31 Aralık 2007 Pazartesi

ANAARI VE BAŞINDA DÖNEN DOLAPLAR 1

Bu haberi yayınladım,yayınladıktan sonra resimlerin sahibi benim resmimi kullanamassın dedi.Öyle zormuş ki acemi resmi bulmak nereleri araştırdım yok.Selahattin abi resimleri niye kaldırdın dedi,dedimki öyle gerekiyor fakat şimdide acemi resmi arıyorum,dediki bende çok,kursiyerlerimin resimlerini atayım at dedim.
Daha önceki resimde 30 memede 10 tane tutmuş,ve yüzlerce ana üretimi vardı,yukardaki resimdede ilkez larva transferi yapan kursiyerleri görüyorsunuz.İlk olmalarına rağmen bayağı başarı var.Buradakiler arıcı bile değiller,kursa gelmiş tam bir amatör hepside.
Ana arı arıcılık için en önemli konulardan biridir.Burada bir arıcı anlattıgına göre canter kutusuda olmasına rağmen,kutuyla dahi ana üretimini başaramamış gözüküyor.Burada hele yüzlerce ürtim yaptım diyen birini gösteren bir resim yok.Ana arı işi çok pilanlı yapılan bir iştir,burada açık şekilde pilansızlık var nelerdir.İlk önce çıtanın bir altına bakın toplam iki çıta arıya verilmiş 30 meme,arılarda zaten geregini yapmışlar biz ancak bu kadarına bakabildik mesajı vermişler zaten.İkincisi anaarı üreticileri memelere bir hafta sonra gidip bakmazlar,ne yaparlar daha ilk gün tutup tutmadıgı belli olur vakit geçirilmeden boş memeler larvalandırılır.Çünkü zaman o kadar önemlidirki bir kaç posta üretim yaptınızmı sezon biter.Yoksa yüzlerce anaarı üretmek lafta kalır.Zaten anaarıda üretildigi yok,amaç anaarı üretiyorum demek ve anaarı üretenlerin anaarılarını satmaktır.Nasıl olsa şimdilik çok kişli yiyor ama bundan sonra zor olacak.
Bu çıtada iş biraz toporlanmış gibi gözüksede,kovana göz atarsanız 5 çıtalık kovana 90 adet meme veridigini göreceksiniz.Ama anlatıma geldimi en güçlü kovanda ana üretilir fasıfları şöyle olur,bir şürü doğru,işin içine yansımaz.Lafla her şey oluyorda iş gerçege geldiğinde ayna böyle karşınıza çıkarişte.
Oran gayet güzel ilk defa larva tranferi yapanlar,kursiyerlere ait bir resim.
Bu resimde benim ilk larva tranfer resmimdir,25 memeden 19 tane tutmuştu,arşivleri karıştırırsanız bulursunuz.Burada ki daha önceki resimde,anaarı üretimi yapmaya başlamış birine ait bir resim vardı,larvar tranferi yapılmış ve taaa memeler kapanmış,ve vatandaş kafes takmaya gelmiiti.İşte o tür resimler bulmak zor.
Bu kadar geç gidilip birde kafes takıldıgına göre 9-10 gün olmuştur,memelere kafes genelde 10 gün sonra takılır.Ve kafesli üretimler gelende suni dölleme yapılacak anaarılara takılır,normalde anaarı memesini kutuya verip orada çıkması sağlanır,yoksa eşleşmemiş anaarıların kabul edilmemeleri söz konusu hemde oran çok yüksek oluyor.En iyi yöntem meme kutuya verilecek ve anaarı kutuda çıkacak.Bu yazıları niçin yazdıgıma gelnince bir haksızlık ve yalan gördümmü dayamnamıyorumBirde ülkenizi sevin vatan millet Sakarya laflarına acayip takıyorum kafayı.Biri çıkıyor ülkemiz kalkınsın diyor,onu sevelim diyor iyi güzel,seni hiç kimse zorlamadı yüzlerce anaarı ürettim diyorsun oda güzel üretebilirsin,Sonra bir araştırıyorum ki bir sürü anaarı teşvigi kullanmış,yüzlerce anaarı üreten niye anaarı alsınki başka yerden,bunun neresi doğru.Bir yerde bir terslik vaarrr hemde çokkkkk.
Larva tranferi yapıldıktan birkaç saat sonrası bile öğrenilir tutup tutmadığı.Bu bir günlük bir tranfer,cumartesi yaptım pazarki durum bu,tutmayan varsa hemen tranfer yapılmalı,çünkü hele yüzlerce üretim yapacak biri hiç bir kutuyu boşa harcayamaz.Derhal boşları doldurur,anaarı memesi 9-10 gün oldumu kutulara aktarılır.
Bu meme iki gün sonrasına ait,arı sütünü memelere sulu tranferde kullanmak için kullanıldı,sulu transferde tutma oranı çok yüksektir. Yanyana çektimki arı iki günde ne kadar süt veriyor görülsün diye.Kısmetse bu bahar daha profosyenel çekimler yapacağız.
Daha sonra 10 günlük olan memeler çiftleştirme kutularına verilir.
Arıcılar bu tür olayların üstüne gitmeli,bu anaarı destekleri bir çok kişiye nemalanma kapısı oldu.Al 5 ytl ye anaarıyı,devlet 15 ytl sini karsılasın.Ondan sonrada deki ben anaarı ürettim kaça satarsan kar,anaarıcının parasını zaten devlet karşılıyor.Birde Gerçek anaarı üreticileri var,onlarda mağdur,adam kaliteli üretmeye çalışıyor,öbür tarafta,sıradan üretim yapan birde hiç üretmeden fatura kesip faliyet gösterenler var.Şimdi terörüstlere bakıyorum,ülkemize maddive manevi zarar veriyorlar.Şimdi ben vatanımı seviyorum sizde sevin diyenler ne yapıyor evrakla devleti soyuyor.Bu işleri biz arıcılart ortaya çıkarmalıyız,nasıl vucudumuzda bir hastalık var onu tedavi ediyorsak,bunlarıda tedavi etmeliyiz.Tedavi sorunu çözmedimi ne yapıyorlar,gidip ameliyat oluyoruz,urmu kismi ne varsa kesip atıyorlar.Bizde içimizdeki hastalıklarla mücadele etmezsek,çark dönmeye devam ediyor.Bu çarkları durdurmak bize düşer,İnsanlar yaptıklarından hesaba çekilecegi gibi,yapaları gerekenleri yapmadıkları içinde hesap vereceklşerdir.Bu yazıyı okuyan ve bu işleri yapanlar artık bu kadar rahat etmeyecekler,bu tür haberleri kaydediyorum ve arşivliyorum,lazım olacaklar.Zamanı geldiginde kullanılacaklar.Ve sadece kendimde tutmayıp,bir kaç kişiyede saklamaları için gönderiyorum.Bu olayın sadece ufak bir parçası.Böyle bir yerde arıcılar kendi anaarılarını kendileri üretmeliler.En garantili iş budur,hiç kimseyede güvenmeyin bende olsam,işin içine maddi şeyler girdimi hak hukuk bitti.Şimdi devlet ne yapsın siz söyleyin.Yeni bir yalansız yıl istiyorum.
Not birisi benim resimlerimi kullanazsın dedi resimleri kaldırdım

Siyah yazılar eski haberin yazıları kırmızılar yeni eklendi.Kırmızıları parentez olrak düşünün.Haberde isim olmamasına rağmen biri bana yazıldı diye üstlenince,demekki diktigimiz elbise ona tam oldu,başka gocunanda olmadı.

30 Aralık 2007 Pazar

BU GÜN BAYAĞI ENTERASAN OLDU

Arıların uçması güzel,bu sene gene salkımsız gidiyoruz, bakalım sonumuz nasıl olcak.Ben buraya gelmeden önce motordan düştüm ve sol elimi tam kullanamadım bu gün.Pilanlanan işleride yapamadan dönecem,filmin sonunda.
Bu kovandan iki çıta daha alarak sarılmış olan bölümde 4 çıta bıraktım.Daha önce bir sürü çıtaya bal sepmişlerdi şimdi o balları göremedim,en dıştaki çıtalarda bal bırakmamışlar artık yedilermi,üzerinde bulundukları çıtalaramı çaktilar anlayamadım.Artık en kısa sürede yiyecek vermem lazım,bu sene fazla bal yok arılarımda.Şu an itibariyle hepside sağlamlar.
Murat Çakır!ın bendeki en zayıf kovanı,buna bir şey olmazsa ötekilerede bir şey olmaz.Zayıf diye açtım,kulagımı soktu,ummadık taş diye buna derler işte.Körüksüz açarsan böyle olur. Bir ben geldim huu demek lazım dumanla::))
Yanımda götürdüğüm keki kutulara veremedim tek elle çalışmak olmadı,birkaç kovan açıp sarılı yeri gateteyle tekrar sarmam lazımdı.Haftaya elim iyleşirse bu işleri yapmam lazım,artık arıyı iyice kıkıştırmak lazım.Birde beslemeye başlamalıyım tedbirli olmakta fayda var.
Hacı amcanın demesine göre kocayemiş az daha dayansa,bahara kadar burada meyve eksik olmazmış.Can eriklerinin çıkmasına ne kaldı şurada.
Ben sinek dedim,hacı amca yabani arı dedi,artık ne bilemiyorum.Arılar kocayemişe gelmiyordu bir arı gördüm dipte heralde kocayemişin meyvesinden nektar almaya çalışıyordu.
Mevsim kış aylardan aralık 30 ve hala çiçek,eksik olan sadece sıcaklık.
Hacı amcanın arıları görüntüledim Pelitliden ayrılırken.
Artık agızlarını açmış kovanların,benimkiler demekki pires yapmıyor artık::))Düştükten sonra aradan 3 saat sonra eve geldim,elimin yıkanmadan önceki hali.Yıkamadan soyulmuş derileri temizledim,ılık su ve sabunla yıkadım.
Dizime tüm işler bittikten sonra ,dizimde ağrı var ne oldu diye baktım ana dizde yaralanmış.Gönül yarası derlerya,buda diz yarası::))Elimizi yıkadıktan sonra batikonla tüm açık yaraları bir dolaştık,ama bu sırada elim şişmeye başladıartık yumruk yapamıyorum
Hatun hem resim çekti hemde fırçaladı,uslu dur bakayım diye.
Eklem yerinden itibaren şişme var,açıkta durursa enfeksiyon kaparmış.Doktor teramicin veya başka isimde söyledi,sür ve üzerini kapla dedi,Yoksa enfeksiyon kaparmış,enfeksiyonun benimle ne işi varsa artık,bizde sardık bu seferde sarğıya taktı,gazlı bez yada tülben kes,ben yara olan yerlere genelde kağıt mendil veya peçete koyardım daha çabuk kabuk baglar.Şimdi yara olan yere bu peçete yapışacak etrafını kesince al sana kabuk.yoksa çok geç kapanıyor.Doktorumuzda sen hiç peçete fabrikası gördünmü dedi,yok dedim.
Son halim bu,vakit gelmiş olsaydı gitmiştik hemde resmen.Motor kaydı,düşmeyeyim diye kendimi sıkınca daha çok gaz verdim,ve motor sola doğru yattı,yani karşıdan araba gelse istemeyerekte olsa gaz vererek altına girecegiz.İlk sol omzum yere çarptı işin ilginç yanım isteseniz o pozizyonda kafanızı yere degiremezsiniz.Kafa öyle bir çaptıki asfalta hayret,demekki kask çok önemliymiş bunu anladım.Elimdede motor eldiveni olsaydı bu yaralanmalar olmazdı,elimde amele eldiveni vardı.Hayat böyle işte,anlık varsın bir bakmışın vın gitmişin,ya dün konuşmutuk ya az önce burdaydı,falan filan işte.Surat falanda yok 20-25 filandır ranpa çıkıyorum ve virajda oldu,yani istesenizde sürat yapma imkanınız yok,az bir ıslaklık beni yere çarptı.

BENCE KEK OLAYI İYİCE ANALİZ EDİLMELİ

Dün kek yapıp balkondakine vermiştim,sonrada izlemeye başladım,çıkan arıların birinin ağzında şekeri görünce bir alıcı gözle baktımki,minicik şekerleri bile arı dışarı atıyor.
Bu resimde kek yiyen arılar,detaylı bakmıyoruz,resmi incelersek aşagıdaki resim bu resimden kesildi.
Kek yenilirken hemen şeker parçacıkları kenara kadar gelmiş,buradadnda temizlikle görevli olanlar alıp atacaklar,şekerlerin durdugu yer ruşetin içindeki çıta yüksek çözünürlükte çektim yoksa normal resimde şekeri böyle fark edemeyiz.
Buradada açık şekilde baı şekerler görülüyor,alttaki resimde bundan kesilme,belki daha göremediklerimizide atıyorlardır.
O kadar büyütmeme rağmen,bazı şekerleri zor görüyoruz,arının güzü bizden çok üstün.Boradada hem normal resmi attım,gene yüksek çözünürlüklü,bu resmi büyütüp bir yere kopyalayın,resim düzenleyicide dahada büyüyecek,o zaman daha iyi anlarsınız.
Çünkü kek bizdeki kadar başka ülkelerde kullanılmıyor,bu konuyu iyice bir araştıralım.

29 Aralık 2007 Cumartesi

RUŞETİ KEKLEDİK BALKONDA

Bugün evde pinekledim 50 kavanoz bal doldurup,birazda kek yaptım.Yarın Pelitliye bir gideyim iki kutuda orada var,onlarada kek verecem.Son durumlarada bir bakayım nasıl,geçen haftada gitmemiştim. Bu sefer sokmadılar,ama bunlarda salkım filan yok,soğuk havada açtım anında keki sardı,kekin üstündekiler sıkışmasın diye keki deldim kekin üstüne çıkanları orada aşağıya salmak için.Çekimi oğlum Furkan yaptı,içerden:::)))

28 Aralık 2007 Cuma

BALI PARMAKLAMAK KOLAY ÜRETMEK ZOR

YALOVA ARI YETİŞTİRİCİLERİ BİRLİĞİ


Birliğimiz yönetim Kurulu ve arıcılarımızla 26.12.2007 tarihinde Milliyet gazetesinde yayınlanan “Bal Sanayicileri İthalat İstiyor” başlıklı haberi okuduk ve üzüntü ile karşıladık.
Konu olan haberde Balparmak firması kurucusu ve Bal sanayicileri derneği 2. başkanı Özen Altıparmak’ın demecinde; “Temiz ve sağlıklı bal bitti. Piyasayı hileli ve kalıntılı bal işgal etti.” demeci çok üzücü ve düşündürücüdür.


Bal Sanayicileri 2. Başkanı olarak verilen demeçle Bal sanayicilerinin piyasada olan balları sahte ve kalıntılı mıdır? Tüketicilerimize balın özelliklerini tanıtmamız gerekirken, bazı firmaların zamanında yaptığı basitlikle ve zararlı “bizden başka herkesin balı kötüdür” politikaları ile mi hareket etmeliyiz? Daha kaç altın yumurtlayan tavuk kesilecek? Apimondia- Dublin kongresinde Türk Ballarında cloran-fenicol çıkmasının açıklamasını kimse yapmamıştır. Türkiye de kullanımda bulunmayan bu ilacın ballarımızda çıkması şüphe uyandırıcıdır. İthal edildikten sonra, yurt dışına Türk Balı olarak satılan balların ülkemiz ekonomisine ve tüketicilerimize zararları ortada değil midir? Daha nasıl İthalat kelimesi telaffuz edilebilir ki?


Geçirdiğimiz 2–3 yıldır gereksiz spekülasyonlardan dolayı baldan para kazanamayan Arı Yetiştiricilerinin bir başka krizle boğuşmasının faydası kime daha çok olmuştur? 2–3 yılın arıcılarımız tarafından analizinin yapılabilmesi büyük önem taşımaktadır. 2 yıl önce “ballarda kalıntı var ve sahte bal çok” denilerek piyasadan ballar seçilme usulü ile alındı. Üreticiler Ayçiçeği ballarının tenekesini 65–70 YTL/26 Kg. ye sattılar. Bir sonraki yıl Ayçiçeğinde verim %50 düştü. Bu seferde 9000 ton bal ithalatı yapılacak denilerek 100–150 YTL/26 Kg. fiyatlarla bal satıldı. Sadece ayçiçeği balında arıcılarımızın eline geçen parada hiçbir farklılık olmadı. Ama arıcıların can çekiştikleri senelerdeki bal fiyatlarının karlılığının tadı; birilerinin damağında kaldı. Arıcılarımızın ayakta durmaları nasıl beklenir?


Yılın büyük bir çoğunluğunu evlerinde uzakta ve sürekli masraf yaparak üretimde bulunmaya çalışan arıcılarımızı ayakta durmaları ne kadar zordur. İthalat rüzgârları durunca tekrar rüzgâr estirme çabaları mıdır? Rüzgâr deyince Yunan Mitolojisi hatırıma geldi;

Mitolojide Truva Savaşı için Agamemnon’un rüzgâra muhtaç gemilerini hareket ettirmek için kızı İphigenea’yı Artemisi’e kurban etmesi ne kadar üzücüdür. Arıcılarımız daha ne kadar kurban edilmeye çalışılacak, sabırla bekliyoruz. Avrupa bizden Türk Balı isterken, biz insanımıza vasıfsız ithal balları mı yedireceğiz?


Yalova
Arı Yetiştiricileri Birliği
Yönetim Kurulu Başkanı
Mustafa Yıldız


NOT:
Yukardaki açıklama bana mesaj olarak geldi,bende telefon edip yayınladım.
Burada bir açıklama yapmak istiyorum,basın açıklamasında adı geçen ve ülkemizde kullanılmayan ilacı dünyada sadece Çin kullanıyormuş,bu nasıl garipliktirki ihraç edilen Tük ballartından bu ilaç çıkmış.Dün atıp tutanlar buna bir cevap versinler bakalım.

BAZILARI ÇORAP DEGİŞTİRİR SANKİ

Kardeşim bu ne hız yavhu,iki gündede site gümletilmezki.Hocanızamı çektiniz diyecem,o 4 ay sonra sitesini gümletmişti,ne hızlılar varmışta haberimiz yok.Ali Osman usta olmoru böyle::))) Yeniden hayırlı olsun bakalım.



http://pinarhisarlialiosmancalik.blogspot.com/

27 Aralık 2007 Perşembe

HIYAR SERASI


Yazın ağıstos ayıydı sanırım,Gebze Denizliköyü ve bir salatalık serası.İçersi açayip sıcak ve bunaltıcı.Birde içerde çok agır ilaç kokusu var bazı arılarda sarhoş gibi,salata çiçegine konmuş hareketsiz duruyor.

BENDE ALEMCİ TİPİMİ VAR

abi blogunu izliyorum merakına ve araştırmalarına hastayım hele o koca yemiş dediğin ağaçtan burlarda yetişmiyor pürenleri ise hayretle izledim arı birleştirmeni videoda izledim arkadaşlara anlattım hadi yaaaaa dedilerben memleket ve isim................başarılarının devamını diliyorumnot tava tava hamsi kestane kebap falan iyi güzelde masada rakı göremedim muhabbet rakısız olurmu aşkolsun yani.

ŞAŞIRDIMYOLUN DÜŞERSE MUTLAKA AMA MUTLAKA BEKLERİM
MSN adresim.......................10 kovan da arım var ellerinden öperler

Şimdi mesaj bu,ne demek lazım bir yazayım nerelere gideceğiz.Daha önce bu arkadaşla konuşma tanışmamız olmamıştı.Neden böyle bir yazı yazdı diye düşündüm,düşündüm bizim siteleri takip ede ede beni kendinden biri gibi görüyor.Çokta samimi şekilde rakı arıyor.Madem beni bu kadar sevdiğine göre bizde sevdiklerimize bir yazalım.Şimdi adam internetin başında ve herkesin ayrı bir ruh hali var.

Bana göre içki içenler hastadır,durup dururken niye içerki adam.Ve gene bana göre bali ve tiner çekenle içki içenin farkı yok ki.Neden mi?. iki tarafta kafa bulmaya çalışıyor.Adamın kafa üstünde ama herhalde kaybetti ki arıyor ve bulacak.Bu tür kişilere bazen sağlık kuruluşlarından yardım çağrısı yapılır,bize müracaat edin sizleri tedavi edelim diye.Demek ki bunlarda sorun var.Şimdi deliye deli de ben deli değilim der.Belki içenler bizim sorunumuz yok diye bilir.


Olayın bir başka yanı sağlıklı yaşamak.Bölümüne gelirsek,içki bünyeye acayip zarar veriyor.Özellikle karaciğeri bitirmeye devam ediyor beyinde de acayip hasarlar oluşturuyor.Tarım ilacı içsenizde öldürmeyecek dozda aynı zararları verecek beyin ve karaciğere.Hiç bir faydası olmayan,cebimizdeki çoluk çocuğumuzun rızkını çöpe atıyoruz.


Dini yönünü sorarsanız,birde bu işlerin öbür tarafı var.Allah korusun hele içkili ölenlerin imansız gittiğine zamanında fetva verilmiş,bazen bazıları o kişinin cenaze namazını kılmazlar,kılsanızda fark etmez iman yoksa,ben yaptım oldu demekle olmaz bu işler.İman kişinin her şeyidir ahirette,imanınız varsa Allah sizinle muhatab olacak,imansızların hesap kitabı olmayacak.Sen müslümansan Allahın emir ve yasaklarına uyman lazımdı,sen ne kadar uyuyorsun derseniz,eksikliklerimiz çok fazla,en aza indirmek için çaba harcamak gerekli.Allah tövbe edin.Tövbenizi kabul edeyim der,ne kadar günah olursa olsun siler bu onun çok merhametli olduğunu gösterir. Ama aynı hatada ısrarı sevmez.


Bunları neden yazdığımı sorarsanız madem beni seviyor ve değer veriyorsanız sizi sevdiğim için uyarayım dedim.Kimseyi kırmak,aşağılamak,kötülemek için değil sadece beni sevenlere değer verdiğim içindir.Aslında yazılacak ve anlatılacak bu konu hakkında o kadar çok şey varki böyle resimsiz yazıları uzatmak istemiyorum.Yazmaya kalkar samda ansiklopedi yetmez:::)))

25 Aralık 2007 Salı

SENEDE BİR SUCUK PARTİSİ KESİN OLUR::))

Dün gece sucuk işinide hallettim,Sucuk için kıyma ve bir sürü baharata ihtiyacınız var.Bu baharatlar belli ölçülerde olması lazım.İyice yoğrulan kıyma ve baharatlar aslında bir gün dinlendirilir,ben bir kaç saat beklettikten sonra doldurmaya geçtim.Çünkü makinayı bekleyenler şu an sıraya girdiler.
Bu makina bir çok işe yarar,kıyma yapar domates kıyar,ceviz fındık çeker,özelliği çok ama ben sadece sucuk işinde kullanırım,1988 yılı gelen göçmenlerden almıştım.Ve daha sonra bu tür malzemelerin yerini bulmuştum İstanbul Mercanda Polanya pazarı.Oradan yurt dışından gelen bir sürü malzemeyi alıp Bursa'da pazarlarda satmıştım,o zamanlar öyle para kazanmıştımki düğünümü onunla yapmıştım.Gene 20 sene öncelere gittim be.Daha sonra bir kaç arkadaşın malına el kondu,bende o zaman bu işi bıraktım.Polisler diyorki kaçak,kaçaksa filan yerde gidin oraya yok orası beni ilgilendirmez burasına bakarım.Bir dönem geldi geçti kısa sürede çok iyi paralar kazanmıştık.
Şimdi bakıyorumda o zamandan hala bir sürü kullanmaya ayırdığım malzemeler duruyor,dürbün 3 tane bırakmıştım boy boy.Tabanca havye,satranç takımı,Zenit 12XP fotoğraf makinası objektif takılabilir özellikteydi ama debremde kayboldu,ve yılda bir kullandığım bu kıyma makinası.Sert aliminyumdan pas falan yapmaz,beni kesin mezara yollar,o hala kalır gibime geliyor::)))
Oğlum Furkan bu sene makinanın kolunu o çevirdi,foto işleride ondaydı,en az 2 en iyi üç kişiyle sucuk dolumu yapılır.
Burada görüldügü gibi degil yani tek başınıza kesinlikle yapılmaz bu iş,sen ne yapıyorsun derseniz artislik yapıyorum derim.
Filim artık sona yaklaştı,yakında bitecek,yukarda atlanan işlerden biride kıyma baharatlar yogrulup dinlendirilirken,tavada bir parça kıyma kavrulup yenir.Niçin bu yapılır tadına ve tuzuna bakılmak için son rutuştur o.
Görüntü için berbat diyenler oldu,bende onlara miyav de bari dedim.::)) ciger misali.

Sizde bu tür bir iş yapmaya kalkarsanız,10 kilo kıymaya gerekli malzemeyi yazayım bu baharatı biraz fazla olanıdır.100 gr.karabiber,120 gr.kimyon,30 gr.bahar,40 gr.tozkaranfil,20 gr.tarçın,200 gr.kırmızı biber,az çemen bir kaşık kadar.Hazır malzemelerde kaç kiloluk isterseniz sarımsagı bile içinde var,birde doldurmadan kardıktan sonra kullanabilirsiniz,buzluğa atarsınız.Az baharatlı isteyenler kimyon ve karabiberde 20gr geri gelecekler.Sizede afiyet olsun banada::)))

KORKMAYIN KAFANIZI SİZDE SOKUN KOVANLARA

Bu kutudaki arıların tam anlamıyle ne ırk olduğu belli degil,Muğla diye umuyorum,hala yumurta attığına görede öyle olmalı.Kutuyu açtıkmı kötü söylüyor,Bende gördüğünüz gibi korkmadan söylediklerine aldırmadan seyrediyorum.Bakalım bahara çıkarsa anayı büyük kovanda bir test edecem.Son turfanda anaarılardan pekte kaliteli şekilde üretilmedi.Zaman itibarıyle çok geçti ekimin sonlarında eşleşmişti.

23 Aralık 2007 Pazar

KURBAN BAYRAMININ SON GÜNÜYDÜ

Bayramın son günü Pelitli köyüne gitmeyi düşünüyorum.Hem hacı amcayı ziyaret hem arılara bir göz atardık,ama gelip gidenlerden anladımki bayağı yaşlanmışız be.Eskiden ziyaret eden falan olmazdı,biz giderdik,şimdi bize geliyorlar hayret.
Bende balkondakine bir ziyaret gerçekleştirdim,gerçi gece Murat Çakır la rahatsız etmiştik hemde hiç ikramda bulunmadan.Kutuyu açınca ilk resim buydu.
Daha önce verdiğim polenleri yavaş yavaş alamaya devam ediyorlar.
Hatta en geride iki çıtaya arı basmıyor alayım boşları dedim,olmadı çünkü polen ve bal atmışlar.
Bu arada ne kadarda duman versen faydasız saldırıyorlar,fakat yüzümde surat maskesi var.
Hemen kutuyu açmadan hazırladığım donmuş balı ikram etmeye başladım yoksa tepemize çıkmaya başladılar bile.
Saldırgan arılara bakarken biraz daha rahat etmek isterseniz onları boğazlarıyla baş başa bırakın.
Bir kaç yere bal sürdüm,saldırmak için tam fırlayacak odane bal,sizi bırakıp bala dalıyorlar,bu yöntemi yazında kullanabilirsiniz.Sıpreye koyduğunuz şurubu saldırgan arıya püskürtün saldırganlığı azalacak onlar şurupla meşğül olurken ne yapacaksanız en kısa sürede yapıp kapatacaksınız.
Balkonda tam saymadım ama 50 tane civarı arı ölüsü birikmiş.Şuraya bakın bir gıdım arıdan bu kadar ölen oluyor,demekki kovanlarda miktar nedir. Bal verildikten sonra savunma tebbirler artırıldı ,devriyeler her şeyi kontrol eder oldular.
Balıda yedilerye başladılar hareketlenmeye daha önce az hareket vardı.Bu sırada resmin sol üstünde enselenen bir arı var,bayağı izledim,yabacı arı geldimi havada saldırıyorlardı.Bu resimde azcık polenle gelen bir arı giriş deliginde içeri girmek üzere.
Ayakları tam dolu polenle gelenler vardı onları bir türlü çekemedim,iki üst resimde az polenleri enseleye bildim.
Bir ara baktım yabancı bir arı kutuya girmek için dolanıp duruyordu.Bende giriş deligini iyice daralttım.
Kutuyu ilk açtığımda çektim bu filmi.Makinayıda düşük çözünürlüge ayarlamıştım az yer tutsun diye tüm resimleride aynı ayarda çekmişim,aslında filim çekimi için düşük ayara alınmıştı.Çekim yaparken daha bal falan vermedimya,arılardan biri objektiften içeri girmeye çalışıyordu.Hemen çekimi bıraktık ikrama geçtik.


Ballara nasılda yumuluyorlar,aralığın 15 şinde kapalı yavru vardı ve beni iki yerimden sokmuşlardı.Bu sefer çıta çekemedim.

ÜÇÜNCÜ BAYRAM AKŞAMI BÜYÜK ŞEF KONUĞUMUZDU.

Murat Çakır memleketi Bilecik'ten dönüşte erkenden yola çıkmış çıkmasına ama,Arif Uysal abi bir çayımı iç demiş::))).Tabi çay içmek 3-4 saat sürünce trafige yakalanmışlar.Gebze'den geçerken bana tel etti gel evdeyim dedim dinlen sonra gidersin.İyi oldu dinlendiler gece 11 de yolcu ettim.
Dinlendikten sonra arkadaşlarla biraz muhabbet ettiler,Halil Bilen gaz veriyordu abi yat nasıl olsa eve girmişin,sabah gidersin diye.
Murat kendine geldikten sonra,balkondaki kutuyu açtık gece yarısı,ne diyeyim Allah akıl fikir versiniz diiyeceksiniz ama sizede versin.Kendimiz içinmi baktık sizin içindi.Odaya döndük hala balkon muhabbeti devam ediyordu,bende seneye koyacam deyince Murat, yengede bizi evden attıracan galiba dedi,ben içimden gülüyordum,Benim hanımda daha önce bizim şikayet edildigimizi anlatmaya çalıştı.
Bu arada evde acayip satranç maçları vardı,Muratın fotokopisi Enes Çakır,benim paf takimı Furkanı dagıttı.Furkan hırsını alamadı ah abim olsaydı derken,abisi eve geldi,Enes Türk ve Enes Çakır maçları vardı,maçlar bir bir bitti,adama bak deplasmanda yenip gidecek be::)))

Furkan abisine acayip gaz veriyordu,Enes Çakır İstanbulda turnovalara katılmış ve satrançcı kendisi öğrenmiş,güzel oynuyordu biraz izledim,çocuklara Rusyada mutlaka öğretilir bu oyun ve ilk okulda derstir.Beyni geliştirir,bir hamlade bir sürü seçenek içerir.Buda düşünmeyi ve mantıklı hareket etmeyi sağlar.Gene bekleriz buyrun.

22 Aralık 2007 Cumartesi

BAYRAMDA 5-6 DERECEDE ARI UÇUŞU

BAYRAMIN ÜÇÜNCÜ GÜNÜ HAVA GÜZEL

Balkondaki kutu 3 gündür çıkmıyordu acayip çalışma var,hava durumuda saat 11 de 5,5 derece.



20 Aralık 2007 Perşembe

TÜM İSLAM ALEMİNİN KURBAN BAYRAMI KUTLU OLSUN

Allah devletimize zeval vermesin,nice mutlu ve huzurlu bayramlara ulaştırsın.

NOT:Yazıyı yayınladıktan sonra bir açıklama yapmak geldi içimden.Devletine zeval gelenlerin haline bir bakın,Irak,Afganistan,Filistin,Çeçenistan,ve Doğu Türkistan.Buralarda insanlar özgür değil,ve her türlü tecavüzede açıklar,biz durduğumuz yerde kaşınıyoruz.Allah kerkese akıl versin,ileriyi görme feraseti versin.

19 Aralık 2007 Çarşamba

MİSAFİRLERİM VARDI

Artık istedigin kadar resim çekebilirsin abi,artık siten var abes kaçmaz.Birde dijital alacam dedi,yandık haa.
Bahtiyar abi ve oğlu bu gün Gebze'ye geldiler,Biraz görüşüp sohbet ettik,Bahtiyar abimiz yanınızdaysa neşesiz kalmazsınız. Ertuğrul'a sitenin kullanımını yükledim gittiler.

Ya millette ne çok kotuk merakı var şuraya bakın,koltuktan kalkmaya gelmiyor."Arı bakan"ının koltugunda herkesin gözü::))).Ertuğrul yakıştı haaa.Hayırlı olsun.

18 Aralık 2007 Salı

ARILARA HAZIRLIYORUM AMA,.....

Bu sene ilk defa yedek anaarılarımız oldu.Bunları geç elde ettiğimizden polen stokları ve balları yeterli değiller.Arılara polende bal kadar lazım olan bir madde,biz nasıl sadece ekmekle yaşayamayıp su içiyorsak.Onlarda sadece balla yapamıyor polene ihtiyaçları var.Sadece balı olan bir kovan polensiz sönmeye mahkumdur.Yukarda bir tabağa polen biraz toz şeker ve su koydum.
Demlikteki su kaynıyor,ve tabakta ısınıyor.
İlk başta polenle su düşman gibi duruyorlar sonuç süper oluyor.Acayip lezzetlibir macun çıkıyor ortaya.Poleni olmayan arı çıtaların üzerine konan polenleri petek gözlerine taşıyor.Fazla olsa 5 tabak yersiniz kesin ,bana doktor yasakladığından izinsiz yiyemiyorum.Sadece tadına bakıyorum,bir sefer fazla bakmışım,tabakta kalmadı.
En son durum bu,filmide var aşagıda gelecek ama sistemde sorun var,iki sefer şimdilik kayış attı.Yükleriz inşallah.

Polen hazırlanışı.

17 Aralık 2007 Pazartesi

CUMARTESİ SOKTULAR BE.

Cumartesi günü balkondakileri bir ziyaret edeyim diye kapıyı çaldık.Vay senmisin gelen,bunlartda yüzde kalmamış,kapıyı açtığımıza pişman ettiler be.
Hem ziyaret edip donmuş bal vereyim hemde çoluk çocuk nasıl sohbet edeceğiz,burnumuzdan getirdiler.Duman falan hikaye her tarafa dalıyorlar bendede surat maskesi var.
Ve daldık çıtalara,one be maşallah,açık kapalı yavru mevcut,ama şun an sağ kolumdan iki tane soktular,bir an önce işimi bitirmeliyim.
Çektiğim çıtada anayıda gördüm,makinayıda küçük oğluma verdim filme aldiye,oda bu fotoları çekmiş.
Çıtayı yerine koydum,ve birbirlerine yanaştırdım.bal verdim donmuş şekilde ve hala iğneler kolumda,biraz bal koyunca beni bırakıp ballara daldılar şu an iğneleri çıkarıyorum geride.
Ve borsayı kapattım,durum iyi.
Bu evin içine girince çektim,aşağıdaki resim bir saat sonrasının.Biraz şişti.
Not.Yazın 50 kovan arıya bakım yap,bir sefer sokmaz.Sorun burada soğuktan kaynaklanıyor.Sen bu mevsimde açarsan az bile yaptı diyenler olmalıydı.Resmen kaşındım yani.Gene bu kutunun 1 ay öncesinin filmi vardı,arıların uçarken yorulanı yüzüme konup dinleniyordu.
Daha sonrada oğluma çekim yapmayı öğrettim,hava sıcaklıgı 9 dereceydi.balı yiyen tur atmaya başladı.Ama çok arı ölüsü var balkonda.Bu kutu bir posta sağlam yavru yapsa.Baharı bulur gibi.

YENİ 3 BLOG DAHA YAYINDA

http://bahtiyarkor28.blogspot.com/

http://pinarhisarbal.blogspot.com/


http://aliosmancalik39.blogspot.com/


Hayırlı olsun dedim gitti.

16 Aralık 2007 Pazar

16 ARALIK PAZAR 2007

Bu gün öğlen saat 2 gibi Emin abinin eve misafir oldum.Bayağı bir sohbet ettik,onun balkondan denize, sahile ve balkondaki arılara baktım.İşinize gelirse,inanmayan aşağıdaki filme bakar.
Hala çiçek,halaaaaa,ama donuyoruzzzz.

Koca yemişler aahhh,niye geç kaldınızki,şimdi o çiçekleri ne yapalım,arıda konmayınca sizin seneye meyvenizde olmazki.

Bu inekler rahat durmadılar,rahat dursalardı,bir çıta çekip aşagıda yenlikleri var onu alıp,donmuş bal ve polen verecektim.Bende çıta üstüne vegördügünüz boşluktan aşagıya saldım gitti,ne halleri varsa görsünler,buldular parmak kadar çocuğu maskesiz hava atıyorlar.

Görüntü biraz acayip ama,bu donmuş bala erimiş polen oluyor,beğenirlermi diye düşünmeyin,aşağıdaki resme bakın.

Hemen daldılar polenli ballara, Bu sene bahara çıkacaklarmı bakalım,sırf bunlar içinde geldim diyebilirim,aç kalmasınlar en son baktıgımda hala yavru vardı bunlarda.Çoluk çocuk çok olunca masrafta çok olur,bende aç kalmasınlar diye ötekilere bir şey vermiyorum bunaların sonunu merak ediyorum.Polen stoklarıda yok,manyaklar hala yavru yaparlar.




Artık musluk ve önlerinde,ölmüş yada ölüme terkedilmiş arılar görmeye başladık,bahar yaklaştıkça bu ölümler hızlanacak.
56 Yavaş yavaş arka sıraya gidiyor,arılıktan ayrılmadan birazdaha geriye aldım,bir seferdede sehpanın yanına alıp,sonra tezgaha çıkarırız.


Son durumlar böyle dışarda tek bir kovanın arısı geziyordu,derdi ne anlamadım,oda karniyol melezi,daha başka 4 melez daha var onlardan tık yoktu.

Emin abinin eve misafir oldum.İzmir'deydim desem::)))
Buda öğleden sonra 3 gibi Pelitli köyü hava acayip soğuk arıların hiç biri çalışmıyor hava 7 drece civarı.Bazı sarıcalar kovanlardan çıkıp gidiyorlar onlar hala faaller.16-12-2007 pazar.

ALİ'CİM AMAN DÜŞERSİN DİYORDU,DERDİ BAŞKA TABİ HURMALARI HALLETTİM AMA.

Tamam hacı amca düşmem merak etme,şurda ağız tadıyla birkaç hurma yiyeceğiz,gölge etme istersen.Ne biçim tatlanmışlar sanki bal diyecem ,bal olmaz.
Yediklerimi gördükçe artık daha fazla dayanamadı ve çekip gitti,ben hala ağaçtayım.Ayrıca benden habersiz muşmulalar toplanmış,bunuda bir yere yazdım haberin olsun dedim içimden tabiki.
Not.Doktor olmadımı ne güzel,olsa başımıza bela,aman dur diye çıkıp kesin ağacı kırardı.

HABERSİZ HABERLERLE BURADAYIM

Bu arılığı size yazın tanıtmıştım.Sahibi belediye emeklisi,Gebze'nin tepemanayır köyünden.Benim şimdiye kadar gördüğüm en faal bal satıcısı,münübüsü var,çeker bir anayol kavşagına standını çıkarır,münübüsede bir bez afiş,bir kaç boş kovan,çoktan beri bir türlü denk gelmedi resmini çekip konuşacamda,bu cuma,cuma namazı çıkışı cami avlusunda çarpıştık desem iyi olur.Adamı ararsınız bulamazsınız şu işe bakın,cami avlusunda size çarpıyor.
Baştan bana bal satmaya kalktı,acayip çene var,elinden gelse arısı olmayana bal sattırmayacak,marketlerde dahil.Çünkü onlar balmı,gilikozmu sattığını bilmezlermiş.Benimde katıldığım nıktalar vardı sözlerinin bazı yerlerine.Derken Ben Ali Türk dedim.Arıcıyım filan deken iş birliklere geldi.Dediki bunlarda iş yok bir iş yapacaklarıda yok,ne istiyorsun bal paketleme,peki birliğe gittinmi yok üyemisin yok,bizim işler hep böyle,efendim devlet karşılıksız hibe veriyor,falan filan,sadece at.Evet devlet Avrupadan gelen bir para var,bunu proje karşılığı veriyor,yapacagınız iş 100 milyarsa 50 milyarı karşılıksız benden diyor,ama sen bu işe başlarken,sendede 50 milyar olmalı,sen işi bitirdikçe ben bana düşeni yapacam.Al sana 50 milyar demiyor yani.Birlik yol katettikçe parça parça para veriyor..Devlet bu
hibeyi şahışlarada yapıyor,kişi başına 75 milyara kadar olması lazım.Yani kişi tek kendi şahsına bir projesi varsa,75 milyarı benden diyor.Birliklere 300 milyar olması lazım.

Gülersin beleş hibeyi duydunya,Birliğin yolunu bilme ama eleştir.

15 Aralık 2007 Cumartesi

8-ARALIK 2007, SON GÖRÜNTÜ,YİYİCİLER::))

Yemeklerimizin büyük bölümü kaldı,bu yiyicilerde iş yok bence.Şef garsonda gerekli reklamı yapamadığından böyle oldu.Oturduğu yerden buyurun demekle olmuyor demekki.Bu Mustafa Kabaoğlu arılığındaki son görüntüydü,zaten sona yakında çekildi, 2 saat sonra ayrılmak zorunda kalmıştık,hava kararmaya başladı birde yanında yağmuruda alarak,yeter artık çıkın buradan der gibiydi.Herkes şimdi nerede toplanacağız ve zamanı soruyor,bakacağız acele yok.Taa İzmir'den bile sulananları görünce bende bir acayip oldum.Truzim işinede bir el atsakmı acaba????::)))

ARALIKTA YAVRU UÇUŞU

Bir hafta önce arılar yavru uçuruyordu.Şimdi kar soğuğu var.filim 7-12-2007 de çekildi.

14 Aralık 2007 Cuma

67 ÜLKEDEN,YÜZLERCE DEGİŞİK VE İLGİNÇ FOTOĞRAFLAR

Her ülkeden diğişik fotolar var,tek tük görmüştüm,bu gün albümün tamamı denk geldi.İlginizi çekecektir,kafanızde yeni hayaller oluşturacağı vede ufkunuzu açacak kesin. litvanya olması lazım,fener bahçe arılığı yapmışlar.Resimleri kopyalayamıyorsunuz.Linki yan tarafa ekledim ama burayada atayım.Bizdende bir resim var hiç hoşuma gitmedi,o bal alma arabası boyalı olsaydı,bukadar çirkin durmazdı.

http://www.worldbees.com/cgi-bin/apimages/imageFolio.cgi

13 Aralık 2007 Perşembe

OĞUL BULUNCA GÖBEK ATANLAR.

İstanbu'lda sabah çorbası,ve muhabbetler taaa ne zaman başladı Allah akıl versin.Bende içinden sizi delimi öptüde bu saatte buralardasınız diyordum,kendimde dahil::))

12 Aralık 2007 Çarşamba

7 ARALIKTAN GÖRÜNTÜ

7-12-2007.günü çekildi.Bu filmin resimlerini İstanbul'a gitmeden yayınlamıştım.Sığırlıkta yakaladığımız oğulun anaarısını aldık,yeniden ana yaptırttık.Ekim sonu eşleşti bu anaarı.

KARAKOVAN KIŞ SALKIMINDA

Bu kovanın bahardada filmini çekmiştim.O zaman Mustafa hocam bal alırkende gel filim çek ve balınıda yeriz demişti.Bal alma zamanı tüm arıcılar yoğun oluyor gidememeiştim.Kısmette kışsalkımında çekmek varmış.Bazıları yani magazinciler ben çekim yaparken korkmuşumda yüzümü kapatmışım filan diyorlar,peki siz o sırada neredeydiniz diye soran yok.Biz sokulma pahasınada olsa o filimleri çekeriz,hem magazincilerle ne uğraşıyorumki.

Not.Bizim sitelerimizi yeni bulan yeni arıcılar öğreniyorum.Benim youtube de 50 tane civarı filimlerim var,yeni başlayan arıcılar için çekildi,kafanıza takılan konuların çoğu uygulamalı ve anlatımlı.Yuo tube de,kullanıcı adım alicik1964.bu isimde ararsanız tüm filimlerime ulaşırsınız,bazıları bayagı izlenmiş,dün akşam fark ettim.

11 Aralık 2007 Salı

SADECE YEMEKLER OLSA,BUYRUN KESTANELERİDE GÖTÜRDÜLER.

Doktorlara paydos,herkes kendi doktoru olsun.Mubarek bu kestaneler ben yemedimya bitmediler ne bereketliymiş. Resim çektiğimi sanıp yutkunanların hali nasıl ama.Osman Ünal ise elektirikli petek yapıştırmayı anlatıyor. Buarada Ünal'ın site adresi= http://www.unalmarket.com/

Başka bir not ise aklıma geldi.Davet ettiklerimizden 3 kişi gelemedi,biri Murat Döner işyerinden izin alamamış.Biri İlhami Uyar,okuma varmış çok tanıdığı birinin ,okumadada doktorda yokmuş.Ne götürürsen götür.Bir başka arkadaşımız ise Almanyadan Mehmet Yüksel atla uçaga gel dedim,tamam abi demişti,gelmedigi gibi hala mazerette bildirmedi.Bir dahaki sefere kendileriyle özel ilgilenecem .Olmooru böyle.

İTİRAFÇILAR BURDA GÖRÜN

Burada beni soruyorsunuz senin suçun yokmu diye yok derim,çünkü ben sonradan yazdım,ilk yazanlar düşünsün.:::)))

09 Aralık 2007 Pazar

ŞAHANE BİR ORGANİZASYON OLDU

Sayın Mustafa Kabaoğlu,Bizi ağırlayan abimizdi.Olay çok ufak ve basit gelişti.Yazın Murat Çakır'la ziyarette bulunmuştuk.Gene sorup duruyordu Ali'cim ne zaman geliyorsunuz.Bende kafamdan 3-5 kişi düşünüyordum abi geliriz diyordum.Hafta içi Murat diyorki abi Mustafa abilere gidiyormuşun bizim niye haberimiz yok,dedim benle sende varsın.Derken ne gibi hazırlık yapalım diye kendi aramızda konuşmalar yaptık.Bunu Mustafa beye ilettim,dedi hiç bir şeye karışmıyorsunuz bana kaç kişi geleceksen sayı ver.Bende 10 kişi civarı dedim,sonra arkadaşları çagırmaya başladık,herkes can atıyormuş ne bileyim.Gördünüz işte,Eskişehirden gelen oldu,Vizeden gelen oldu,Tekirdağdan gelen oldu ve de şahane oldu.Şimdi yer tespiti yapmaya çalışıyoruz nerede tekrar buluşalım diye.::)))Hikayenenin tamamı buydu,şimdi aşagıda gelişmelere bakalım.
Şenol Civelek,Kırklareli vize'den sabah 6,30 çıkmış,biz otogarda bekliyorduk kendisini,emlakçı Salih kardeşimizda bize kavaltı hazırlamış kafasına göre bir pilanda o yapmış.Şenola dedik sen gişelerde in seni oradan alacagız.Şenolda inmiş biz gittik almaya,yolun karşısından bu tarafa geçerken resimledim,hemde üst geçitte.En büyük arıcı bizi arıcı temposu olmadı,şimdiki aklım olsa bir tezahurat atardık,arıcılar var konvoy var.5 arabayız her arabada iki kişi vardı.
Şenol yanımıza geldi sarmaş dolaş olduk,doğru çorba içmeye.
Buradada resimler almak istedik bu seferde resmin dışında kalma olayı var,garsona verdik makinaları,garson kesin akşama zam istemiştir ben garsonmuyum fotocumuyum diye.Bizim makinaların işi bitti Bahtiyar abi cep telefonunu verdi birde bununla çek diye.
Çobalar içildi sohbet şahane,Mustafa bey arıyor nerede kaldınız,yoldayız gelemeyenleri bekliyoruz dimi,hemen toparlanıp kalktık birde espiri vardı,otogardan çıkarken emlakçı Salih yanlış yola girdi,ta topkapıya gidip tekrar mahmut bey gişelerinden Şenol'u aldık.Halil'de bilmiyormuş istanbulu onu gezdirmek için bilerek o yola girdik diye espiri yaptık.Doktorda beni telefonda arıyor abi yolu bilmiyorsanız ben geçeyim öne,beni sabahtan hasta etmeye başladı,birde doktor bu adam,sen bizi takip et.
Batiyar Kor abimiz,benden önce girmiş tüp bebek işine be.Biz larva tranferi yapacagız diye tırmalarken o zamanlar bizi sollayanlardan.Halil'le uzun zamandır görüşmedigi için sarıldı zor ayırdık,çünkü gidecegimiz yerde bekleniyorduk.
Arılıga vardık,bizimkiler kovanların arasına daldılar,dedim gidelim Mustafa beyin yanına ondan sonra dalarız,Ev sahibi resmin aşagısında bekliyor,bizimkinler magazin peşinde.
Mustafa beyle tanıştık,samaş dolaş derken,gene kendimizi arıların içinde bulduk,yane oluyor derken kara kovan vardı yazın bunun filmini çekmiştim,gene filimlerimiz var ilerleyen zaman içinde yayılanacak.Hadi bazılarının sitesi blogu var,bahtiyar abi niye çekim yapar onu anlamıyorum.
Karakovanın içinden makro resimler aldım,arıların bal stoku çok güzel,arılar salkımda ama saldırmaya balladılar,yukarda resim almaya çalışanların bir kaçmaları vardı,biz haber peşinde olduğumuzdan onu çekemedik.Belki magazincilerde bulursunuz,o görüntüleri.
Bu resimlerin filmide var,tekrar yayınlıyacağım.Karakovanın kış hali diye.
Sohbet öyle güzelki,akşama kadar sürdü,her konuyu konuşuyoruz soruyoruz.Resi soldan sağa Asım Kadıoğlu,Adem Erdem,Murat Çakır,Şenol Civelek,Sait Işık,Halil Bilen ve Bahtiyar kor.::)))acayip espiriler koydu zaten.
Mustafa bey anlatıyor,ben ne zaman bu tür yerlere gittiysem çok faydasını gördüm,mutlaka birşeyler kapıyorsunuz,bzı işlerin püf noktalarını bilmek çok önemli.
Bir adamın yüzünden bu kadarmı akar mutluluk?
Tablo harika.Arılığın içinde olmadıkmı sanki rahatsız oluyoruz,tek tük uçan arılar var.
Bunu merak ettik bu civarda birkaç ev var ve arılığın suyunuda du sistem sağlıyormuş.Pervane mili bir tulumbaya bağlı rüzğarda döndükçe su basıyor depolara.
Buda pervaneyi çekmeye çalışıyor ama ben onu çektim haberi olmadı.
Doktor bize bu kovanları gösterdi bakın oradada arı vardiye,yoldada bana diyorki,köpek var,onun için Halil'e beni yanına almış.Kovanların katları üstünde,katla kovan arasında önce çuval sonra gazete üstünede bos kat konulmuş.Kışlama bu şekilde seçilmiş.
Çiçek açmış bir erik ağacı.
Kovanların içinde turlayıp duruyoruz,ilginç bir hadise yalakarmıyız diye,biz haber peşinde koşarken,aşagıda çayı götürmüşler,halille bize ikinci posta demlenen çaydan gene 1 er bardak zor düştü.
Uzun kış günleri nasıl geçer çaresini bulduk sanki.
Sayın doktor birşeyler yapmaya çalışıyor işte,bende anlamadımki ne yapar,kendi arılarını çekmiyor,başka yerde kovana girecek sanki.
Murak Çakır kardeşimbayağı koşturdu,telefon trafigide vardı, sonradan gelenleri bir noktaya toplayıp oradan direk almak için.
Bu kovan yağmalanmış,bunu dişardan bakınca direk anlarsınız,musluk kirlenir,giriş yapısyapış bir görüntü ve petek kırıntıları olur.Bu kadar büyük arılıklarda kontrol çok zordur,anasız arılar varsa ilk onları görtürürler.
Yağmalanan kovanın birinde polenli çıtada ağkurduda işe başlamış,herkes işini yapıyor hemde eksiksiz.
Araştırmalar bitti gibi bir kulubeye doğru hareketlendik,yemek hazır gibi sözler duyduk.
Kulube etrafında yoğun bir çalışma vardı,o kadar kişiye ızgara hazırlamak zor,arkadaşlara buradan tekrardan teşekür ediyorum.
Artık öyle bir hal aldımki,nerede kimden tel gelecegi belli del.Bu bizim evden içişleri bakanı,sordu nasılsın geziniz nasıl diye,dışardayken önemli değil.Önemli olan evde hesap vermek::))
Degişik model ve tipteki ruşet kovanlar,su kontrasından yapılmış,bir santimlikleri ikiye yapıştırıp kovan ölçülerinde hizmet veriyor,5-6-7-8 çıtalık olanları vardı,bunlar baharda işe yarar diyordu Mustafa bey.
Bunlar eşek arı kapanı,oralardan Kadıoğlu buldu çıkardı.Birde bayagı güldük,Kadıoğlu yazın eşek arılarına bira almış.Pet şişelere birayı koyunca,sarıca arılar gelip içine girip ölüyorlarmış.Emlakçı Salihte Kadıoğluna dediki sen iki sefer cezalandırılacan,sebebini sorduk,birincisi biraya paranı verdin,ikicisi ise sarıca arıları öldürene kadar içirdiğin için.::)))Herkes bastı kahkahayı,bu esnadada birayı satan büfeci,Kadıoğluna sormuş abi içmeye ne zaman başladın.::)))
Halil'in içi gitti be,bu kadar ruşet boş bırakılırmıymış.
Eşref abi erken ayrıldı,bir kaç gün sonra Hacca gidiyormuş,Allah kabul etsin.
Bu böyle olmaz abi,şu hale bakın ya,doktor kontrolünde ilk yemek,biraz ot ve tabağa 2-3 hamsi.Millet götürsün sen bak,artık doktor kontrolü istemiyorum.Bu resimlere yorum yazmayayım diyorum.
Az yiyin az,doktorrrr şunlara birşeyler söyle,gücün bize yetiyor demi.Yuh diyecem dedim gitti.Hay maşallah,götürün ben nasıl olsa seyrediyorum.
Önümüzde boş bir tabak,ileri uzansan herkesin gözü sende.
Her lokmaya karışıyor be.

Bu ne ya bir daha doktor kontrolü falan istemiyorum.Aman çatala zarar vermeyin haaa.
Enver Sarıoğlu,sonradan ekibe katılanlardan daha sofra kalkmamıştı.Kadıoğluda hızını alamadı sanki hala sofradan kalmadığına göre,başka ne olabili Kışlamaya hazırlanmış arılık,su almayacak şekilde naylonlanmış.
Her iş için başka malzeme gerekli.Kestane pişirmeye de sobayı yaktılar.Yalnız burada bir şeyi atladık,yav.Közde patates sözü almıştık,nasıl unuttukki.::)))
Görüntü nasiiii,datı şahaneydi de.
İçim gtti be,şu güzellige bakın.
Kestaneler süperde doktor bana yeme deyip,kendi habire götürüyordu,bunda bir gariplik yokmu?
Ekibimizin geri kalan kısmıda geldiler,bende çok sevindim,ufak firelerle sıyırdık söz verenler İlhami abi ve Murat Döner harici herkes geldi.Az önce İlhami abi geldi yanıma kadar,mazeret bildirdi,Muratta çalışıyordu ondan gelemedi.
Ohhh yüzler gülüyor,herkes gülüyor,arkalardanda hala doktor beni koluyor birşeyler yerim diye.
İki resimdede sorun çıktı toplu resimlerde,Murat'ta düşük çözünürlükte çekmiş,Halil'in resimlere bakacam,albüme koymak için.
İkinci ekip gelince hemen toplu fotoğraf aldık,birazdan hava karardımı bu şansımız olmayacaktı.Ame benim çekimlerimde resim tam açmıyor ,arıcı ve resim albümü sitesinne.
Arıcılar hiç boş durmadı,bir sürü masa sandalye var,genede boş kovanların önünde sohbet olacak.Başkası açmıyor.
Adem Erdem,Murat Çakır ve Enver Saıoğlu,sarı oğlu bir arı bölmesi anlattı kırdı bizi gülmekten,biri birer çıta arı bölüyormuş,diyor böldüğümüz arının yarıdada geri geliiiiyyyyiii::)))
Maşallah ne berekli sofraydı,teşekürler Mustafa bey.
Izgaralar şahanede bende iştah yok,sadece seyrettim.İkinci postayı.
İkinciye sofra kuruldu,Uzaktan gelenler vardı,Murat Akın abimiz Tekirdağ'dan geldiler,Çok yemek arttı be benim gibi elli kişiye yeter,ama yanımdakiler doymak bilmiyor işte.
Sait Işık yeni tanıştık,pipo hiç ağzından düşmedi,emzik gibi.Birde demezmi,arılar sönerse Ali Türk sorumluymuş.Nedenide ben ne yaparsam onu uyğuluyormuş.Zarar ortaksa karda ortaktır,kural bu bence.
Doktor fazla yiyenleri kendi refakatında spor yaptırıyor,şekil yukarda. Hep gezdikartık akşam oluyor,acayip yorulmuşuz,artık sandalyalara çöreklenmeye başladık.
İsmail baklavaları yediemine aldı.
Hala doymadı,son gelenlerede yardıcı oluyor.Yeterbe demeye gerek görmüyorum çünkü dinlemiyorki.Bunlar benim bu seneki talebelerim be,hepside okumuş çocuklar,biri doktor olmuş biri iyi rutbede bir asker digeride kaptan.Okumuşlarla çalışmak zevk,çünkü benim gibi birine katlanabiliyorlar.::))))
Buradan bu işte emegi geçen başta Mustafa bey ver arkadaşlarına ve kendi arkadaşlarıma sonsuz teşekür ediyorum.Ne habermiş yaz yaz bitmedi,her resime bir espiri bulmak zor be.
Buda Mustafa Kabaoğlu'nun site adresi. http://www.ozuzay.com/

08 Aralık 2007 Cumartesi

7 ARALIKTADA BAKIM YAPTIM BE,ÇOKTAN BERİ KOVAN KARIŞTIRMAMIŞTIM.

Arıları bıraktığım yerde mutlaka böyle resimler alırım,bu bir nevi kayıttır.Yan yana 3-4 resim aldınmı sıralama çıkar ortaya,hangi kovan nerede bilirsin.
Bizim eylül oğullarından üretigimiz anaarılardan biri,kasımda eşleşmişti.
Günlük yumurta yoktu,ama donmuş bal verdim gene yavru yapabilir.
Bu mevsimde yumurta atarsa,aradıgım Muğla anası olabilir.Arının ırkı ne hala bilmiyorum,arının sahibini arayıp soracam,ama ne diyeyim ben senin kovanlardan oğul alan filanmı? Hacı abi diye gireriz konuşmaya::))
Buda kovana aldıgım,oğulun anası,anayı görüyorsunuz demi.İyi bakın orada.
En zayıflardan biri şu an 2-2,5 çıtalık bir arı.
Ben her sene bu şekil yaparım arının kışa girme şeklini.Bu poşete yorğan falan sıgar büyük boy.Hem kovanın üstünü hem arkasını sararım.Şekil resimdeki gibi.
Sarılmış ve kışa girmeye hazır kovanlardan biri,daha sonra,hepsinin üzerine naylon çekilecek.Şimdi öyle olmaz diyenler filan olacak ama benin sitilim bu.
Not.Doktor iyi bak bu esnada sehpa nasıl oluyor.Dandik dandik sehpa yapıpda kendine laf söyletme.Bakanlıktan bir iş yaparken bir görüş al.
Bu taraf kuzey kovanların arka kısmı.Ön sırada tek duran kovan yavaş yavaş arkadaki sehpaya doğru geliyor.
Bu kovanda iylerden biri,ana seneye bizi ortada bırakabilir,iki yaşında şu an.
Ama orta çıtada kapalı yavrulu bir petek vardı ve kapalı yavrulardan biri erkek arı.Bu resimde flaş kullandım,aşağıdaki resimde aynı çıta ama flaşsız.
Bu mevsimde kapalı erkek arı gözü,bir sürü soru işareti var.Ana ben gidiciyimmi demek istediki acep,yada her zaman erkeklerde lazım mesajımı bilmemki?
Bu kovanda kireçleme var,ana 2007 ama sorun var demekki.Şilede farketmiştim,aynen devam ediyor.Baharda ilk anaarısı degişeceklerden biri bu kovan.
Bu resmi çekmeyecektim,ama bir telefon geldi dün istemişlerdi cep numaramı.arıyı açtım Erzincandan biri arıyor.Ali bey hangi anaarıları kullanıyorsun,burası akvaryuma döndü ne diyeyimki.Adam benden medet umuyor,aldıgım analar iki üç yıldır berbat dedi.Kovan açık kaldı önümde,konu öemli,dedim kardeşim kendin üret,ve herkese güvenme,o kadar ilginç duyumlar varki,adam bazı yerleri kullanarak anaarı ürettim diye anacıların anarısını satanlar var bu sıra.Nasıl olsa devlet 15 ytl sini karşılıyor,adam kendim kullanacam diye anaarı alıp,ürettim diyede 5 ytl ye mal olanı kaça satarsan sat birde vasıflı de oh,gel keyfim gel.Ama yalanlar bir şekilde ortaya çıkmaya başladı bazıları kendi ipini kendisi çekiyor.Tekrar Erzincandan arayan abimizle görüşecegiz,ya belki benden daha iyi arıcıdır,bizi dev aynasında görmeyin biz sıradan arıcı bile olamayız ancak bizden artis arıcı olur.İnsanlarımızın kendine güveni yok,bir silkelenin be.Bu esnada kovan açık duruyor ve aklıma beyaz kovanda Murat ismiyle yazı yazan geldi aklıma.
Muhteşem abiye diyorya,abi saldırı diyince hani kovanı açıyorsunda arının yarısı bulut gibi size saldırıryor böylemi.Maşallah böyle bir arım yok,arılarım gayet sakinler,buradada arıların görülmesi için filaş kullandım.
Artık saat üç gibi işlerimi bitirip soğuk çökmeden motora atladıgım gibi Gebze'ye yola çıktım.
Pürenler gece ayazlarından yanmışlar artık.

Buda benim çalışmalarımı yaptıgım,minik kocayemiş ağacı.Fakat bu gün yanına bile gidemedim bu resim 30 metreden çektim,zomlalayarak,çiçekleri gayet güzel gözüküyor.

Not:Yarın İstanbulda olacağız,Magazin basını varmış birde arıcı çagırdılar kıramadım kendilerini.Arıcı olmak zor işte çagırıyorlar.Yaklaşık 20 kişi olacagız,Trakyalı,Murat Akın abimiz,Murat Çakır,Murat Döner,Oktay,Kaptan,Beyaz kovandan sait,İlhami abi,Bahtiyar abi,Doktorumda geliyor,saglıgım önemli,yarın bakarsınız gerisine.Kadıoğluda vardı galiba?::)))

BUDA BENİM ŞEFİM

Şeker yanında tatsız kalır diye tahmin ediyorum.
Şefim bizim komşu pastane kebapçı oldu dedim,bir ziyaret edelim dedi,bende kırmadım,sag olsun bee.
Dr.Muhteşem bey endişelenip duruyormuş bu çocuğun kolostrolü yükselecek diye,beyaz ete takıldık,yarında onun kontrolünde her şey serbestmiş.Dr.konrolünde olunca bir şey yapmıyormuş.
Bazıları nedir senden bu hacı amcanın çektiği desede,yağışlardan gidemedik yanına,kalmış gelmiş ne yapıyorsun sesin soluğun gelmedi pelitliye diye.Bir taraftanda Şefime bıktım bundan,yemek yemez meyvelere geldimi fil gibi diye iltifat etti bence.Bir de kendim gibileri oraya götürüyormuşum,adamın zamanında eriklerine daldılar şimdi adımız çıktı.Bahar yaklaştı be hadi hayırlısı.

07 Aralık 2007 Cuma

ROSTO YERMİSİNİZ ROSTO

Bu rosta adını verdigim yiyecek türü.İçinde sıvı olan Bursada verdikleri arı yemi.Arı yemi içinede konya şekeri diger adı fondon şekeri.Bir kavanoz kestane balı düşmüştü yere ,kavanoz kırıldı dibinde kalanı arı yemine kattım. Verdigim arıda bizim eylül oğularının birinin anaarısı var ve arı 2 çıta ancak vardı.Bayagı korktum,kestane balı arıya verilmemeli çok kokuyor.Yağma olabilirdi.Bereket bir hafta sonra gittiğimde son kalan fondon şekerlerini ancak bitirmek üzereydiler.Fondon şekeri bu sene piyasaya sürüldü daha nasıl bir ürün,arıya fayda ve zararları nedir belli degil.

ŞİLE'YE DEVAM

Ne oldugunu bilmediğim bir bitki.Bizim oralarda karayonca derler.Kadir başkanda daha ben bu bitkiye arı konduğunu yeni görüyorum dedi.Şile kızılcaköyden.

Not.Bir arkadaşım Sivas'tan filimleri izleyemedigini iletti,benimle alakalı bir şey degil tüm bloglarda sorun var.Benim site 3 gün önce otomatikman ingilizce içerikli oldu.Sivas'taki arkadaşımızın demesine göre beni tıklayınca olmadık sitelere giriyormuş.İstanbul'dan bir arkadaşa sordum,abi bir şey yok dedi.

05 Aralık 2007 Çarşamba

KİMSEYE İYLİK YARAMIYOR::

.Hacı amcamın güzel bir kirazı vardı.Bunuda yeri satarsa gittigi yere götüremeyecek,bari küçük fidelere aşı yapalımda,gittiğimiz yerde aynı kirazı yeniden yetiştireyim.Bizde aşı yaptık bir kaçtanesine,birine kirazın çiçeğini aşılamışım.Vay senmisin bunu yapan,diğer tutanları göstermiyor gel şu eserine bir bak diyor.Ne dersin şimdi,demekki kimseye iyilik yapmayacan,ne kadar meyve sebze yesende::))

İlginç bir mesaj.Hemde faal olmayan bloguma bismillahirrahmanirahim.

Son dakik gelişmesi diyeyim bari::))

1 Comment -
WritePostCollapsor();

Show Original Post

hıfzı said...
selamün aleyküm ali abi ben yozgatta giyim işi yapıyorum. ve başıma gelenebakın caddemize bir ogul arı düştü çok ufaktı amasenin yotub deki akıl dolu fikirlerle üç kovan oldu.tşekürler yozgata yolun düşerse beklerim.yemegimi ye çayımı iç.beklerim inş.hayırlı işler.
30 Kasım 2007 Cuma 10:10

turkali.blogspot.com. Bir sürü site var başka yer bulamadınmı yorum yazmaya.

Birde yemek çay filan diyor,ne yapacagımıda şaşırdım.

HER ZAMAN GOL ATACAK ,TAKIM BU İŞTE.

.Şile Kızılca köyden kalma filimlerim.Seneye daha güzel olacak kısmetse bu sene yaptığım hataları tekrar etmeyecem.Bu haberle birlikte 600 haber oldu bu sitede.Yarın bu site kurulalı bir sene oluyor,bana göre eksileri olsada şahane bir arşiv diyebilirim.

Not:Birde site güncelleyenler diye proğram var beni takip edemiyor,Dandik dandik programları koydular.

04 Aralık 2007 Salı

25 KASIM GÖRÜNTÜSÜ BÖYLEYDİ.

Hava musade ettimi gene aynı görüntüler oluyor.Hala çiçek var,bir kaç sefer gece ayaz oldu ama çiçekleri henüz kavurmadı.Balkondakine sabah bir göz attım,hanımda bari sev ve öpseydin dedi.Yani işler iyi gidiyor yakında hanımı camdanda olsa kameraman yapacam.::)).Balkondakilerde salkım falan yok açınca iki tanesi devriye uçuşuna çıktı hemen ve saat 7,30 isabet almadan donmuş bal verdim ve kapatım.Balkondada 30 civarı arı ölüsü vardı,içerde yavru varmı çıtalarada bakamadım maske yok yanımda,Balkondada maske giyersek sakat olacak,çevre balkonlardan görüp lan bu manyak ne yapıyor dedirtmemek lazım,surat maskesini getirmeliyim köyden.

HACI AMCAMDA CİMBOMLU,FANATİK HEMDE.

Hacı amcamda cimbomlu,dedimki kocayemişlerde sarı kırmızı deyince öyle hoşuna gittiki.İşin iyi yanı nedir biliyormusunuz,bu kocayemişlere gece Ahmet Birbilen abimide getirdim bereket buralarda yaşamıyor.Ağaçlarda bir tane kocayemiş meyvesi bırakmayacak,hemen bahçeden çıkardık,bir daha buralara gelirse zaten civarı gezdirmeyecem,burdan ilan ediyorum.Kıtlık getirir böyleleri memlekete,biz öylemi yiyoruz al iki tane gerisini gözünle ye,seyret dimi yani.

Not.Ogün benim makina çok ayıp etti bataryayı bitirdi önemli haberleri kaçırdık işte.Yazık oldu be,bu magazin haberleri kaçmamalıydı.

ELİMİZ İŞTE KULAĞIMIZ OYNAŞTA İŞTE



Bir yerden hacı amcayla muhabbet diğer yandan filim işleri.Havalar musade etmedi bu sene ,Gebze'de hem püren zamanında açmadı,hemde kocayemiş çok geç kaldı.Çiek hala çok havalar çok dengesiz,bu sene çok arı kaybı olabilir.Şimdiden çok ölüm var.

NOT:Arıların ölüm nedenleri bana göre hep yağmadan oldu.Arılar zayıf yanınızdada biraz kuvetli varsa işini bitiriyorlar.Yorumda soruldu buraya not düştüm.

03 Aralık 2007 Pazartesi

BU HAFTA ARILARA GİDEMEDİM,KENDİME İZİN VERDİM.

İlginç bir resim,sanki çok önemliymiş gibi,biri niye yolladıki.benide kaşındırdı durup dururken.
İşler iyi gidiyor,yakında seri üretime geçecem,Kadir başkanın beli için yaptığım karışım.İyi geldigini bir tanıdıgına söylemiş birde onada yaptık.
Ofiste pardon pastanede karışımı hazırlerken bir müşteri daha çıktı be.Bu işte ekmek var.Belinde sorun olanlar beni görün.
Cuma gecesi bal doldurmaktan öldüm be.Hiç bir Allahın kuluda yardım etmedi.İş bitti seyretmesi güzel.Bu seneki balın rengine bakın,bu bal Trakyada toplanan bal.Cumartesi yağışlıydı,Pazarda düğün vardı yakın akrabalarımın.Arı çekmedik ama antremansızda kalmadık.Peş peşe şimdide resimden sonra filim,modası başlatıyorum buyrun. http://balcikoyum.blogspot.com/

FELÇ OLMUŞ ANAARI

Bu anaarı karniyol F1 di.Temmuz ayında kovana kabul edilmiş ve sorunsuzdu.Arıları ağustos ayında sığırlığa getirdim.Bir hafta sonu kovanların önünde geziyordum,çok sarıca arı giriyordu.Geniç delik varsa daraltma yaparken bir baktım kovandan 10-15 cm ilerde 3-4 arı uğraşıp duruyor.İnceledim içinde anaarı var ve felç olmuş.Neden oldu bir sürü düşündüm ve bir şeye karar verdim,yoksa dosya devamlı açık kalacak kafamda,faili meçul olarak,yani dosyayı kapatacak sebeb var.O kadar düşündümki sarıcallar içeri girdiginde anaarıyı sokup felç etmişler.Başka altarnatif yok.Ben yedim siz ister yiyin ister yemeyin,bence dosya kapandı.

01 Aralık 2007 Cumartesi

BAMBUS ARI KOLONİSİ

Şile Esenceliköyünden,bir bambus arı.Balığa gittiğimde çekilenlerden.
Banbus arısınn plastikten bir kutusu var,dışı karton,bu resimde görünende giriş çıkışı ayarlıyor musluk tamamende kapanıyor ,bir kaç kademesi var.

Yuvanın üsten ve kartondan çıkartılmış hali.Bu koloni iki parçadan oluşuyor kartonun en altındaki bölim ise su dolu ve yukarki bölüme rutubet oluşturması için.

Üstteki resimde başkanımız Kadir beyin işaret ettigi yerde suyu üst bölmeye uçuracak fitil diyeyim,suyu emip buharlaştıran yer.

Bu üst parçanın içinden rutubetin kuluçkalık yanına iletildigi nokta.

Burası sol dip polenli kek verilen yemlik ve ortada bulunan ve sonmuş haldeki bambus arısının kuluçkalığı.

Bu resimde kuluçkalık yemlik arıların dıkılarını bıraktıgı yer bütün olara görülüyor ve nem girişi.

Kuluçkalıgın üstünde ilginç bir malzeme var pamuksu bir şey,ve her tarafı delik delik.Bambus dışardan gelip bu deliklerden yumurta bıraktıgı kuluçkalğına ulaşıyor.

Toplam 50 adet arı 100 ytl.imiş.Seralara 2 ay yetiyormuş 50 adetlik bir bambus kolonisi.

Şimdi tek tük gezenler var,kocayemişleri filan acayip ziyaret ediyor,bunlar anaç olanlarıymış.Ahmet Birbilen abimizle konuşurken dediki Bursa'da anaarı konusunda sunu veren Halil İyinar bu bambus konusunda 4 yıl eğitim almış.Bu böcek o kadar önemliki,biz kullanamıyoruz işte.İsrail 30 yıldır ülkemizden toplayıp götürüyormuş,iki yıl önce çıkan kanunla bu toplama ve yurt dışına çıkartma yasaklandı.Şimdi düşünün bu arıdan bir tane tutup bu kutuya koyun ve bir koloni oluyor,seralara tarlacılarını veriyorlarmış.


Kutuyu aç say 50 tane girdimi kapat ve al 100 ytl.anaçlar sizde üretmeye devam edin.Her tarafta o kadar eksigimiz varki sormayın.Ben burada noktayı koyuyorum,konuyu dağıtacam gene.Bizlei bu konuda bilgilendiren Kadir Gürkan beye teşekürler.Bu işin eğitimini alanlar yatsın bakalım,mezarda anlatırsınız ben devletin imkanlarıyla şu egitimi almıştım,orada hiç kimseye söylemedim,melekler size anlatabilirmiyim diye.

BALKONDAN 30 KASIM 2007

Donmuş bal verdim,tamda kaskatı olmamıştı,bunların hiç salkıma falan niyeti yok.
Bu gece acayip yağmur yağdı çok şükür,barajlar dolmaya başlar artık.Yagış gece hiç durmadan çok şiddetli yağdı,cumarteside araara yağmaya devam etti.

Arılar balı çok çabuk alıyorlar,ama çıta çekemiyorum geçende elimden sokuldum,surat maskesini getirecem,böyle olmayacak.Cinsi Muğla'dan gelen arılardan aldığımız oğuldan üretilen ana ve kızları biraz hırçın gibiler.Filmin en sagında ruşetin tahtasında hala alınmayapolenler var,demekki ihtiyaçları yok.