29 Şubat 2008 Cuma

ARISINI TAŞIYAMAYANLARA İLK YARDIM


Arayın gelsinler::))


http://www.airborne.co.nz/bksummary.html

AFİYET OLSUN DESEMMİ ?

Bu siteye bir bakayım resim falan varsa bir göz atayım diye .Ne güzel karakovan balı hemde tabagın içine.Link aşagıda var,bu tabakları kata göre yapmışlar.Yani ballığa tabak takıyorsunuz.
Sıfır tabaga arı petek örüp birde bal doldurup önünüze atıyor.
Güzel bir görüntü,fantazi yapacak olanlara.
Afiyet olsun,başka ne denirki.


Burası başka link.
Bunların ne yapmak istediklerini anlamadım.Anlayanlar bir not düşerse seviniriz işimize yarayan birşeyse süper olur.Link aşagıda enerji işleri var ama.??

27 Şubat 2008 Çarşamba

ARI KATLİYAMIMI YAPACAKSINIZ,AŞĞIDAKİLERİ UYGULAYIN

Bu sene bayağı arı kovanı söndü,bu kadar az oldu,ileriki yıllarda daha çok kovan söndürmek istiyorsanız bunları uygulayın.Hem kovanlarımız, sönsün hem de hastalıklar artsın.Bölgenize hiç uymayan ırklar bulun.Erzurum’a Muğla veya İtalyan arısı götürün.Bu arılar kışı bilmedikleri için yumurta atmaya devam edecek bir türlüde bahar gelmeyecek atılan yumurtadan çıkması beklenen yavrular çürüyerek bol miktarda hastalık oluşturmuş olacağız bahara çıkan arılarda bu hastalıktan nasiplensinler ki daha çok kırım yapabilelim.

Sıcak bölgelerimize de soğuk iklim ve yüksek rakım arısı olan Kafkas arısını götürün yazın sıcakta yatsın.Ağustos ayında da kışı beklemeye başlasın,kışı bekleyen arı tüm hazırlıklarını salkıma girmeye göre yaptığına göre yavruyu keser.Beklediği kışta bir türlü gelmez günden güne arı mevcudu düşer daha aralık ayı gelmeden de sizlere ömür olur.Sönen kovanlar her zaman tehlike arz eder.Yağmalanır kovanda hastalık falan varsa bu yağmayla sağlam kovanı da hasta etmiş oluruz.

Kovan söndürmelerinin bir başka ayağı da kalitesiz ve ne olduğu belli olmayan anaarılardır.Anaarı teşvikleri devam ettikçe vede üretilen anaarılar kontrol edilmedikçe bol,bol kovan söndüreceğiz.Daha önce yazmıştım geriye giderseniz yamyam arıcılar vardır,bunların ünvanları olur,sözde çok sayıda kovanları olur.Ama arıcı değillerdir sadece para için yapmayacakları hiçbir şey yoktur.O tür namussuzlardan anaarı alın,üretmedikleri halde ben ürettim çok vasıflı,bu ana kestanede 20 kilo garanti bal yapar saçmalıklarına inanın.

Yada yok kardeşim ben arılarımın ölmesini ve hastalanmasını istemiyorum,ayrıcada arılarınızdan her sene ürün alacam diyorsanız.Bölgenize alışık olan eko tip arılarınıza sahip çıkacaksınız.Anaarınızı kendi arılığınızdaki bölgenizin arısından kendiniz üretin.Herkese hayırlı bir sezon diliyorum.Bu yazdıklarım bir arıcı tavsiyesidir,ister alın ister almayım,siz bilirsiniz ben arıcıyım.

SON YAŞADIĞIMIZ VÜRÜS İÇİN NOD32 PROĞRAMINI İNDİRİN OLAY TAMAM.BİZRAZ BİLGİSAYARAI KASIYOR AMA OLSUN SORUN BİTTİ.İNDİR COM DA ÜCRETSİZ.

Bir kaç gün önce aşağı yukarı bir çok kişinin başına gelen mesene heklenmesinde bende nasiplenenlerdenim.Bu resim seninmi kampanyasına katılmıştım.MSN yi açtıgım an tüm sayfalar slayt gibi tek tek açılıp kapanıyor.Bazı arkadaşlarımız gelen resimleri açmalarına rağmen sorunsuz işi atlattılar.Bu sorunsuz atlatanlar kaspersky denilen bir koruma kullanıyorlar.Ben akşam proğramı indirdim bana bir etki etmedi.Birde bildigim NOD32 var öğlenleyin onu indirdim.Tekrar eski msn yi açtım sorunsuz birde deneme yaptım.Heralde işlem tamam.O esnada bir kardeşimde başka bir proğram verdi buda bilgisayardaki spyları yani vürüsleri temizliyormuş akşama onuda indirecem.Bu vürüs beni bayağı geliştirdi be.::)) Son gelen proğram ise spybot bakalım bu nasıl bir şey temizlesin pc yi.Şu an zaten 4 koruma oldu birde daha indirsek ne olurki?

26 Şubat 2008 Salı

BEN NE YAPABİLİRİMKİ?

Bazı arkadaşlarımız niye misafiri sokturdun diyor.Ben ne yapabilirim bakın resme.Kovanlardan kaç metre uzakta duruyor elindede maske.Maske ele takılmazki,Selahattin abinin kayınçosu olunca bende Ahmet abiyi arıcı sanmıştım ama,arı bile arıcı olmadıgını anladı gitti soktu.Şimdi suç kimde biz kovanın önünde oturuyoruz bir şey yok.Selahattin abimizden resimler gelmeye başladı güzel resimler var.Buda onlardan biri.

25 Şubat 2008 Pazartesi

SANKİ BAHAR GELDİ

Bu arada fondon şekerlerimiz geldi.Bakalım arılar sevecekmi.Ben ilk defa kullanacam.Bu sene balsız kaldık.Enver Sarıoğlu'nun yiğeni bugün Gebze'ye gelerek bırakıp gitti kendilerine teşekürler ediyorum.Bir postada furuktöz keki yaptırmayı düşünüyorum,onunda fiyatı fondon şekeri ayarında 2,5 ytl ye.
Bu gün öğlen yemekte on dakika kutuyu resimledim.Daha havada be.

Bir sürü polenli gelen vardı.Nerden bulurlarki?

Bazılarını yakaladım bazıları kaçtı içeri.

Bu polende bir acayip renk.

Degişik renkte polenler maşallah.

Sanki bahar geldi diyorum içimden,artık havalar ısınmaya başladı.

Selahattin abi cuma günü İstanbul'daydı Ben temel petekteyim istegin varmı diye telefon etti.Bende hemen dedimki onlar janter parçaları ital ettiler her paket yüzlük.Dedim paketlerdeki sayıyı düşürsünler.Artık isterseniz bir meme dahi alabileceksiniz,kaç tane isterseniz yani.Daha önce bu janter parçalarından almak isterseniz hepsinden yüzer tane veriyorlardı.Şimdi olay güzel iştersen 1-2-3-5 meme alabilirsiniz.Yada sadece istediğniz parçayı alcaksınız.
Genede oradan bana hediyeler getirdi.Ben gerçi fazla boya işim olmaz ama senenin rengi kırmızı çıkmayan kalem uni marka.İki larva transfer kalemi birde maske teşekürler diyorum kendilerine.


Not MSN adresim şu an itibariyle gümledi,heklendik.

24 Şubat 2008 Pazar

SÜPER BİR CUMARTESİ,DİYEYİMMİ ???

Abi sallanıp durma bak ayranı keserim.Ekmek arasısucugu kuru kuru yersin,hemen körüğü kap ve işe başlayalım.
Not:Bu resim arıcılıkta çektiğim en uzun zamanlı resimdir. Selahattin abiyle ilk tanıştıgımız gündü. Senaryo geregi arılarımıza kek getirmişti. Kek tabiki benim kendi kekim ve poşetleinmiş şekilde arılıga gelmişti. Resim çekecegimiz zaman Selahattin abi ben yazılı poşetlen resim çekinmem reklam olmasın, bir markayla lanse edilmemeyim dedi. Bizde yazısız ve reklemsız poşet temin edip resim çekene kadar en az 15 dakika geçmiştir. Ne güzel kimsenin reklamını yapmak istemiyor. Bu hadiseler olurken yanlızda degiliz bu olaya tanıklık edenlerden biriside İlhami Uyar abidir. Şu an geldiğimiz nokta ise hiç bir markayla kendisi yan yana gelmemektedir. Ayrıca hiç bir şeyin reklamını yapmamasınıda arıcıların taktirine bırakıyorum. Bu geldiğimiz nokta itibari ile bu notu düşmem gerekiyordu. 25/08/2009.

İşe başlamadan bir poz verdik,bu pozun benzerini arıcılık albümüne büyük boy attım.
Herkes üstüne düşeni yaptı,Selahattin abinin kayınçosu hariç.Biz arılara maskesiz bakım yaptık,o elinde maskeyle geldi,birde arıların içine girmedi 5-6 metre ötede durdu hep::))).En sonunda arının biri gidip neden millet çalışıyor sen buradasın diye.Çaktı iğneyi,Ahmet abimizin tansiyon düştü,arılıktan apar topar çıktık iş bitimi tuzlu ayran bulmaya diye çıktık taa balçık köyünde ayranı içirip Gebze'ye yemege geçtik.
İşe başlamadan bir tur attık büyük şefin arı polen getiriyordu.
Biri içeri dalarken yakalandı.İş bitimi çok çekeriz diyorduk olmadı.
Bambus poleni toplamış,bizim açtıgımız yerlerde saga sola bulaşan keklerdende tatlı muhabbeti yapıyor.
Ne kadar güzel tüyleri var rengarenk.
İlhami abiyle çalışırken körük nasıl sıkılır anlatıyorum.Demekki Aydın'lı Yusuf abinin videosunu izlememiş.İlk etapta izletecem.Gersi nasıl körük sıkılacağını Selahattin abi bir anlattı,bir daha unutmaz artıK.Selahattin abi İlhami abinin sırtını sıvazlayarak nasılsın ilhami abi dedi.Körüğüde arıya böyle okşayarak sıkacaksın dedi,birde silkeleyerek nasılsın yaptı,böyle yaparsan arı tepene çıkar körükçü görevini yanlış yapmış olurmuş::))
En son kek vermem 3 şubattı.Aradan 20 gün geçti ve ben üzülüyordum geç kaldım,arıların bazıları gümledi diye.Çok şükür bazıları kekleri daha yeni bitirmiş bazıları bitirememişti.Birde Murat Çakır'ın üç kovan arısı var,onlar keki gene yarısını alamamışlar,bu benim için iyi bir gözlem oldu.Benim kovanlarımda kapak saçı yok,onun için kapagın altına naylon koyuyordum.Murat'ın kapakları şaçlı ve naylon koymadım,fakat rutubeti tutacak naylon olmadıgından kek içerde hep kurumuş.Hep diyorum bu bölgede rutubetin arıya zararı yok bence.Çünkü arı salkımda kalmıyor,üç beş gün belki salkımda kalır.Uçarkende zaten havalandırma devamlı yapar ve rutubette kalmaz.Dün Murat'ın arılarınada naylon koydum kapak altına.Kekleri tam alabilsinler,içerde rutubet oldumu kek yumuşuyor yoksa kek kuruyor.
Yerde kar varken uçuşa çıkan arıların hali.Karın üstüne konan veya düşen ölür bir daha oradan kalkamaz.Ben gittigimde bu kadar kar kalmıştı bir iki gün önce gidilseydi daha çok bu tür resim olurdu.
Körükçü süperrr.Gerçi biraz pahalıya çalışıyor olsun işini yapsında,gerisi kolay.
En hasta oldugum resimler,bayılırım hasta olmaktan bunlara.
İşler bitti biraz mola,bu arada Selahattin abimiz dünya resim aldı.Ben onun kadar resim alamadım.Kovanlar bitti sırada iki tane kutu kaldı.Bendeki zevk anlatılamaz.Tüm kovanlara kek vermişim ve hiç kaybım yok,bu mutluluk bir başka.
Kutulara geçtik,bu Muhteşem abimin öldü dedigi kutu,aşagıdaki resim bu resmin sol üst köşesi.Kutuda fazla bir arı yok ama artık açlık sorunuda kalmamış,anaarı yumurta atacak ancak sol üst köşeyi bulabilmiş.
Kutularda çok az arı vardı ve hala yaşıyrlar.Sonra asistanın kutya açtım,bir baktım üç beş arı var,yumurta var larva var kapalı yavru var arı ve anaarı yok.Dedim bu bitmiş kek vermeyede gerek yok.Kapattım artık gidecegiz Ahmet abi yerden kalkamıyor tansiyon iyice düştü.Son kez bir sıralara göz atıyorum bir eksiklik varmı diye.
Bir baktım dedimki kapagı iyi kapatamamışım oradanda arılar dışarı çıkmiş diyordum.Gittim kapak güzel kapanmış sorun yok.Boyalı olan yeri bir parmaklarımla araladım anaarı var haydaaa.Hatta polenle gelen biride anaarının peşine takılmış.Demekki şubattada oğul oluyor.
Hemen asistanın kutuyu yeniden açtım,kapalı yavru,yumurta ve larvalı çıtayı alıp şubat oğulunu kendi çıtasına sardırıp kutuya geri verdim ve tekrardan kek verdim.Doğal olmayan malzemelerde sürekli bu tür sorunlar çıkıyor.
Balkondada bir kutum var ama o tamamen ağaç ve hiç sorun çıkarmıyor.Geçen sene bir çok eşleşmiş anaarı bu kutuları terk etti.Böyle giderse kutunun içlerini kaplama kaplayacam,her şeyin doğalı bir başka.Artık tüm işlemler tamam doğru ayran aramaya çıkıyoruz arılıktan.
Gebze'deyiz ve açız herkes yemegi hak etti,etmeyende zaten cezasını çekti::))
Ne acıkmışız be götürüyoruz.
Artık doymaya başladık fakat tatlı nasıl yenir bilmiyoruz,birinin uygulaması gerekiyor.
Erzurum cağ kebabı üstüne kaymaklı kadayıf dolması ve cevizli incir tatlısı yenirmiş.Resimde abimiz uyguladı ,bende kendisini takip ederek uyguladım güzel oluyor.
Demirci İlhami abinin yerideyiz.Daha önce buradan haber yapmıştık.Murat Çakır'ın sajları burada biçtirmiştik.Bu esnada saj fiyatı düşmüş kilosu 700 olmuş.Bir tabakadan 7 kovan kapagı çıkıyor.Yarım kilo gelse 350 kuruşa.Paslanmaz saç.Bu sene inşallah kapak işini yapacam.Kapaklarım hep saçsız.
Demirci İlhami abide arıcılığa merak sarmış,fakat yardım eden yokmuş.Selahattin abiye bir soru sordu arılara bakarken sana yardım eden varmı diye.?Selahattin abinin cevap acayip oldu be.Meger yenge arıcıymış,Selahattin abide yengenin yardımcısı,Demirci abi acayip oldu,oturdugu yerde bir doğruldu yapma be dedi::))) Nerde bizde öyle yengeler ah demirci abi yaramı deşme otur yerinde.
NOT:
Bu resim çekilirkende masada duran su damacanası reklam olmasın diye kaldırılıp resim çekindik. Keşke insanlar agzından çıkanları hayatlarında uygulayabilselerdi. Şimdilerde bana sorular geliyor birileri sanki ilaç firmalarının genel müdürü gibi davranıyor neden diye, bana bu soruların sorulmaması lazım. O işlere alet olanlara sorulacak bu sorular.25/08/2009.
İlhami abideyiz,baştaki Selahattin abi ilhami abi ve sondakide Selahattin abinin kayınçosu Ahmet abimiz.Tipi hala düzelmedi bir arı soktu şaftı kaydı be.::))
İlhami abinin evdeyiz.Çay ve ıhlamur içiliyor yenğe yemek sordu kimseden tık çıkmadı,yemekten sonra ille eve gidecegiz diye İlhami abi herkesi rehin aldı diyebilirim.
Adam hasta olmasın işte,gerçi bendede var.Üzüldük bir sürü polen evin içinde hapis ve arılar ulaşamıyor.Selahattin abiye dışarları az geldi evde makro çiçek resimleri çekiyor,belkide burayı südüdyo zannetti::))Artık akşam iyice yaklaştı İlhami abiden izin alıp kalkıyoruz,istikamet Kaynarca.
Markette kütük karakovanlara bakın,biraz daha geniş olsaymış süper olacakmıştı,öyle karar verdik.Bu market Selahattin abinin akrabalarının birinin kaynarca'da.
Yav ne işi var kütügün içinde pirinç ve bakliyatın.Ve ayrılıyoruz herkes evine THE END::)) miydi
Not.Selahattin Abiye ne kadar teşekür etsem azdır.Beni mahçup etti ben Zonguldak'ga gidecektim söz vermiştim bir türlü gidemedim o geldi.Ama inşallah bende kendisini ziyaret edecegim.
Bu esnada benim için kötü haber ise.Yer yaklaşık bir hafta önce satıldı hacı amcam kaporayı aldı.Anlayacagınız zaten zor şartlar altında arıcılık yapıyordum dahada zor olacak bundan sonrası.

Şubatta oğul oluyor işte seyredin.
Biz kutuyu terk eden arıları kendi çıtasına sardırırken bir bambus arısıda yiyecek peşindeydi.Selahattin abide bunu anaarı sanmayın diye espiri yapıyordu.Ben bambusu selekte etmişim::)) Dün akşam belki on seferde yükleyemedim bu filmi.

22 Şubat 2008 Cuma

SIRADIŞI BİR GÜN OLDU,HAVA SÜPER ARILARIMIZDADA SORUN YOK

Gel abi aradığın yer burası,kekleri bırak körük şuralarda olacak hemen işe koyul bakalım.::))
Selahattin abimiz iki üç günlüğüne İstanbul'a gelmiş,cumartesi gününüde bana ayırmış.Kendisine ne kadar teşekür etsem azdır beni çok sevindirdi.Degişik bir kişilik acayip bir kültür birikimi olan birisi.Sabahlesin ekibe İlhami abide katıldı,akşama kadar birlikteydik.Akşam kaynarcaya bırakıp geldik.
Bu akşam evimde misafir var ancak bu kadar,yarına çok detay var,hatta şubatta oğul çıktı,her şeyde beni buluyor Allahtan hayırlısı.
NOT:Zonguldak'tan iyi bir körükçü buldum,yarım ekmek arası sucuk ve bir ayrana iş başı yapıyor.

Bu filimde arıları soğukta açmayın diyenlere cevap için çektim.Eğer arımızdayiyecek sorunu varsa yerde bir metre karda olsa açın ve keki verin kovanı kapatın.Filimde örtünün açılıp kapanması arasınada geçen süre 20 saniye.20 saniyede arıya bir şey olmaz.Daha önceden bildiğimiz olaylar var bazılarının kovanları sehpalardan yere düşüyor içine kar ve su giriyor,arıcı gittiğinde hala bu arının yaşadığını görmüştür.Arı kovanının kaç gün açık kaldığı belli değil.

21 Şubat 2008 Perşembe

NE KADARDA ZOR OLSA ARICILIĞIMIZ GELİŞİYOR,TAKOZLAR OLSADA.

http://members.aol.com/queenb95/catalog.html#anchor2391365

Bu sayfada anaarıların ırklara göre sanki perpormansları anlatılıyor gibi.Neden bizimkiler böyle çalışma yapıp bir yerlerde yayınlamazki beni böyle anlamadıgım yazılara mal mal baktırıyorlar anlamadım gitti.Gerçi bizim bilim adamlarının yazdıklarınıda gördüm bazı yerlerde kendilerinden bir şey eklemek yok.Kitabın arkasında bir sayfa şundan şundan istifade veya faydalandım diye çeviri yaptıkları yabancı bilim adamlarının isimleri ve eserleri yazar.Bizimkilerde yaptıkları çevirilerinden anladığım kadarıyla dört köşe oluyorlar,utanmadan bir sayfa yabancı isim eser adı yazdıklarına göre.


Bu resim aşagıdaki linkin son resmi.Burada benim anladığım kadarıyla seleksiyon yapılıyor istenilen ırk veya istenilen bir hat oluşturuyorlar.Grafikler basit gibi geliyor ama okuduğum yazıların bu işin zorlugunu anlatıyordu.İki senne önce bayağı iştahlı bir şekilde suni döllemeye meraklandım.İlk etapta her şey çok basit geliyordu,bunu ilk yapanlar 1930 lu yıllarda yaptıklarına göre bende şimdi kendi imkanlarımla yaparım diyordum.Bu konuda bazı bilgileri okumaya başladım iş iyice karıştı ve bir ekip işi oldugu orataya çıktı.bu çalımalarda bir genetikçeye ihtiyaç var.Sperm almak için bile yetiştirilen erkek arılar başlı başına bir takvim istiyor.Bazı imkansızlıklar ve zorluklar birde bu işi kafamda bitirdi.Birde bildigim bir ünüversitede süni döllemeyi başaramamış olmaları işin zorlugunu daha iyi açıklıyor ama.? Ben o ünüversitede olsaydım üstesinden gelirdim,ünüversitede suni döllemeyi yapan kişiyle konuştum,zaten adamda bir heves bir istek göremedim,tuttugunu koparacak biri degildi bana göre.Böylemi olmalı başarısız olmak insanı kahretmesi lazım.Başkaları yapıyorsa oda yapmalıydı.Ama bakıyorsun yenilgiyi kabul etmiş gibi hali vardı.Sonuca gelecek olursak ben veya benim gibiler doğal ayıklama yapmalı,kötüleri yok edip,iyileri çogaltmaya devam etmeliyiz.


NOT.İnsan genede merak ediyor neler yapmışlar diye.Şu anda seleksiyonla ilgili sayfayı 4 arkadaşımız çeviri yapıyorlar.Basit bir işde olabilir,umut fakirin ekmeğiymiş,neden olmasınki.?

Bu sitede o kadar birbirine geçiş varki.Bir giriyorum girdigim site başka bilgi olan yer başka.aşagıdaki linkteki yerlerle bu linkler aynımı anlamadım gitti.Ben alttaki linkten bu sayfalara ulaştım.

20 Şubat 2008 Çarşamba

İLGİNÇ FİLİMLER VE RESİMLER

http://www.beebehavior.com//infrared_camera_pictures.php

Neler yazdığını merak eden varsa linkten o sayfaya ulaşabilirsiniz.


Yerler karlı,bunlar bir halt yapıyorlar ama anlamış degilim.

Bir sürü sayaç ve kovan içine giden kablolar.Pek bir şey anlamadım belki bizim Mehmet Nevşehir anlar baksın bakalım.

Bu resimde işçi arı yumurtayı alıyor ne işine yarayacaksa.Gerçi dün akşam bu resimi çözmeye çalışıyordı.Gerekli bilgiye ulaşırsa arkadaşlarımız altına not düşecem.Resimler ve filimler en altta linkini verdiğim sitede.










http://mkat.iwf.de/mms/metafiles/02000013350220000000_lo.asx


Bu filimde arılar nasıl boyanır ilgililere gösteriyorlar.Birde bir ara arılar kovanına dönerdi dönmezdi tartışmaları vardı.Böldügünüz arıları böyle boyayın sonra tartışırsınız::)) Aslında bir ara denk gelmiştim,o zamanlar resmi kopyalamak aklıma gelmemişti belkide kopyalamayı bilmiyorumdur.İşçi arıların boyandığı bir site vardı.Benim o resimlerden anladıgın dışarı suya kaç günlükken gider,nektara kaç günlükken gider,polene ne zaman gider öyle bir araştırmaydı.Arılar günlük boyanıyor kaç günlükken ne işleri yaparlar? Şimdi o siteyi bulamıyorum.


http://mkat.iwf.de/mms/metafiles/02000097840220000000_lo.asx

Bu filimdede arıların hijyenikligi anlatılıyor,birde larva üzerindeki varroa arıya nasıl geçiyor bakın.Vinap veya medya playerden izleyebilirsiniz.

Filimleri bu siteden aldım,başka şeylerde var şu an İlhami abi ve Selahattin abiler çözmeye çalışıyorlar::)) dil biliyorlarya

http://www.beebehavior.com//bee_behavior.php

HAYRET POLEN GELİYOR

Burada kartonda bekleyen arıdada polen var.Gidip muslukta beklemiyor,şimdi uçucak ve içeride uçarak dalacak.Polenli gelenlere sinir oluyorum poz vermiyorlar::(((
Bu resmde güzel,havalandırma yapan arı var gelen ve karşılayan.Bu esnada hiç kek atan yok,bunuda belirteyim.
Bence günün fotosu buydu,havada polenli bir arı ve her taraf kar,heralde aktar veya ezaneden almadı poleni::))

Öğlen yemekte bakayım,her taraf kar ne yapıyorlar dedim biri lap daldı polenle dedim ne oluyor yanlışmı gördüm derken biri daha.Hemen makinayı çıkardım birini havada yakaladım.Resimleri akşama atarım.Kek konusunda iyice emin oldum.Keki yapıp veya yaptırıp arıya vermek bir bölümünün atılmasına neden oluyor.Şu an kutuda kek var bir zerre atan yok.Kek daha önceden yapılıp bekletilmeli sizde gözlemleyiniz.Öğlenleyi kutumuz gayet hareketliydi,filim ve resim aldım,acayipte havalandırma yapıyordular,yandınızmı be mubarekler.

19 Şubat 2008 Salı

KARDAN KADINI YOLCU ETTİM,DOĞUYA DOĞRU YOLU AÇIK OLSUN

Dün itibarıyla kar yağışı durdu.Akşam paydos ettim millet resim çekiniyor,ne oluyor orada diye çamlık parkına geçtim ana oda kim?kardan kadın,kürekle yolunu açıp doğuya saldım gitti be.
Selahattin Güney abimizden yeni resimler geldi dedimya,Gebze'de hayat felç diye.Oda demek isterki burada kar daha fazla,yemezler derim bende.
Buda karmı,kovanlar kaybolmuş ama o kadar kar elimizi sallasak diyesim geliyor.
Kovanlar kardan görünmüyor,maşallah .
Ama bizim kar sizin karı,döver.Bak burada araba kayboluyordu az daha.
Balkondaki kutunun haline bakın,burası dördücü kat ve balkon,aşağıdaki karı hesap edin artık.Burada bu kadar varsa balkona tutunamayıp aşagı düşenleri bir görsenizzzz?
Kardan kadın teyze seneye gene bekleriz fazla bekletme,gerçi geçte gelsen seni bekleyecegiz.

18 Şubat 2008 Pazartesi

KIŞ TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR

Öğlen eve yemege gittim,eve girecem benim ufaklık ananesinin evinin önüne gidiyormuş.Kar topu oynayacaklar.Biz çocukken kardan nefret ederdik aylarca kar olunca kıymeti olmuyor şimdiki gibi okul tatil edende yok.
Burası benim sokak,izlere bakılırsa ne gelen var ne giden.Gerçi sabahki izleri öğlene kadar yağan kar kapattı.Yağış etkili şekilde devam etmekte hava ılık.
Burası yazı caddesi,hayat felç olmuş durumda.
Gölcü önü meydanı ve otoparkı,arkada ise tarihi Çoban Mustafa Paşa camisi var.Benim balkondan devamlı görünen caminin tam kıble tarafından çekildi resim,yağış o kadar etkiliki cami zor görünüyor.
Burası Cumhuriyet meydanı,ve Meydanda Atatürk heykeli,bunun görüntü ilginç .
Burası belediyenin önü,trafik azda olsa devam ediyor.
Yemege Şefimle birlikte çıktık,o lokantaya ben eve.Şefim iki dakikada kardam adama dönüştü gülüyor,nede olsa karşısında basın var.
Yemek dönüşü kar kaç santimdi tartışması vardı.Bu taksi sabah gelip bizim ofisin önüne park etti,ve üzerinde sabah kar yoktu.Şimdi bana göre 15 cm kar var,kesinde öyledir zaten.
Şefim Kadir abi inat etti ölçecem diye,ölçtü 11 cm.kar var.Hava sabahtan beri yumuşak 4 cm.si kesin erimiştir.Anlayacağınız bu sabahtan öğleye kadar yağan kar 15.cm bence.
Bu resimdeki benim şemsiyem.Yamurlu havalarda yanımda gezdirir fakat açmam eskimesin diye.Karlı havalardada yanımda taşırım ama esince adamın suratına kar geliyor bu gün açmak zorunda kaldım.Eskiyecek yav.
Selahattin abinin kovanları kar altında kalırda,ya bizim balkondaki ne yapar,geri kalmaz o daha çok kar altı yapar.Giriş filan kapanmış.Dün bari deligi açayım dedim bir gıdım arı.
Deligi açtım iki tane arı ölüsü vardı.
Sırt sırta duruyorlardı delikte elime aldım ölüşler.Karları temizleyip bu kutunun bölme tahtasını siper ettim,bir daha delik tıkanmasın diye.
Burdan aşagısı bu güne ait.Öğlen baktım gene delikte ölü var.İçime kurt düştü,yav bunlar gümlemesin diye.
Kış tüm hızıyla devam ediyor ama,bizdede merak devam ediyor işte.Zaten mearaksız arıcı olmaz.Dayanamayıp indirdim üzerindeki kardan kapağı.Çuvalı bir kaldırdım anaaaa içerde faliyet devam ediyor,kekin yarısına yakını gene gitmiş.
Ve filim anı,seslerini duyuyorsunuz degilmi.İçimden açmadan yav bunları odaya alsammı diyordum kış bunların umurunda degil be.Hala vızır vırlar.Anladınız değilmi yaşıyorlar::)))

17 Şubat 2008 Pazar

ZONGULDAKTA KIŞ,YADA KARADENİZMİ DESEK

Bu resimler az önce Selahatin abi göderdi,kovanlar kar içinde kalmış.
Bu sene güzel bahar olacak,durum onu gösteriyor.

Buralara ilk defa dün ve bu gün kar yağıyor hatırlı şekilde.Daha önce az az tozuttu gitti.Ama bu kadar kar şimdilik yok.Selahattin Güney abime resimler için teşekür ediyorum.(Zaybir)

NOT:Ballıbaba inşallah bu sene bal koyacak kap sıkıntısı çekesin demek geliyor içimden.Arıların balları için getirdigin tenekeler ballara yetmez inşallah.Balın çok olsun teneke bulma::)))

AGISTOSTA KARMI OLUR,GÖNÜL BİLMEZ YARMİ OLUR

Nihayet gerçek kışı bir kaç günde olsa görecegiz ve görüyoruz diyeyim.Bizim için süpriz oldu.Arılarımız polen çekmeye başlamıştı.Kış başladı içimden sabotaj diyesim geliyor::))Bütün olumsuzlukların birleştigi bölge Gebze.Bir sürü fabrika ve doğaya zarar veren gaz ve atıklar,bence bu durum buraların yağış almasını etkiliyor.Tüm bunları aşarak kar düştü her yere,şu an Gebze merkezinde 30 cm kar var yüksekteki köylere daha fazla yağmıştır.Su insanların ve canlıların olmazsa olmazları.Nasıl yer yüzü kaynakları kuruyup yok oluyorsa yerin altındada göller var onlarda bu bölgede bana göre kurumaya yüz tutmuştu.Bu kar ilaç gibi geldi,bir kaç gün daha yağacagı söyleniyor inşallah devam eder.Kar yağışı topraga uzun süre etki eder şurup gibi akıp gitmez,kek yağdı kek.

NOT.Filimdeki söz ve müzik Neşet Ertaş'a ait.

16 Şubat 2008 Cumartesi

2007 EYLÜL AYI OĞUL ANILARI

Oğul yakalamak isteyen olursa ,ücretsiz tecrübelerimizi aktarırız.Sonra ben niye oğul yakalamayamıyorum diye hayıflanmayın,oğulcunun kıralı burada.
Ruşeti koymamızla birlikte oğulların gelmesi bir oldu.Bu işin incelikleri var tabi öyle ulu ortada anlatılmaz.Müracatlarınızı bekliyorum.Not.Oğulcu
Eylülde yanımıza Denizli'den gelen arılar vardı yaklaşık 400 kovan.Bir iki üç derken eylül ayında 6 oğul çıktıydı.Dördünü ben buldum,ikisinide asistanım Ehmet efendi.Bazen geç gidiyordum,dedim göremediğimiz filan olursa ruşete girsin,içinede iki çıta petek koydum eskilerden,ruşetleri çam ağacına bağladım.hep göz atıyorum arasıra bir gün uzaktan bir baktım,aha girmiş arılar girip çıkıyor.Hemen ruşetin önüne gittim birde bana saldırmazmı.Ben sarıcaları davet etmemiştim ve bu yüzden evden attım onlşarı.::(((Hemde iki ruşete birden gelmiti sarıcalar ötekinde daha çok vardı ama benim filimlemek sonradan aklıma geldi.

15 Şubat 2008 Cuma

KIŞIN ARILARIN ÖLÜM NEDENLERİ

Son günlerin en sevilmeyen haberleri arı ölümleri.Ben kimin olursa olsun arı ölümünü duydum mu üzülürüm.Belki şu an itibariyle bu yazı işinize yaramayacak.Yazacak olduklarım son bahar girmeden yapılmalıydı.Beyaz kovanda konu işleniyor,Murat Akın abi güzel açıklamalarda bulunmuş.Orada tekrar yazıp konuyu dağıtmak istemedim.Ben bu sene degişik arıcılar tanıdım,gerçi bir iki saat görüştük ama çok bilgiler edindiklerim oldu.Bunlardan biri Ordu’lu yüceldi.Ordulu arıcıların bilgisi bana göre ülkemizde bir numara.Yücel yazın bana dedi ki arı dışarıda kar olsa bile avuç içi kadar içerde sürekli yavru yapar.Şimdi buradan yola çıkarak arı ölümlerine çözümlerimi deriz,arıların ölme nedenlerimi deriz benim tespitlerimi aktarayım.

Şimdi arılarımızı daraltmadık,olacaklara bir göz atalım.Koskoca kovanda iki çıta arımız var ve 10 çıtasıda ballı.Bu balların bu arıya zarardan başka faydası yoktur.Bu arıyı en fazla üç çıtada tutmalıyız.Neden üç çıta aşağıda not düşeceğim.Şimdi bu güçteki arıyı 10 çıtada bıraktık,arı içersini bir türlü ısıtamayacak.Isıtamadığı için yavru üretimini otomatik olarak durduracak.Arı içersini ısıtmak için tırmalamaya başlayacak,habire bal yiyecek bulundukları çıtalarda bal bitti,diğer çıtalara yönelecekler,ısı az olduğu için diğer çıtalardaki balların sırını açamazlar bana göre.Ve kaçınılmaz son bal var polen var arı açlıktan öldü.Asıl sorun burada yeterli ısı olmamasıydı.Isı olamayıp tüm faliyetler bittiği için kovanda nineler ve dedeler kaldı,nine ve dedelerinde ömrü kısa olur.Bir gün gittiginizde selayı siz verirsiniz.Koloni içindeki nufus kademe zinciri bozuldumu tamiri bana göre yok.Arı sütü salgılayacak arıya ihtiyacınız varsa bunu genç arılar yapar.Kovanda yavru üretimi durdumu zincir kopar.


Şimdide kovanı daraltık.Gene on çıtası ballı iki çıta arıyı daraltık,üç çıtada bıraktık.Burada daralma işleminide anlatayım çoğu kişi bölme tahtasını koyuyor dartlık zannediyor.Daraltmada bölme tahtasının etrafından hava giriş ve çıkışı önlenmeli.Benim uyguladıgım yönten var bölmeyi çuvalla yapıyorum.Benim imkanlarım kısıtlı bölme tahtam yok,olsa bunları saklayacak bir arılığım yok.Arıcıların yanıldıkları noktalardan biri bana göre bu,bölmeyi koy gerisi tamam sanıyorlar.Kış geldimi pencereleri sıkı sıkı kapatıyorsunuz bu yetiyor mu yetmiyor yarık ve çatlaklara sünger yapıştırıyoruz bunuda aynı düşünün.Konumuza dönersek.Kovan güzel bir şekilde daraltıldı,arı bu alanı çok rahat bir şekilde ısıtır.Isı olunca içerde az az yavru yapar.Bu yavrular içerdeki arı ailesindeki nufusu devamlı dengede tutar,yani evde anne var baba var çocuklar var,her kuşaktan nesil mevcut.Bu arının sönmesi imkansız sadece aç bırakmayıp ara sıra bunu kontrol edip yedekte bal varsa çıta bal verecegiz içerdeki arıların balını azalttığı çıtayıda ellerinden alacagız.Elimizde balımız yoksa arılarımıza kek vermeliyiz.Ama bu arı hep üç çıta kalacak bahara kadar.Bu anlattıklarımı ben uyğuluyorum son üç yıldır arı kaybım yok.Şu saatten sonrada olursa benim ihmalimden olur oda aç bıraktığım içindir.


Diğer önemli konulardan biriside son bahar beslemesi,arıyı sıkıştırmadıktan sonra aylarca besle sonuç sıfırdır.Bence en önemli konu sıcaklık bunu sağlayanda sıkıştırmadır.

Bir başka konu Varroa mücadelesi,bu varroa bana hiçbir zaman zarar veremedi diyebilirim.Vermiştir ama kovanımı söndürmedi.Zaten arıcılığı bilirseniz ve arılarınızla ilgilenirseniz,bu varroa mücadelesini atlamanız imkansız.

Bir başka konu kovan ağızlarının daraltılması ben genelde kışın 2-3 cm civarında tutarım.Burada şunuda belirtelim burası Gebze İstanbul iklimiyle aynı ,ama daraltma ve kışlatma ülkemizde bazı bölgelerde kovanlar içeri alınıyor,aylarca arı salkımda kalıyor.

Bir başka konu havalandırma ve rutubet,bana göre bu bölgede bu sorun olmaz arı fazla salkımda kalmıyor.

Sıkıştırmanın önemini sıkıştırma zamanı ben filimleyip,yayınladım.Demekki arısı sönenler dikkate almadılar.Filim aşağıdaki linkte.Ben bunları yazarken atmıyorum.Önünüzde bir model var.Bu modelde doğru ve yanlışlarımı sizlerle hep paylaşmışım.Benim yöntemim bana göre başarılıdır.Üç yıldır kayıpsız bahara çıkıyorum.Örnek aldığınız kişilerin uyğulamalarına bakın.Benim arım ölürse bunu saklamam,zaten gelip gidende görüyor devamlı ziyaretçilerim oluyor.Bu bahar dahada çok olacak sanırım.Resimleri bile saysanız kaç arı olduğu anlaşılacak.

http://karakovanari.blogspot.com/2007/09/kovanlarin-sikitirilmasi.html


NOT.Yukarda bir yerde açıklama yapacağım demiştim.Murat Çakır arıcılıkla ilgili tüm kitapları haberleri okur.En son okuduğu kitaptan yapılan araştırmalara göre arılar doğal ortamlarda devamlı üç petek örermiş.Dıştakiler hem kalkan hem polen ve yiyecek deposu,ortadakide yavru üretmek için kuluçkalık.Bunuda kafanıza not ederseniz bana göre iyi olur.Yani anaarı eşleştirme kutularıda en az üç çıtalı olmalıymış.

14 Şubat 2008 Perşembe

14 ŞUBAT 2008

14 Şubat sabahı çektiğim iki resim burada ancak bu kadar kar var.Öğlene kadar kar yağmasına rağmen kar kalmadı.

Bu resimler iki gün öncesinin. Kış günü iki çıta yavru vardı kutuda.
İçerde tam gelişemeyen yavrulardan biri sökülüp dışarı bırakılmış.Aslında gelişimide aşağı yukarı bitik ama.
Kanatlarıda var varroadanmı kaynaklandı anlamadım,yada geçenlerde içini açmıştım kutunun o zaman üşüttük.Sonuçta bu yavru ölmüş kapat gitsin dosyayı soruşturmaya gerek yok dimi::))))
Öğlen yemeğinde eve gittim,balkona bir bakayım ne var ne yok diye.Kar yağıyor,bir baktım dışardan bir arı uçarak geldi girdi kutuya.Manyakmı ne bu havada nereye gidip geldi anlamadım.Biraz bekledim başka ne giden var nede gelen.

ANAARI ÜRETİMİNDEN BİR NOT


Bu notu kaç sefer yazayım dedim hep unuttum.Başımdan geçen iki hadise bu konunun önemini açıklamaya yetecek.Anaarı üretimine başladık geçen sene bir sürü hatalarımız oldu.Çünkü bu işleri bilen birisi şöyle yap demedi,daha önceden yapılan uygulamaları taklit ede ede bir şeyler yapmıştık.Asıl şimdi söylemek istediğim,tranferi yaptınız memeler kapandı.Bu kapalı memelerin nakil edilmemesi gerekiyor ,yani bir yere taşırsanız tüm kapalı analar meme içinde ölüyor.Birincisi şöyle oldu,bizim kadir başkana 15 memeye tranfer yaptım,memeler tuttu,Kadir bey benden gelip memeli kovanı alması gecikti,çıkmaya bir kaç gün kala geldi götürdü.Memeleri anasız kovanlara dağıtmış bir tane anaarı çıkmış digerleri hep ölmüş.Aynı olay bendede oldu.Şileye gitmeden bir kovanda anaarı üretimi var.Memeler kapandı,Şile'ye arıları götürdüm,memeleri ruşetlere dağıttım,hatta iki tanede asistana verdim hepsi ölü çıktı.Yani kapalı memelelere çok hassas davranılmalı ve silkelenmemeli birde taşınmamalı diye düşünüyorum.

Yazıyı yazdıktan sonra aklıma geldi.Kadir bey kapalı memeleri yaklaşık 25 km. taşıdı ben Şileye giderken 70 km. yolculuk yaptım.

NOT.Bugün 14 şubat 2008.Baba hesabına göre dün ocak çıktı bugün güccük denilen şubatın birindeyiz rumi takvime göre.Saat 12 civarı güzel kar yağışı var Gebze'de tutarmı bilmem artık.

12 Şubat 2008 Salı

ŞİLE 2007 HAZİRAN ÇEKİMLERİNDEN KALANLAR


Bu çiçeğin adını bilmiyorum.Arılar çok fazla ziyarek ediyor ve çok gözenekli bir çiçek.Bu çiçek üzerinde birde beyaz renk örümcek oluyor.Tamamen çiçeğin üzerinde kamufule olup bekliyor.Arı gelip nektar almaya başladığında beyaz renkli örümcek birden arıya saldırıp bırakıyor.Arı anında fel oluyor.Böyle bir çekim yaptım,arı nektar alıyordu bende çekiyordum örümcek saldırdı,bende çekime devam ediyorum.Bir ara ekran kapandı bir baktımki çekimde degilim kahroldum.En güzel filimlerden birini kaçırdım.Birde bu çiçeğe arı kondumu sanki hantallaşıyor,hareketleri yavaşlıyor nektarda zararlı bir şeymi var anlamadım.Sizde filimde izleyeceksiniz çok gözenekli bir çiçek,arı sanki dantel örüyor.

10 Şubat 2008 Pazar

AÇIKLAMA

Bundan sonra benim yazılarım beni bağlar,gerçi öncedende öyleydi,fakat birileri yazılarımdan rahatsız oldu.Bu rahatsızlıkları ortadan kaldırmak ve Anarto'ya zarar vermemek için.Anarto gurubunun hiçbir etkinlik ve faliyetlerinde bulunmuyacam.Benim gurup kurulurkende bir beklentim yoktu şimdide yok,ince hesapların hiçbir zaman içinde olmadım.Herkesin yolu açık olsun.Kimse benim göbeğimi kesmeye çalışmasın ben kendi göbeğimi kendim kestim.


Ali TÜRK.

BU ÇİÇEGE BURADA PAMUKLEGEN DİYORLAR

Şile Kızılcaköyden kalma filimlerden.Bu çiçegin beyazıda var,sabahları arılar acayip polen topluyorlar.

GALİBA MACARİSTAN'LI BUNLARDA

http://mx.youtube.com/watch?v=VY5lQd0Zap8
Petek balın sırını makina otomatik olarak alıyor.Balları varillere dolduruyorlar,heralde ihracak yapan bir yer.Macar yazıyor .

http://mx.youtube.com/watch?v=7p15UYP8Fbc

Bu filimdede gene sırı elle degil makinada alıyorlar,birde bizde henüz kullanılmayan bir sürü çıtayı birden saga sola süzen bir süzüm aleti. Benim yutubideki filimleri izleyenler bana mesaj atıyorlar,isimlerini tıkladım bu filimler çıktı.Her şeyide anlamış degilim.

Not.Birde bu aletleri kullanacaksanız her malzemeleriniz standart ölçüde olmalı bence.

08 Şubat 2008 Cuma

DOKTOR BALI KES DEDİ,BENDE KESTİM.

Bazen sağlık sorunlarınız olur ,doktora gidersiniz yada arkadaşınız varsa benim gibi sorarsınız.Bende doktora sordum,bana dediki balı kes,balı kestim sorun hala devam ediyor.Problem bendemi doktordamı anlamadım.
Geçen seneden kalma tulum bal,bu sondu::((((
İnşallah bu sene geçen seneki ghibi olmaz,Trakya'da sıfır çektik gibi bir şey oldu.Kristalize bal,görünüşte taş gibi az uğraş hemen yelkenleri suya indiriyor,bu kadarda çabuk erinmezki.
Hanımlara müjde,artık halı yıkarken kendinizi sakatlamıyorsunuz,oto yıkayıcıya gitmiştim.
Aslında halı hiç bir zaman yıkanmaz sadece silinir yazar garantisinde ama.Bizim Türk hatunları illede halıyı doğduguna pişman edecekler yani.
Eski bir halıcı olarak alet güzel,evlere alınamazda halılar yıkamaya gönderilebilir.Birde gerçekten bu halı yıkama işinde çok kişi sakatlanıyor,halı zaten agır suyuda çektimi adamda kaldıramazki.
Klavye tamiri iş degil.Her açmamda bir parça eksildi,en sonunda gidip yenisini aldım.Buda çaydan etkilenirmi daha denemedim.
Akşam akşam balkondakilere şurup vereyim dedim.Dışarda 3 derece sıcaklık var.Bir ucunu kaldıracam içerdeki bardağı fulleyecem.Kek bitmek üzereydi.
Senmisin açan,her taraftan dışarı fışkırdılar,biri gene soktu.Bardağı doldurdum kapattım.Biraz sonrada yerlerdeki arıları toplayıp girişe koydum.
Buda bir kaç gün öncesinin fotosu.Arkadaşlar keki bu sefer çok az attılar.Benim anladığım keki yapıp hemen verirseniz arıya,şekerle bal tam karışmıyor, beklerse şeker eriyor.Kaç gündür takip ettim atılma var ama eskisi gibi değil.Yani kek yapılır ne kadar beklerse dışarı atılmada o kadar azalıyor.Benim gözlemim bu.Sizde bir gözlemleyin bakalım sonuç ne olacak.
Bu kutuları beni internetten bulan biri getirdi.Kendisi Gebze'de.Baharda bir arı almak istiyor ve bayağıda merak var.Nasıl fotoğrafını çekmedim anlamadım,birde iki sefer geldi.
Bu kutuları sordu çok var diyor.Kutunun kalınlıgı ölçmedim ama 2 cm.Malzemesi sağlam ve normal anakutularındanda biraz büyük geldi bana.Sanki 20 ye 25 gibi,derinlikte güzel.
Bunlardan ruşet olurmu diyor,ruşetin babası olur.Ama bu yeniler biraz fazla biliyor gibime geliyor.Bu ne ya.Daha arı yok şimdiden eşleşme kutusu stoklamış aç göz,başka ne diyeyimki,daha egitime başlamadık be.

Bu kutuların bir benzerini sayın doktorumda şu sıralar deniyor.İnşallah denemeleri başarılı olursa,yer gök anaarı olur bahara::)))))

07 Şubat 2008 Perşembe

YAMYAM ARICILARA DİKKAT,ONLAR HER ŞEYE ZARAR VERİRLER.

Şunu kesinlikle bilmeliyizki yanlış her zaman yanlıştır.İnsanın her zaman yüzünü kızartır.İnsanlar hata yapabilirler,hatayla yanlışları karırtırmamak lazım.Şimdi yazacaklarıma ben bile inanasım gelmedi ama gerçek bu.Gerçekte her zaman gerçektir.Yalan ve yanlışta çok iyi geçinen kelimelerdir bana göre,yanlışları yalanla kapatırlar.Şimdi bir arkadaşımız var arıcılık yapıyor yıl 2006 sonu,fazla bal olmadı dedi,400 kilo kestane balı alabilmiş güzel.Aradan 10 gün geçti aynı arkadaşımızın 400 kilo balı birden 2 ton oldu.Bunları ortak mesene sohbetlerinde anlatıyor bizde dinliyoruz ama birden balın 5 katına çıkması herkesi şüpelendirdi,dedik bu sallıyor.Olayın perde arkasını bilmiyoruz ve öylece kaldı.Derken bu arkadaşımız bazı arkadaşlara arılı kovan sattı,bırakın arıların bahara çıkmasını arılar kışı görmeden öldü.Hadi buda olabilir dedik,ama arıyı satan arkadaş veryansın ediyor,bundan sonra acemiye arı satmaya ahdedecem.Bizde bakıyoruz gerçekten acemiliktenmi bir şey diyemiyoruz.Buda geçti

Baharın ben bir arkadaşımla İstanbul’da bir arıcıyı ziyarete gittik.Konu geldi dayandı bal faturasına .Bizim anlayamadığımız 2 ton burada olmuş.Gittiğimiz arıcının şirketi var ve bal satıyor elindede çıkış yapılması gereken fatura mevcut,bunu birine kesecek.O esnada bizim meşur arıcı arkadaş diyorki abi bana zaten fatura lazım ruhsatlı silah alacam bana kes.O arıcıda kalkıyor 2 ton bal faturası kesiyor buna,buda aldığı faturayla doğru gidip bal teşviki alıyor.Ve balın iki tona çıkması bundan kaynaklanmıştı ve biz bunu 4 ay sonra öğrendik.Ama acayip zoruma gitti.Daha önce bu arkadaşa başkaları saldırıyordu bizde korumaya çalışıyorduk,meğersem saldıranlar bir şeyler bilerek saldırıyor bizim yamyam arıcı arkadaşta çaktırmadan bizi kullandı.Ve hala beni kahretmeye devam ediyor.Kerizlenmek çok zor bir şey,ama ben bir şey kaybetmedim,en fazla bana şakşakcı yazar dediler,ama bizim yamyam her gün tersine devleşip gidiyor.


2007 Bahar geldi bir baktık koşa,koşa Muğla’ya arı almaya gitti.Bunuda o sıralar öğrendik arılığında bulunan 170 kovanın tamamı sönmüş bahara çıkamamış..Zamanında çok atmıştı 500-600 kovan arım var diye.O kadar arısı olsaydı katlara zaten kontra çakmasınada gerek kalmazdı ölenin içine koy bir çıta arı tamamdı ona göre.Şimdi geriye dönüp bakıyorum,sen haksız parayı cebe indirdin,millete bitik arıyı sattın,birde acemisiniz ondan öldürdünüz diye onları pisikolajik baskıya aldın.Allah’ta senin hesabına bir göz attı arılığında arı bırakmadı,ve hala yalan ve palavralara devam ediyor bakalım başka neler gelecek başına.Bu buradaki hesap daha öbür taraftaki duruyor.Geçnenlerde birisine sordum şu an bunun arıları nerede diye,abi bilmiyorum şurda şu kadar şurda şu kadar var diyor .Hesapladım hepsi 140 kovan civarında dedi.Düşüne biliyormusunuz siz başka bir vilayette o başka bir vilayette yalan ve yanlışını geçte olsa öğreniyorsunuz.Bu ne kadar acı bir şey.Hiç kimse bu vatandaşa senin kaç arın var demedi,kaç ton balın oldu demedi,sırf hava atmak için yola çıktı sonuç sıfır,keşke akıllansa.


Arılara zarar veriyor,arıcılara zarar veriyor,birde devlete zarar verdi,çünkü üretmediği balın teşviğini aldı.


Bu son baharda kendisine yıllardır yardım eden birine arı satmaya kalktı.Bilindiği gibi son baharda arı alınmaz hele yüklü sayıda almak akıl karı değil.Alacak çocuğa ben ulaşamadım fakat bir çok arkadaş bu işten rahatsız oldu,derken Gebze’den birini o aramış.Aradığı kişide diyorki oğlum sen manyakmısın bu mevsimde arı alınırmı.Ne dediyse çocuk kararlı illede alacam der başka bir şey demez.Bizimkide ne halin varsa gör demiş.Arıyı satacak kişiye bakıyoruz o sıralar döktürüyor,buldu bir saf,diyorki birine daha balık tutmayı öğrettik meslek sahibi yaptık,fakat bu nasıl iş böyle olurmu niye banka kredi vermemiş.Anlayacağınız banka bereket parayı vermedide bence çocuk büyük kazıktan kurtuldu.Bu arkadaşımız bu kadar vızdansız biri,yıllardır kendisine karşılıksız yardım eden birinin hayatını mafedecekti.Geçenlerde bir konuşması ulaştı elime o kadar tepeden bakıyorki insanlara,herkesi kayıt altına alsınlar diyor,sen kayıt altındasın dünya arı sattın hangisinin vergisini ödedin bir açıkla bakayım.

06 Şubat 2008 Çarşamba

ŞURUPLU BAKIM

Bu hayta benim balkondaki yaramaz oluyor.Pazar gün tüm kovanlara bakım yaptık iki kişi.İki kişiyede saldıran arı olmadı arılıkta.Balkondakinede cumartesi bakım yaptım,tüm önlemlerime rağmen gene soktu.Burada uyguladığım sistemi baharda büyük Şef Murat Çakır'ın arıdada denemiştik.Arı saldırgan ve bakımda yapılması gerekiyorsa,iki kişiyle bakım yapılabilir.Daha önceden hazırladığınız şurubu arıların üzerine püskürtmelisiniz.Her tarafına çıta aralarıda dahil,arılar yalanırken siz gereli bakımı yapıp işi bitirmelisiniz.Bu tür kovanla ne kadar çok uğraşırsanız o kadar başınız ağrır.Arılıkta bir arıysa en sona bu arıya bakmalışınız.Benim balkondaki duman falan dinlemiyor,karton yakıyorum körük yerine gidip kendini arı oraya vurup yakıyor,tam piskopat bu.

03 Şubat 2008 Pazar

3 ŞUBAT PAZAR,NO PROBLEM.

Pazar günü öğlen arılara gittim.Bir gece önceden hazırladığım kekleri vermek birde son durumları öğrendim.Sağ olsun resimdeki İbrahim yardım etti,yaklaşık 60 kovan arıya,üçbuçuk saatte kekleri taksim ettik,birde çalışırken önemli gördüklerimizi resimledik,bence yeni detaylar yakaladık.
Sofi amcanın iki kovandaha gümlemiş.Bir arım kalırsa sevinecem diyor.Hiç bir şey demedim çünkü çok biliyor.Bizde hiç bir zayiyat yok en zayıf arıya baktım kapalı yavru vardı.Dün yani cumartesi arı güzel polen çekmiş.Bugün pazartesi balkondakide çok iyi polen getiriyordu.Haber ise pazar gününe ait.
Bir kaç kovan kekleri böyle dışarlara falan atmış,sadece 3 kovandı.
Bununda sırrını öğrendim arıya rutubet lazım,aşağıda Büyük Şefin arısını yazarken izah edecem.
Böyle orta ayarda olandavar daha zayıf arılarımda var.Benim arılardan keki yemeyen kalmamış,hepsi keki yemiş bazısı tam bitirememiş.Bu mevsimde 5-6 çıta olan arılarımda var.Bunlar kekten gram bırakmamışlar. Aşağıdaki resim fazla yanaştı ayıramadım.Bu işleri tam kavrayamadık,düzelteyim derken başka sorun çıkacak buradan yazayım.Aşagıda Murat Çakır'a ait karniyol melezi arısı ve en zayıfı,günlük yumurta ve larvalar vardı.Anaarıda sol alt köşede.
Bu benim en zayıf arım.Anaarıda bu çıtada kapalı yavrularıda burada.
Keki tam bitiremeyenlerden biride saf dedigimiz kafkaslardan biri.Hala yalamaya devam ediyorlar.
Bazılarıda keki bitirip böyle işlemeler yapmışlar sanki.Teşekür filan içinmi bilmem dün hiç saldırmadılar.
Bu kovan Büyük Şef Murat Çakır'a ait.Vermiş olduğum kekin sadece üçte birini ancak yiyebilmişti.Aşagıdaki hata veren resimde bu arının gücünü göstermek içinkonmuştu ama hata vermiş.Yani keki yiyemeyecek durumda bir arı degil güçlü bir arı.Burada şunu izah etmeliyim.Kek taş gibiydi çatır çatır kurumuş.Benim kovanda keklerin büyük bölümü yenmiş kalanlarda gene konuldugu kıvamdaydı.Bunun sebebi kim ne derse desin benim uyguladı kovan sarma şekli aynen muratın arısındada var.Muratın arının kapagında sac oldugu için kapak altına naylon koymamıştım.Oluşan rutubet çuvalı ve üzerindeki gazeteleri geçerek uçuyor,rutubet olmadıgındada kek taş gibi olmuş.Bunu tüm arıcılar bir gözden geçirsin.
Bu kadar arı yukardaki keki yiyememiş,sorun rutubetsizlikten.Kovanlarda belli bir rutubet gerekli.Genelde örtü olarak çuval kullanıyorum ve gayette menmunum.Başka tarif edenler çok,onlarda göstersinler.Bu işleri yaparken başarı durumunu esas alıyorum.Arılar efendim çok iyi havalandırma yapsa ne olurki,kovan öldükten sonra demi?
Kadıoğlu'nun 20 gündür sorduğu kutu yaşıyor.Ölümden döndü hatta ölü demişlerdi,anaarı nefesimle o kadar ısıtmama rağmen tepki bile vermemişti,hareketsizdi,ama mutlu son,anaarı ve kapalı yavrularını görüyorsunuz.Bunlara az bir polen hazırlayıp götürmeyi unutmuşum.
Kutudaki çıtalar ışıl ışıl bal dolmuş,küçücük kutuya bir kiilo kek vermiştik.
Aşağıda henüz keki bitirememişler,ama yeni birazda sulandırıp kek ilavesi yaptım.
NOT.Balkondaki keki şimdilikatmadan yiyor.Keki hemen yapıp vermek sakıncalı gibi.Daha önce aynı keki atmıştı.Ben bunları yazarken gözlemlerimi aktarıyorum::))Lep top recayi var biz bir şey biliyorda söylüyoruz abicim diyorya.Bende diyorumki bu tür sorunlar görüyorum sizde bir inceleyin,görüşmek üzere hoşça kalın.

02 Şubat 2008 Cumartesi

ARILIKTAYDIM

yarın verilecek kekleribırakıp bırakıp geldim.
Arılıktaki en zayıf arıyı gece dokuzbuçukta açtım.Kekini bitirememiş ama yaşıyordu.Daha önce 12 ocakta kek vermişiz.O zaman doktor ve Kadıoğluna sönerse bu kovan söner demiştim.

Ölümden ilkyardım ekibinin mudahalesi sayesinde dönen kutmuz.Yarın kısmet olursa güzelfotalarını çektim.Yayınlayacam bu akşam hiç uğraşmak işime gelmedi,çok şükür tüm arılarım yaşıyor iki kutda bunlara dahil.Hepsine sıradan yeniden kek verim geldim.Bu gün şubatın ilkpazarı ve ikici kekleri verdim.

AÇTIM KUTUYU BATIRDI KÖTÜYÜ

Çoktan beri kafamda tasarladığım operasyonu yaptım.Öğlen saatlarinde aşırı kalabalık olan göstericilerin üzerine şeker gazı sıktım.Onlar ne oluyor yarabbi balmı yagıyor göremiyoruz der gibi yalanırlarken.
İkinci adımi atıp,barınaklarının üzerindende şeker gazı verildi.
Daha onlar ne olduğunu anlamadan çıtalara yöneldim.
Görüldügü gibi bir sürü kapalı yavru mevcut.Verdiklerim nereye gitti bilmiyorum yavru civarında bir gram ne kapalı nede açık bal var.
Sadece kışın iki çıtaya yavru yapabilmiş,yumurta ve larva göremedim kar yağışında anaarıda tatile girmiş galiba.
Hava 12 dereceydi fazlada kurcalayamadım,anaarıyıda göremedim ve kutuyu kapattım ama biri bir iğne kaptırdı.İyiki açmışım balkondaki arı böyle devam ederse aç kalacakmış.Ben hep veriyorum diyorum ama ortada bir şey yok.
Kutumuzu kapadıktan sonra,arıların sakinleşmesini
bekliyorum.Aha biri polenle piste inecek. Bir başkası daha.
Buda girişte acayip yalanmalar görünce şeker gazından kaçıp,kutunun girilemeyecek yerinde ben kimseye bir şey yapmadım orada neler oluyor diye kanat çırpar.
Bu gün polen gelişi iyidii.Burada sorun oldu,çünkü klavye çay içmesini bilmiyormuş. Şana kadar iki sefer klaveyi açtım,bir kaç parçası kayıp,genede baz harfler zor çalışıyor.



Arılarmız sakinlediiçlerine bir ça bardağı şurup afietler olsun.
ayrıca en az 300 gr kek.her tarafndan yalamaya başladılar şuruptan heberleri yok daha.

01 Şubat 2008 Cuma

BU SESLERİ ÖZLEDİK AMA AZ KALDI

Dün sıvı besleme yapmıştım bu gün o kadar neşeliydilerki sormayın.Sıvı besleme her zaman arıya böyle direk etki eder.Bu kutuda hatırlarsanız ne kadar süre kek vardı,ama bu kadar hareket hiç olmamıştı.Arılar polende getiriyordu ama filimlere denk gelmedi,yarın açacam ve bakacam.İçerde durum ne,kesin yavru vardır.

YOK DEVENİN NALI

Bu ne biçim iştir anlamadım gitti.Nerden nasıl tanıştık halada anlamış değilim.Dün bir haber yapmış aman bu aralar kendinize dikkat edin diye.Bende kendisine sordum o yazdığın enfeksiyonları kaparsak ne kullanalım.genelde o hastalıkta dudaklar falanda uçuklar,ağız içinde yaralar falanda olur,son iki madde iyiki yoktu.Birde abi sen hasta ol harbi söylüyorum diyor anında oradayım.Aman abi ben hasta falan olmayayım sende gelme gözünü seveyim.Bana dün akşam yazdıgı hapa bir bakın.
Resimdeki hapların boyutu ve benim baş parmağımı görüyorsunuz.Birde eczacı hanım yetişkinmi kullanacak deyince ben kullanacam dedim bana acayip,acayip bakmasından acayipte kıllanmış bulunuyorum.Tezğahamı geldik anlamadım,birde şurup vardı bebeklere verilenlerden toz oluyor,sulandırıp her içişte sallanacakmış.