihracak yapan bir yer.Macar yazıyor .

http://mx.youtube.com/watch?v=7p15UYP8Fbc

Bu filimdede gene sırı elle degil makinada alıyorlar,birde bizde henüz kullanılmayan bir sürü çıtayı birden saga sola süzen bir süzüm aleti. Benim yutubideki filimleri izleyenler bana mesaj atıyorlar,isimlerini tıkladım bu filimler çıktı.Her şeyide anlamış degilim.

Not.Birde bu aletleri kullanacaksanız her malzemeleriniz standart ölçüde olmalı bence.