28 Ekim 2007 Pazar

28 EKİM PAZAR,İZLENİMLERİM.

HÜSEYİN BALKAYA’YA
Hüseyin şahane bir konu sunacağını umuyorum.Çünkü şu ana kadar internet üzerinden tanıştığım,Devrim hocadan sonra Anaarı hususunda bilgili ikinci kişisin.Ana arı konusunda yazdıkların benim için çok önemli,diğer arkadaşlar içinde.Bir çok püf noktası yakalayacağımı zannediyorum.Sen yıllarca ticari anaarı üretiminde çalıştın,tecrübelerin çok önemli.Kolay gelsin ,sabırsızlıkla bekliyorum yazının sonunu.
Not Hüseyin'in son yazısına yorumun bu.Sitesini takip edin.Şimdiden kendisine teşekürler.
Hoş geldiniz buyrun buyrun,ne arzu etmiştiniz.
Not.Ya bu arıların hiç dostu yokmu?


Ordu Ulubey Elmacukur köyünden arıcılarımız.İki gün sonra gidecekler yakında Göçbeyliköyünde,gezginci arıcı kalmıyor.Nazım amca ve iki ogluyla birlikte gezginci arıcılık yapıyor.Ordu mekanları,Baharda Çankırı Çerkeşe geliyorlarmış son baharda Göçbeyli köyüne gelip olursa biraz bal olmazsa arı polen ve kendi yiyecegini aldımı ,doğru memlekete.



Arılıkta yaklaşık 300 kovanları var.Resime tüm kovanlar giremedi,yerde meyil var.Kulubenin ilersinde başkasına ait arılar var.

Çoktan beri hep görüp ugramadıgım bir arılıktı.Biraz yolun dışında sapa bir yer.



Sahipsiz arıcı,Nazım Çakır.Nazım Çakır çok dertli.Bir bal firması 48 milyar dolandırmış.İŞin garibi çeki karşılıksız çıkanla ben bir gece nezarette yattık sabah ikimizide birden saldılar diyor.Anlayacagınız paraları tahsil edememiş.

Bu peşin satan arıcı.Mehmet ÇAKIR .Babası kazıklanan Mehmet artık peşin satıyoruz para bir yere bal bir yere diyor.Zaten ağa gibi oturuyor görüyorsunuz yazmama gerek yok ama genede karalayalım.

Daha ne olduguna karar vermeyen arıcı,Cengiz ÇAKIR. Hepside candan kişlerdi seneye kadar bu internetede bulaşırlar sanırım.Arıcılarımızın internet olayı zayıf.


Sahipsizlermiş,dedim bak "arıbakanı" geldi,benden iyi dünyada sahipmi bulacaksınız dimi.Ayagınıza kadar geldim.Arı bakanı geldigini duyunca bayagı sevindiler.


Soldaki Bayburtlu Gebzede geçenlerde yanıma gelmişti,Baharda arı alacaktı gazı fazla vemişiz heralde,solugu Göçbeyli köyünde Nazım amcanın yanında almış.Heralde 5-6 kovan almış.Nazım amca artık sahipsiz degilsin,her yerde anlatabilirsin.Arılıgımıza "Arı bakanı"geldi diye.Yoılunuz açık olsun,inşallah gene görüşmek üzere.Hayırlı yolculuklar .

Resmin ilerisindeki beyaz kovanlar,bir başka arıcıya ait.onlar yoklardı.


yolun hemen bitişiginde bir arılık.Buda Ordu'lu bir arıcı.

Osman anladıgım kadarıyla çıta bal çalışıyor petekli.Balları aldım müşteri bekliyorum dedi,kasalarda poşetlenmiş çıta bal var.Bazılarını karakovan usulü petek takmadan yaptırmış.

Osman POYRAZ.Bal hasatlarını birtirip çayı demlemiş.Bizde içmeyiz demedik.Çayları yudumlarken sohbet ettik,Oda bir kamu görevlisi.Yanındakilerde köyden Seferoğluları çiftlik sahipleri işte.İlk baştaki Öğretmen emekli olunca arıcılık yapacakmış.

Karakovan usulu yaptırdığı ballı çek dedi bende çektim.

Telli oğulları görmesin,Seferoğullarının çiftliginde karakovan balı oldugunu şavaş çıkar.

Bu arılıktada işimiz bitti doğru kendi arılarıma .

Dün öldürmek için yumak olmuşlardı,şimdi durum farklı.



Pürene tekme atıgında toz çıkıyor.Bal vermesi için toz çıkması gerekiyor.


Bu resmi arılık içindeki açık pürenleri görmeniz için çektim.Kovanların arasında hala yeni açan pürenler mevcut.

Bu eşleştirme kutusunda iki yedek anaarım daha var.Biri hazır biri ise henüz eşleşmemiş.
Hala yeni açanlar var,kovanların arasında bile açık püren mevcut.



Bu resim Kocayemiş çiçegi ve püren karışık yerde.

Yan yana çiçekler püren ve kocayemiş çiçegi.

Kocayemiş yeni bal vermeye başladı,arılar daha az ziyaret ediyor.



Daha önce siz resimlerini görmüştünüz,Yücel diye bir abimiz vardı,bu arılar onun,yaklaşık 1,5 km.den çektim arılıgına gidemedim.Salı oda arıları kaldırıyor.



Geçmiş pürenlikler.Aralarında açıklar tek tük var.Bazı öyle yerler varki daha hep yeni açıyor.

Bu kertenkelenin 5 resmini çektim.Biri bayagı uzak daha yakın,biraz daha yakın,derken 20cm kadar yaklaşıp resimledim.Nasılsa resimler tamam deyip el demirini kaptım,ama ıskaladım.

Kendine dikkat et arıbakanı görmesin .

İgoanamı acep bu????????






Pürende kısa bir çalışma.

27 Ekim 2007 Cumartesi

27 EKİM CUMARTESİ,HALA ÇITIR BİR ANAARIMIZ VARDIR.

15 Gündür gitmedigim arıcıklarıma gitmek için yola çıktım.Yolumun üzerinde daha öncede görüştügüm sivaslı" vatandaş arıcılık" İlhami YILDIZLI ve Gebze'de oturup arıcılık yaptığını öğrendigim Giresun'lu Ahmet OFLU 40 kovan arısı var.Bu sene bayagı zaiyat verdim dedi.
Arılara bakım yapacaklardı,benimde işim vardı onlar bakım yaparken resimler aldım.
Vatandaşın dedigine göre benim siteden kendisini görüp,seni internetten gördük demişler bayağı seviniyor.
Resimde doğanın bekçilerini görüyorsunuz.Hiç bir beklentimiz olmadan,genede her yerde karşımıza zorluk çıkartıyorlar.
Bazı arıcılarımız Muğla'ya gitmişler yakında Vatandaş arıcıda gidecekmiş.
Belki bir hafta sonra burada sadece yeşillikler kalacak.
Eylülde aldıgımız oğullardan yeni anaarı ürettik ve ürettigimiz analar eşleşti yumurta attılar.Şu an sadece Oktay'a verdigim anaarının kızı çıkmış daha eşleşmemiş bir o kaldı,hayırlısıyla onuda bir baş göz etseydik.Tekne kazıntısı işte.
Yeni açmış kara hindiba çiçekleri,sarı sarı polen geliyor.
Bu eylüldeki ikinci oguldu,Geçen bir kaç hafta önce her kovandan arı silkelemiştim,kafesi bir hafta bekletince dalak takan.3 çıta arı oldu,kızıda rüşette yedek ana arı olarak bekliyor.Ruşette kışlatmayı düşünüyorum,Yumurta attı daha yumurtası kapanmadı kızının.
Bir çıtada ben bu gün kapalı yavru verdim,kendisi ve verdigim çıkarsa 5 çıta arı olur,balıda var.
Elde yedek anaarı nasıl bulundurulur diyenler vardı beyaz kovanda.Bu kutuda bir tane var,iki tanede başka kutuda var.Toplam 3 ana yedekte şu an.Bir yedekte Asistanın var.::))
Bu resimdede erkekler var.Kendileri damızlık olurlar. Sorunlu analardan biri vardı,hep erkek yumurtası atıyordu demekki düzdün eşleşemedi.Bende öldürdüm,Çıkmı ama eşleşmemiş kafkas F1 verdim,kestiler.Asistanın oğulun anayı kovana almıştık,ruşettede fazla memeler vardı birini buna verdim çıkmış ve eşleşmiş.Önceki anaarınında yumurtaları iyi oldu.Kovanda bir çıta arı var yarısı erekek.Bende başka kovandan arılı ve kapalı yavru verdim.

Bu resimde anaarı var ama.
Arılı ve kapalı yavrulu çerçeve verince ana üzerinde yumak oldular,ne yaptıysam bırakmadılar.Bende kafes bulamadım nasılsa aynı işi görüyorbastım keki ana yukarda kaldı.iki güne kadar anlaşırlar.
Ama erkekleri yeni gelen arılar şutlamaya başladı.Bende deney yaptım biraz.Devrim hocayla fazla birlikte oldukya::))
Bir ruşette anaarı çıktı eşleştimi diye erkenden baktım eşleşmemişti.Akşam çıkışta gene bir haber falan yakalarım umuduyla gene açtım ana hala saglamdı.Ama sabah çıkmak üzere olan genç arıların hala gözlerde çıkmaya çalışmaları dikkatimi çekti.Birini bir çöple çıkardım sakat bir arıydı,derken ötekileri çıkartırken,birinin altından aşagıdaki kurt çıktı.
Arıların kafadan görünüşü sağlam ama gerisi sakat,sanki üzerine ağ örülmüş.tam yürüyemiyorlarve uçamıyorlar.Üzerlerindeki ağ yataktan çıkmalarını engelliyor sanırım.
Bu pürenler acaba kovanın içinde yetişmezmiki?
Gen analar ruşette yumurta atacak yer bulamayınca gözlere bazen iki yumurta birden atıyor.


Erginleşmiş bir erkek,şeyi.::))
Soldaki resim yukardaki resimdir.Sagdaki ise ergin hale gelmemiş erkek şeyi::))
Not.Koskoca haberin içinde,herkes şeye taktı kafayı.Bu arıcılar ne kadar meraklıymış.Sizin başka işiniz yokmu.Belaya kaldık derler bizim oralarda,Allah ne verirse hayırlısını versin.
Püren hala bal ve polen vermeye devam ediyor.
Yeterli sıcaklık yok arı biraz uyuşuk.
İşten gelen arılar kovanın musluğuna konamıyor,yerlere dökülüyordu.
Kocayemiş çiçekleri,Bazı yerlerde dağ çilegi diyorlar.Halil'in dayısı Enver dayıda davulga dedi.

Bazı resimleri,resim sitesine atacam.

25 Ekim 2007 Perşembe

EFENDİM ŞEKERSİZ BAL AŞAGIDAN BAŞLARMIŞ DONMAYA BU NE O ZAMAN.

Hani biri çıkar derki görmemişin birinin buzdolabında poleni olmuş,herkes duymuş dermi derr..
Bakıyorum kış gelince bazıları polen peşine düştü.Bunu önceden düşünmeniz lazımdı be kızanlar.
Tadi süper kışın yiyebildigimi yiyecem,kalanı baharda arılara verebilirim belki.Kavrulmamış kiraz poleni.Avuç avuç yiyorum anlayacagınız buz dolabında ikamet ediyor.
Bu gazla baharda hepiniz polen toplar sanırım.resimde kesiyorum::)))
Bu bal resmi Selahattin GÜNEY abimiz tarafından göderildi.Acayip bal kristalizesi durumları.


Geçenlerde beyazkovanda bazı arkadaşlar,balla bal olmayanları ayırıyordu.Hadi ayırın bakayım.Bu ballar aynı arılardan aynı anda süzüldü.Sadece biri kristalize olmaya başladı digerlerinde bir şey yok.Kim verdi bu donan bala şekeri? ::))) Bu seneki trakya balımız renk siyah tadı degişik dikenlerden geldi sanırım.Benim gittigim yerde ayçiçek bal vermedi.Ne yazsam farketmiyor,bal çok iyi donanımlı labaruvatuvarlarda incelenir,gerisi boş.

23 Ekim 2007 Salı

ANARTO'NUN BURSA SUNUMUNDAN NOTLAR

Sıcak bir açılış konuşması yapan,Prof.Dr.Ercan DÜLGEROĞLU hocamız.
NOT:MSN Adresimi sağ üste aldım:::))ve kırmızı renk yaptım göremeyenler varmış::))))
Anarto sunusunun açılış konuşmasını yapan Devrim OSKAY Hocamız.Arıcılarımızın dünyada kullanılan son sistemlere geçmesi gerektigini anlattı.
Ahmet BİRBİLEN abimiz Bursaya gelemedi,Ama gönderdiği filimle gene eylül ayında maskesiz havasını attı.Halil filmi internetten yayılarız dedi.Filim güzel ve ilğinç.
Her kovandan bir çıta arılalarak devşirme konloni oluşturdu.Bir kişi haricinde de itiraz eden olmadı.itiraz edende ünüverite görevlisiydi,(19 mayıs).Bence yersiz itiraz etti.yüzyüzede konuşamadık çünkü son sunuyu biz verdik birde ufak bir oyun oynadık.Bİz dedikki Devrim hocadan sora aynı salonda sunumuzu vereceğiz .Ama gidip öbür salona sunuları bilgisayara aktardık.Devrim hocanın sunu bitti başlayın dediler::)) dedik bizim sunular öbür bilgisayarda.Böylece tüm sunular bitti herkesi tek salona topladık.Bu işten benim Murat'ın ve Halil'in haberi var.
Halil sunuya başladıgında salon acayip oldu.
Bloglardan kesitler almış ama,benim erkek larva tranferini atlamış.Atlanacak sakarlıkmıydı onu koysaydı salonu kırardık gülmekten.Biz aslında bursada olan kongreyi her akşam MSN den yapıyoruz diye bir liste attı ekrana 15 kişi var ve ülkenin hertarafından arıcılar biri Amerikadan biri Almanyadan arıcılar.Giritteki monas yoktu listede.oda bizden oldu her akşam bana hello Ali diyor.
Çeşik çeşit haberler geçip gidiyor bakıyorum salona herkesin ağzı açık kaldı.
Ana o da ne Halil bir kovanında varroa görmüş ve çok sevinmiş.Bizim artık varroa sorunumuz kalmadı,orada akademik sunum yapanlar hala asitlerin bence tam hangi ölçüde verilecegini bilmiyorlar.biz iki senedir kullanıyoruz.Azmı parmakları soyuldu bazılarının.Formik asidi çok sevip üstüne bile oturan oldu,zamanla onlarda sevecekler asidleri.
Devrim hoca hemen her sunu sonrası söz istedi.Yabancı ülkedeki her arıcının suni dölleme yaptıgını bunun çok basit iş oldugunu söyledi.Bence insanlar bazı şeyleri gözünde büyütüyor.
Amerikalı Suzun bir saatte 32 anaya suni dölleme yapmış.Yalnız sperm önceden hazırlanmış.Hızı gördünüz saatte 32.
Hocamızın kendi sunusu bu resim.Yerli 5 ırk arımızın korunmasını istiyordu.Amerikada arı yok adamlar neyi korusunki diyordu.
Yurt dışında pratikler daha çok bunu dikatle izlediniz ve olayları birbirine eklerseniz anlıyorsunuz.Bizim araştırmacılar arıların varroaya karşı savaşını denemek için 100 civarı arı alıp deney yapıyorlarmış ilaç verip.Devrim hocada çok basit bir örnek verdi,arıcılarımızda yapabilirmiş.
Her kovana bir kavanoz.Ve her kovandan 10 tane işçi arı alıp kavanoza koyup içeri bir tane varroa salıyorsunuz.Bazıları kardeş kardeş yaşarken bazıları varroaya sataşıp ısırıyor.Ben yeni ögrendim deneyemedim.
Yalnız şunu iyice anladımki yurt dışıyla aramızda araştırmalarda bile uçurum var.

En son gurbumuzu toplayıp resimledik resimde Alman ve Bulgar bilim adamları vardı.

22 Ekim 2007 Pazartesi

BÖYLE KOVANINIZ OLSUN İSTEMEZMİSİNİZ.

Sizler için güzel bir şey gördümmü paylaşmadan duramıyorum.Güzel bir modelmiş konuşmaları ben yükledigim yerde dinleyemedim,kovanı tanıtan açıklıyordu.Gerekirse bende yazarım.

III.MARMARA ARICILIK KONGRESİ

Sabah bizim ekip Gebze'ye geldi beni aldılar.Ben bu arada hem şoför hemde rehberilk yapıyorum::))
Feribotla giderken ilk kavaltı simit ve çay.
Prf.Dr.Ercan DÜLGEROĞLU,Paylaşacak çok şeyimiz var bu hocamızla.İlk açılış konuşmasını yaptı,Anlattıkları tam bize göre,hemen Devrim hocaya dedikki bizim ekibe al bu abimizi.Profya ulaşamayız diye düşünmüştük::))
İbrahim bey Doçent.Siyahlı olan.
Anorto bu salonda sunum yaptı,bir alttaki haberde yayınlayacam.Biraz degişik hamle yaptık sunumumuzda herkesi bir salona topladık.
Resimde Anorto gurubu var,Soldan sağa Oktay,Murat,Arkada gene Murat DÖNER,Ben Ali,Ankaradan Hayyam abi,Devrim hoca,Arif ve Enver dayı.
Bu resimde Halil Mehmet NEVŞEHİR ve murat bende varımDevrim Hocanın Talebelerinden olması lazım emin degilim.
İlk resim Yusuf GÜRBÜZ
Açılştan sonra başka yerlerde devam edilecekti sunumlara ve bu arada yemege gidiyoruz.Güner KAYRAL'ın standdayız,gene dayanamayıp,larva tranferi için kaşık aldım.Başka arkadaşlarada seçtim.
Biz sergilerde ne var ne yok derken,aşagıya bakın,bazıları yemegi götürmüş.
Biz hala sıra bekliyoruz.
Devrim hocada yemek sırasında.Yelekli olan Mehmet Nevşehir'in Yeğeni olmalı.
Biraz önce yazdımya kendisine ulaşamayız felan diye::))Ünüversitede o kadar çalışan var.Şekil A, da görüldügü gibi vaziyet.Bizim Prof abi pankart asmaya çalışıyor.Ne kadar alçak gönüllü siz karar verirsiniz artık.
Pankart işi bitti hocamla resim çekindim.Hocamız bizim derdimiz neyse onunkide o.Açılış konuşması elimde olsada buradan yayınlasam.70 kovan arısı var,iki sene açıklanan bal fiyatı biliyorsunuz 65-70 liraydı demişki ben balı döker bu fiyata vermem.İnşallah hocamızı kış salkımına alacaz akşamları ben bundan eminim.
Piyasaya yeni giren Konya şekeri,macun olanı var,sıvısı var,birde şeker şurubu vardı.Kim varsa onları sırayla çektim.Tutar tutmaz ilerde belli olacak.İşlerini Allah rast getirsin.
Ürünler bunlar.Yeşil kovalardan banada verdiler,denemek için,yarım litreden fazla bir şurup.Arının birine vereyim bakalım tüketim nasıl olacak.
Mustafa CİVAN.Kongrenin sponsorlarından.Aşagıdaki pilastik bal süzme ve elektirikli bal süzme makinaları yeni ürünleriymiş.
Genelde yeni ürün tanıtımı yaptılar
Civan bir çok malzemeyi kendi yapar.Uzaktan gelenler döküldü,Bizim Murat dönerde bunların içinde.Onur GİRİŞGİN,Arıcılık yapan bir ünüversiteli kardeşimiz,güzel projelerden bahsetti,Bursa'da uygulanıp başarılı olmuşlar,ekipte Ercan hocamızda var.Onur sunusunda o kadar rahattıki sormayın,işi bilenle bilmeyen hemen ayrıldı.Bunlarda kovan imalatçısı,bir kaç çesitle gelmişler.Polen tuzaklı olan kovanları harika.bende filmini çektim yayınlayınca görürsünüz 5 özelligi var.Üstteki resim ruşet kovan.Degişik tarzda bir kovan.Örtü tahtasına gerek yok.çıtalar birbirine bitiştimi,örtüye gerek kalmıyor.
Karakovan tarzında bir yapısı var.Bir çıtaya mum takıp ötekilri arıya bırakabilirsiniz.İstadiginiz yerden bölün bölmesi var,Ana ızgarası var.
Karışla ölçtüm,25 cm üst çıtanın uzunlugu derinlikte o civarda heralde.
" III.MARMARA ARICILIK KONGRESİ"den resimler
Bu kovanın filmini çektim,ilerleyen günlerde yüklerim.Polen tuzaklı,güzel yanları var.
Evet beni ve sizi çok ilgilendirecegini umdugum haber burada.Resimin ortasındaki Halil YENİNAR.Kahraman Maraş Sütçü İmam Ünüversitesinden katıldı.Konusu Anaarıydı,sıkı durun duduklarınıza lütfen inanın,K.Maraşa gelen anaarıları arıcılarla anlaşıp kovana vermeden bu sene tarmış.Yaklaşık iki bin anaarı elinden geçmiş.200 mlg üzerinde olması gelen Anaarılardan bir kaçtane bu standardın üstünde çıkmış.100 mlg.gelenler olmuş,diyorki yav bir yanlışlık var başka teraziye götürmüşler gene aynı.teraziler gezilmiş degişen yok,altı terazide yalan söylemezya.180 mlg altına düşen anaarıların yaklaşık yüzde 60 şı tutmamış.elinde çok acayip bir istatik vardı almayı unuttum.ama buluruz heralde.K.Maraşa 7 ana firması anaarı veriyormuş,bu uygulamayı duyan anacılar maraşa ana vermeyi kesmişler.
Bence Bakanlık tüm anaarıları tarttırmalı.Başka çözüm düşünemiyorum.Ülkemizi düşünüyorsak bu işin üstüne gidelim çok basit.Arı yetiştiricileri birlik başkanımız bir konuşma yaptı mafya variydi ve konuşmadan sonra çekip gitti.Bence daha sakin olmalıydı ,gerçi bende asma kesme taraftarıyım ama işler böyle yürümüyor.Ana yetiştiricilerini hesaba bir çeksin.Önüne gelen sinek gibi anaarıları piyasaya verdi.Arı yetiştiricileri birlikleride üzerinden pay alıyor.Mustafa SARIOĞLU çok iddialı konuştu ve ortalıktan yok olup gitti.Bazı konular gizli açamam dedi,bazılarına konuşmalarını yediririm dedi,bazılarına dilinden asarım dedi,hayırlısı bakalım.Bir haftaya kadar önemli gelişmeler var dedi,İnşallah başarılı olur.Bizim derdimiz Ülkemiz arıcılığının kalkınması,üç kesim arıcıdan bahsetti üçüncü sınıfa bende karşıyım rançılara yani.Diger ülkesini v sevenlerin yanındayım.Sayın Mustafa SARIOĞLU konuşmalarından anladığım kadarıyla bir şeyler yapmak için çıpınıyor gibi,bayagıda bir şeyler yaptım dedi.Ama kendisiyle yüz yüze diyaloga giren olamadı.Zaman birlik beraberlik zamanı dedi,Bursada acayip bir şey vardı İl tarım ve Bursa birliği yoktu.Artık kılıçları kınına sokmamız lazım dedi,bizim görmedigimiz bir savaş var ortalıkta."III.MARMARA ARICILIK KONGRESİ"nden resimler.
NOT:Halil hocamızda yardımcı döçentmiş::)).K.Maraş sütçü imam ünüversitesi zıraat fakültesinde görevli.
Yrd.Doç.Dr. Halil YENİNAR
Bahriye hanım hep duyardım yeni tanıştık.İstanbul arı yetiştiricileri birlik başkanı.Doç.Dr. İrfan Kandemir,Zongulak Karaelmas ünv.den.En iyi morfolog arı ırkını bakıp söylüyormuş.Adamı kaçırdık be.yeni öğrendim,tüh.Devrim hocam sunusunı yaparken çok degişik konulara degindi.Ülkemizde bilinmeyen yöntenleri anlattı.Çok begeni aldı kendilerine candan teşekürler.
Bu kardeşimiz Kütahya'dan.::))Ali hocam diye geldi yanıma salonda sesimden tanımış.Halil İ.KAVUN.Sen bizim ailemdensin dedi.İnterneti açınca bana ait yutubideki filimleri izlermiş sesimde aynıymış. "III.MARMARA ARICILIK KONGRESİ"den resimler
Ramazan YAMAN,Kastamonu'dan gelmiş bizim siteleri takip ediyor.
yüksek ziraat mühendisi Selvinar SEVEN ÇAKMAK,araştırma görevlisi Aycan
BİLİŞİK.Uludağ Arıcılık dergisine arşivlerimizi kullanın dedik.Fakat Selvinar hanım dergiye direk yazmamızı öneriyor.Elimizdeki arşivin büyüklüğünden haberdar degiller sanırım.
Aralarda ikram boldu,çay kave pasta hep götürdük be.
En sinir oldugum hadiselerden biri,Arı yemi yapmışlar,arı resmi yok sinek resmi birde iddia ediyorlar erkek arıymış.Binlerce resimlerimiz var girin alın ve kullanın.Teşekür edin başka beklentimiz yok.Heralde bedava ya ondan kimse bakmıyor.
Bilecik'ten Arif UYSAL ve abisi onun adıda yok::(((
Bu Eşleştirme kutuları Ahmet İNCİ'ninmiş ,bir kaçta anaarı vardı sattılar.Ahmet İNCİ sunumunda bayagı attı,Maçahelde seleksiyon yapmışlar,anaarıları ıslah etmişler falan sitelerinde ne yazıyorsa ezberlemiş hep aynı şeyleri tekrar etti.Ama bizim bildigimiz Amerika ve avrupa gibi bir ıslah çalışması yapmadılar,bunu nereden biliyoruz yıllarca Maçahelde ana üretiminde çalışan arkadaşlarımız var onlar söylüyor.Bir başka konu ise Anaarı agırlığıydı bu kendisine soruldu dediki tartılanlar suni döllemede kullanılıyor,ve bunları piyasaya vermiyoruz kendimiz kullanıyoruz.Ama yazılarda arıcıları aldatıyorlar sanki tartılıp satılıyormuş gibi bir kanı var ortalıkta.Devletimiz kendisine büyük imkanlar sundu bana göre bunu kullanamadı.Yani son ıslah çalışmalarını yapmayıp basit ayıklama yaptı ve ıslah yaptım dedi.Bende kendisine bir soru sordum geçiştirdi.Bir arılıkta bir kovandan 107 kilo bal almışlar digerleride kafkas onlardan niye söz etmedi.
Halil ve geriden gelen sacaktarı Egehan::))"III.MARMARA ARICILIK KONGRESİ"sinden resimler.
Balparmak çalışanlarından biri ve Kastamonu Arıyetiştiricileri birlik başkanı.Taylan ERDEM Devrim hocanın talebelerindenmiş.Ben ve Ahmet ERDEM.
Buda Ankaradan bir izleyicimiz.Ziya MUTLU.Bizim sitelerden olayı duyup gelmiş.Bu arkadaşımızda işi bilenledendi ama isim gene yok.Güzel sunum yaptı.
Muğla birlik başkanı soru sorarken.
Uludag dergi kapagına konacak resim çekiliyor.Bizim şefte çekimlere katıldı.
Ercan hocada kalabalıktan menmundu.Oda dayanamayıp resim çekip geriye gelip guruba katıldı.
Ben kendime gurubun son resmini çekemedim,herkes dagılmaya başladı.Halil'in makinaya üç resim çektim benim makinaya sıra gelince dagılmaya başladılarBoşuna dağılmayın gene çekerim böyle. "III.MARMARA ARICILIK KONGRESİ"nden resimler.
Bu resimler halil'lin makinaya ait::)) ama ben çektim diye iki resim aşırdım.
"III.MARMARA ARICILIK KONGRESİ"nden resimler.
En son Anortoyu yeniden topladık ve resimledik.Yeni üyelerimiz oldu::))
" BURSA III.MARMARA ARICILIK KONGRESİ"Resimleri
"Bursa Uludağ Arıcılık kongre resimleri"
Devrim Hocamızı Balıkesire yolcu etmek için ,Bursa terminalindeyiz,dagılmadan iskender kebap beklerken son egitim çalışmamızı restoranda yaptık.
Konu ise suni döllemeydi,Amerikadan getirdigi filmi izledik ve hocamız anlattı.Yalnız sidiyi güvenip veremedi yayınlarsın diye.
Ben güvenilmeyecek adammıyım hocam.Genede bir yolunu buldum bana yetiyor.
Ekranda Amerikada çok ünlü olan Suzun var,büyük bir arıcılık çiftligi varmış.Devrim hocamızla birlikte çalışıyorlar.Kısmetse 5-6 ay sonra gene Bursa'ya anaarı suni döllemesine gidecegiz::)) O zamana kadar aletleri yapmam lazım.Bana göre çok basit bee.Dönüş yolunda degil,feribotunda bir çok martı resimledim,pek arıya benzemiyor ama olsun,uçuyorya.


Ercan hocam benim siteye girmiş mesaj atmış,nedense mesaj gitmemiş.Şimdi onada Halil blog kuracak::)))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))

18 Ekim 2007 Perşembe

SAYILI GÜNLER BAZEN GEÇMİYOR BE

SANAL ARICILAR İLK GEBZE SEMİNERİNDE BULUŞMUTU,ŞİMDİ DAHA BÜYÜK BULUŞAYA DOĞRU. NOT:Resimlerde bir avuç iskelet kadroru görüyorsunuz.Bu kadro araştırma yapar,uygulama yapar,deney yapar,sanal alemde arıcılara msn ve bloglardan egitim verir.Ayrıca arıcılık magazin haberlerinide unutmayın.Bu iskelette Mehmet yüksel ve Selahattin abiyi görmek isterdim gelemiyorlar.Emin abi faal arkadaşlarımızdan inşallah kafa göz dalacam ona::))) geliyormuş....

Bursa'da yapılacak olan 3.arıcılık kongresine ne kaldıki.İnşallah cumartesi bazı eski dostlarla buluşup,yeni dostlar edinecegimizi umuyoırum.Bir senelik blog çalışmalarım bana göre başarılı oldu.Bir sürüde çevre edindik.Bursa'da bu çevre tekrar katlanır diyorum.Her geçen gün büyüme var.Bazı arkadaşlar Bursada yerlerini ayarlamışlar,biri ordu evinde biri öğretmen evinde,biri orman idaresinde hayret.Büyük şefle bende çadır kuracağız.Ünüversitenin bahçesindeki çadırımıza uğrayabilirsiniz,demekki gariban arıcı hali her yerde aynı.Yeni bir proje düşünüyorum,her il ve ilçede arıcı barınağı.Proje bu hangi İl veya İlçeye işi düşen arıcımız en azından otel parası vermesin.Gidip il veye ilçe tarımdan anahtarı alıp yatsın.Daha sonra yeni projelerle karşınıza gelebilirim,şimdilik bu kadar.

14 Ekim 2007 Pazar

BAYRAMDA BÖYLE GEÇTİ GİTTİ...

Gebze bal üreticileri birlik başkanı sayın Kadir GÜRKAN.Bayramı yatakta geçirdi.Belinde iki disk patlamış,bende bildiğim, bazılarına çok yarayan bir basit ilacı yaparak kendilerine ulaştırdım.İnşallah başkanımada faydalı olur.Bu resim bayramın ikici gününe ait.arılık gezileri bayramın 3.günü yani bugünün.Ben şiledeyken başkanım aradı,ben arılara gidecem neredesin diye,hadi hayırlısı bakalım.Bundan sonra kendisine çok dikkat etmeli artık.Resimde oglu Efe'yle.Ah Efe ah ne zaman düzelecek bu ferner,Fener düzelmeyince Millilerde düzelmeyecek anlaşıldı.
Bayramın ikici günü pelitli köyündeki hacı amcamıda ziyaret ettim.Yemedigim bir Trabzon hurması kalmışdı dün onada dalmış bulundum::))
Hurma nasıl ama::))
Üzücü not:Artık bahçede ayvadan başka yiyecek kalmadı.
Ben Adana'lı Mustafa buralardamı diye kulubesine bakayım dedim,bir baktım Şefik abinin araba orada.Yaklaştım sesler geliyor,birazdaha yaklaştım çorba kokusu one beee.
Mis gibi çorba hayal degil gerçek,Şefik abiyle eşi çadırdalar.
Arıcılarımız,Muğla'ya gitmek için sabırsızlıkla bekliyor ama,haberler kötü.Muğlada bu sene çam basra böceği kuraklıktan gelişmemiş.Böcek olmayıncada bal olmuyor.
Bu resmi çekerken Şefik abi kovanı kaldıracam dedi ama ben senin için çekmiyorum,kovanlarını herkes nereye koyduguna dikket etsin diye çekiyorum dedim.Su içinde kalmış bir kovan,dizilimde dikkat edilmeli birde her zaman arılığınıza gidemiyorsanız dikkat.
Bu resimleri degişik açılardan aldım,hava soguk,şartlar zor ve bal üretmek için canını dişine takmış kişiler.Bu eziyet ve zorluklar görülsün diye ,çadırın içi dışı ve zor şartları resimde ifade etmeye çalışılıyor.Çorbayı içemedim çünkü arabadakiler ikide bir geç kaldık diye kornaya basıyorlardı.Sevgili annemizde ben resim çekerken çadırın içi dağınık diye hayıflanıyordu.
Siz hiç bayramda çadıra gidip birilerinin bayramını kutladınızmı be.Acayip bir duygu bu yazıyı yazarken bile duygulandım.Dağın başı gelen yok giden yok......
Beni çocukluğuma götüren şekerler.Bayramını kutladıgım Şefik abi ve eşi bana şeker verdiler.Acayip oldum 3 tane almıştım al arkadaşlarınada al dediler.Bu sefer tekrar sayarak 6 tane aldım,şekerlerde A kalite,oralarda başka çocuk göremedim şu çadıra gidin oranın şekeri iyi diye ispiyonda bulunacaktım ama olmadı.Eee çocukluk iştee::)))Burası Muğla'lı Ahmet ve eşinin arılarının oldugu yer.Bayağı dertliler,Ahmet dediki abi bir telefonu şarz etmek bile büyük nimetmiş bilmiyormuşuz,araba hurdaya çıkınca bunu anladım dedi.Tabi şartlar çok zor hava soğuk,yerleri köye uzak araba olmayınca,düzenleri bayagı bozulmuş.
Her taraf su içinde.Yağmur güzel yağıyordu.Bunlar benim yolumun üstüne denk gelenler.Kim bilir daha kimler vardır.Belki küçük çocuklarıyla arılıkta kalanlar vardır.Arabalarını tamir etmek için 3 milyar istemişler.Hurdaya almak içinde bir milyar vermişler.Ben dedim sat gitsin,başka araba al,bunu yaptırsan bile ilerde her taraf degişmiş satamazsın dedim.
Fazla resim alamadım,ayıp olacak,adamların derdi başka, bizde resim peşine düşmedik bayramlatık,ufak bir hediye vererek yolumuza devam ettik.Allah yardımcıları olsun.
Ve geldik bizim arılığa.Otay kardeşe söz verdim geçen hafta.Havanın böyle olacağını nerden bilebirdimki.Geçen filmini yayınladığım meşur ana bu,arkasını açıp kapatan,yumurtayı atmış,Oktay'ım hayırlı olsun.
Çok zor şartlar altında sözümüzü yerine getirdik...kimseye söz vermek yok artık.(İnşallah)
Bizim asistana nihayet ulaşabildim.Ne zaman telefon etsem,telefona sekreteri çıkar.Alo ben Arzu,beyefendi yok ben yardımcı olayım.Kendisi dışarda yok efendim numaranızı gösterdim açıp açmamakta kararsız falan filan.Asistana kaç sefer söyledim şu Arzu'ya söyle beni bekletmesin diye ama ne hikmetse bekletiyor.Hem sen bana nasıl yardımcı olabilirsinki,sen asistanmısın.Ne olduya,Resimdekiler Baştaki buda es esli Oktay,Kardeşim hayati ve asistan.::))
Toplu halde resim aldım cemaatten.Hazır püren başında havalar iyi giderse daha açacak çok püren var.Ufaktan kocayemişte açmaya başlamış.
Pürenler nasıl görünüyor iyi demi,arıların burnunun dibi,çalışsın keratalar.
Kestanede toplayacaktıkya,Oktay kardeş hava bozuk toplayamazlar falan diye kestaneleri poşetlemiş garibim.Bir akıl vereyim oktay'a yağışlı havada senin oraya kestane toplama geliyoruz deyin yeter.Nasıl olsa poşetleyip getirir.::))Laf aramızda kalsın. Şimdi birazdan oktayın yeni ana kaybetmiş arıya taze 2007 model anayı kafesle verecegiz.Şİmdi siz karar verin ben ne yapayım,hocam şemsiyeyi sana verdik ben dışarda kaldım.Ben ne yapayım yaniii.
He bu açı iyi ama nedense gene ıslanıyor.Neyse yağmurda anaarıda verdik,şemsiyeyle çalıştık.Arılar bayram etsin diye.Anaarıyı kovana koymadan arısütü sov yaptık,götürdük ötekiler kestane toplamaya ormana girdiler.Bu kafes Yusuf beyden bana geçmişti,şimdi Oktaya geçti,baharda Yusuf'a içine yerli anaarı konulup iade edilecek.Kafese zeval gelmesin haaa.
Bir not daha:Şimdi biri dikatli bakıp anaarının kek bölümü açılmamış diyen olabilir.Kek bölümü açık degil,sadece matkapla açık olan delik açık bırakıldı.Çünkü bu mevsimde ana kabul ettirmek zor,küçük delikten ancak 4 günde anaya ulaşılıyor.bunuda haber vereyim ilerde işinize yarar.
Yavaş yavaş kafese gelmeye başladılar.daha arıların çogu memelerin koparıldıgından habersiz.arı bayagı uyuşuktu salkıma geçmişler hemen.Oktay beye birde hesap verdik ana vermek yetmedi.Anaarının seceresini yazdı kim,cins ne.Anaarı bulmuş ne diyeyim işteeee.Sadece ana verdigimiz kovanda hareket başladı.Demekki bayram var içerde.Ben dedim geçen hafta,hava atma hocayın yanında diye,bu havada arının biri Oktay'ı soktu,hemde kafadan.::))))Anaarıyı kovana verme operasyonu tamamlandı.Oktayda bu işe bayağı sevindi,çünkü benim bu gün ona gelecegimi zannetmiyormuş.
Yanında getirdigi şurubun kalanını diğer kovanlara dağıttı.Çalışırken alıcı bir gözle bir baktım,süperbe şu kapak tutuşa falan bak.Aman çakmasın haaaa.Ben kimi fırçalayacam canım sıkılırsa falan talebelere,bunlar talebe olarak devam etsinler bakalım.Bazen Kahraman Maraş'tan kaşınan bile oluyor.Ama Maraşlıyı körük kursuna almayacam beni sinir ediyor bazen.Bıktım ya,hocam körük kursu ne zaman ,ben varmıyım listede.Ahmet abi sen hala listeye giremedin yoksun yok.Dıştan yemliklerin bu avantajı var.Hava soğuk ve bozukta olsa beslemeni yaparsın.
Kestaneciler ormandan çıktılar ben hiç şemsiyeyi bırakmadım.Onlar toplasınlar ben onları şöyüşlerim nasılsa.::)))
Her tarfları su gibi olmuş.Ben ormana girmedim.Yanımda götürdügüm bot ve tulum kuruydu,bilader üstünü çıkarıp onları giydi.Picamadan akan suya bakın.Oktayı sormayın Gebzeye kadar şortla geldi,resimleyemedim.Islak gelse hasta olacaktı.
Son görev verildi,geçen seneden beri bazı yerler için ayırdıgım bademler vardı.Ekilmeyi bekleyen,4 tanesi Oktay beye emanet.Sağ olsun saksıya ektigini iletti fide olunca ormana getirecekmiş.

Bunuda başaracagından eminim.İnşallah Allah ömür verirde bademlerinide yeriz.Bu bademler Çanakkale gezimden kalma.geçen sene şehitlikleri gezerken almıştım.Satanlara sordum bunların fidesinimi yoksa bademimi ekiyorsunuz diye.Abi en irilerini ek aynısı olur demişti bende ,ara sıra atıyorum sağa sola.Baharda en erken çiçeklenen ağaçlardan biri bademdir.

Not:Akşama kadar yağmur hiç durmadı bu gün.Tüm haberler yağmur altında yapıldı.

11 Ekim 2007 Perşembe

BU GÜN GİRESUN'DAN MİSAFİRİM VARDI.

HERKESE İYİ BAYRAMLAR.
Özelikle arı dostlarının ve herkesin,Ramazan bayramını en içten dileklerimle kutlarım

Saat birde paydos edip eve geldim,biraz kestirecektim.Telefon çaldı,Ali Türk'lemi görüştüm.Evet ta kendisi,abi seninle tanışmak istiyorum Giresun'dan geldim,gitmeden göreyim.İyi gör bakalım eline ne geçecekse dimi::)))Dedim Belediyeyin önüne gel,geldi büromu açtım.yaklaşık 2-3 saat görüştük.Aslında beni tam tanımıyormuş,sadece yutubideki filimlerden Gebze'de oldugumu öğrenip Gebze'ye gelincede benim tel.bularak beni buldu::)). Büroda evden getirdiğim,ekipmanlara bakarken ne kadar mutluydu.Seneye kendi anaarısını kendi üretecek birini daha bulduk bence.



Bende bizim siteleri gösterdim,hayret etti,Meraklarından biride,ana üretigimiz janter ekipmalarını soruyordu evden götürdüm inceledi,lazımsa hemen temin ederiz Kadir başkanda var dedim,abi şimdi alamam ama lazım olunca gönder dedi.Yakında kış salkımına alırız.Adını yazmayı unuttuk beee."Mustafa ÇABUKUSTA-GİRESUN-KEŞAP'"tan.50 kovan arısı var,aramıza gelince yeniden hoş geldin deriz.

07 Ekim 2007 Pazar

7 EKİM PAZAR BEYKOZ'DA İFTAR.

Oktay ve Tuncay kardeşler,bu sene biraz varroa üretmi yaptılar.Sonrada bunlardan nasıl kurtuluruz diye kendilerini paralayı duruyorlardı.Bende onları yakından takip edip taktik veriyordum ama iş gene başımıza kaldı,olaya el koydum.
Sevgili kaptanımızın parmaklarının son hali.Formik asid uygulamış,ama kime uyguladı bende anlamadım gitti.Formik asid kullanırken dikkat etmeniz lazım,yoksa daha beter olanlarıda duydum.
Varroa savaşında talebelerimi yanlız bırakamazdım,gerekli malzemeleri ayarlayıp,ölçü tartıları yapılarak.Oksalik asid uygulamasını yaptık.Biz hazırlık yaparken Oktay'la,Kaptan kovanlardaki seyri seyrediyordu.Birde Almanyadan Mehmet YÜKSEL abi talebelerin diplomasını verdinmi diye soruyor.Ders başlamış kaptan yok,ben bunlara nasıl diploma vereyim....
NOT.Kaptan resmin taaa ilersine bakarsanız orada.
Güzel bir kafes,Kaptanımıza biri tarafından hediye edilmiş.
Kovanlarda bal ve yavru durumları iyi,İnşallah bu sene başaracaksınız.Yanı kışa varmadan arımız ölürmü diye düşünmeyin.Benim arılarım bereketlidir kafanızı yormayın.
Bu resimde hocasına hava atan birisini görüyorsunuz,hoca maske giymiş talebe bana bir şey olmaz hocam diyor.Gerçektende 15 kovanda çalışma yaptık bir arı sokmadı.Ama kararımı verdim bu seneki öğrendiklerini seneye bir daha okusunlar.Bu sene anlayacagınız sınıfı çaktılar.
Oktay beyin balkondaki ruşette baktıgı arıyı normal kovana aldık.6 kovan arısından birer avuç arı devşirip bir kovandaha oluşturduk.Ana kutusundaki yavrulu küçük,çıtaları normal çıtaya bağladık.
Her ihtimale karşı o gün anayı kafese almıştım.Yarın salarsın dedim,iki gün bir gece duran anayı arılar anaarı üzerine yumak olarak anında halletmişler.Burası biraz üzücü oldu ama bende yeni yumurta atan yedek analar var,biri Beykoz'a gelin gidecek bayramda.
Bu işlerden sonra biraz kestane topladık.Her taraf kestane dolu ama oruçluyken çekilmiyor be.
Kestane toplarken ormanda domates ağaçlarına rast geldik.Ormana harfiyat dökmüşler içinde çöpte varmış çöpün içindede domates tohumu,kısmete bak.
Evet çok ilgimi çeken kocayemiş ağaçları.Bu ağaca hayretle bakarım.Allah öyle yaratmış,meyvesi ve çiçekgi aynı anda üzerinde olan bir ağaç.Üzerinde olğunlaşmış meyveleri var,aynı anda salkım salkım çiçekleri varÇiçekleri artık tombullaşmaya başlamış.yakında açar.
Böyle tek tük erken açanlarıda var.Bu ağacın çiçekleri birici aya kadar ağaçlarda bulunur,yeterki hava sıcak gitsin.Nektarını yağışlar yıkayamaz,öyle dizayn edilmiş çünkü.
Ormanda gezerken birde sarıca arı yuvası bulduk şuraya bakın,nasıl yuva yapmışlar.Toprakla doldurduk açmaları çok zor.Bu sene çok sarıca arı katlettim Allah affetsin.İnşallah eder.
Bir sürü yeni çiçekler açmış.Kırmızı yonca vardı,bu bitki vardı,aşagıdaki sarı çiçeklere arılar acayip hucum ediyordu.
Baştan ısırgan otu sandım ama bu ısırgan degil.
Oktayların geçen seneki ve bu sene arıları geçici arılarını ikamet ettirdikleri arılıktayız.İsmail dede biraz inat biri,Kaptana gene kovanları bırkalayıp durma diyordu.
İsmail dede,Beni biraz hesaba çekti.Dedeye bizimkiler beni biraz fazla övmüşler,dedede olmaz öyle demiş.Sonra dedilerki bak hani 25 arıdan,22 teneke kestane balı alan abimiz bu.Bana bir şey diyemedi,ama şataşmak için gene bir bahane buldu.Dediki kovanların altındanda bal aldınmı evet aldım dedim hee o zaman olurmuş fazla bal::)))) İsmail dede alt kattan bal almazmış.
İsmail dedenin arılıgında ilgimi çeken bir kovan.Katta arıların çalışması için musluk var,birde menteşeli açılıp kapanıyor.
Genelde konu aralarına arı resmi attım.aşağıdaki arılık bir ev kimse yoktu civarında genede arabadan inip inceledim.Tamamen ahşap bir ev.Arılık olarak kullanılan,Yani ilginç bir arılıkta diyebilirsiniz.
" Arıbakanı" her kovana baktıda,ağaçtaki karakovana bakamadı.Bakılacak gibide degil hani::))
Evi bir kaç açıdan resimledim.
Buda yakın çekim.Beykoz'da Oktayların ne kadar tanıdıgı varsa bende tanıma fırsatı buldum.

Yazın kıvrananlar vardı çıtam yok çerçevem yok diye,bakın burada bir sürü var::)))).İlla "arıbakanı"mı gelecek sizin her işlinize.
Salih dede eski arıcılardan,çok şeker biri ve laz.Benim hacı amcada Rizeli'ydi.Şimdilik arıcılık yapmıyormuş ama kovanları hazırlamış pusuda bekliyor.Millet malzeme bulamaz,buradada malzeme çok arı yok::))Salih dedemizi de ziyaret ettik.Ya akşam bir türlü olmuyor be aç karnına gez gez.
Poster bunlar poster::)=))
Bu resimleri gören Büyük Şef,Murat ÇAKIR resimleri neyle çektindedi.Benim makinayla dedim abi makine güzelmiş diyor.İki senedir yeni kullanmasını öğreniyoruz.Saolun dedim,teknik heyete::)))
Nedense benim çok iyi bilgisayar kullandığımı sananlar var.Resim kesmeyi daha dün öğrendim.Şu zamana kadar bilmiyordum.Burada resimlerin orjinalleri var.Kesilen resimleri resim sitesine attım.Çok basit ama bilmeyince insana acayip koyuyor.Bir işi yapamamak.
Ve iftar vakti geldiiiii.
Eskiden iftar garibanlara verilirdi.Şimdi" arıbakanı"'na iftar veriyorlar,gerisini siz düşünün.
Bu iftar bayagı önceden tasarlanmıştı,6-7 kişi olacaktık.::(((son iki kişi kaldık Oktay ve ben,sonra kaptanda katıldı,hain domdomlar gelmedi::)))) Burası Beykoz Paşa sofrası
Çok şahane arı resimleri var,ama bir kaç gün içinde yayınlanacak.
Oktay ve kaptanın arılıkta,oksalik asid uygulaması.
Burada dikkatimi çeken bir şey oldu,arıyı ne kadar beslersen besle,arı sıkıştırılmamış,böyle olmaması lazımdı.Demekki talebeler hocalarını takip etmiyor.Oturun sıfırrrr...
Not:Bir alimin sözüydü ama kim şimdi hatırlamıyorum.Derki bir şeyi 1000 sefer yap diyecegine,1 sefer kendin yap.Bazıları hayalde çok şeyler yaptı ama göremedik.Bazıları da palavrada çok şeyler atılar.Onlarıda göremedik.Bir şeyleri insanlara anlatırken onları kandırmak için ve kendinizi övmek için yapmamak lazım diye düşünüyorum.İnsanlar geri zekalı değillereki.Yalan eninde sonunda çıkıyor.Yazım herkese yarası olanlar gocunsun.Yallan yalanlar doğuruyor.Onun için baştan yalan söylememeli.

06 Ekim 2007 Cumartesi

6 EKİMDEN GERİYE KALANLAR

Yukarda Şefik bey ve ben,::))makinaya otomatik çekim yaptırdım.üzerimdeki ise poşet sabah hava çok soğuktu önlem aldım terletti beee.poşeti deldim ayagımı geçirdim fazlalıkları cebime sokuyorum,birazda şalvara benzemiş,motorize ekipler çekinmeden modelimi kullanabilirler.
Şefik DOGANAY Adana'lı ama Tekirdağ merkezdeymiş.Aynı zamanda Tekirdağ Arı yetiştiricileri birlik yönetimindeymiş.Baygı muhabbet ettik.Bayvarol almış reklamlarında çok etkili demişler.İnşallah bunun altındanda bir şey çıkmaz.Çoğu kişiler bayvarolu organik ilaç zannediyor,buda kimyasal ilaçlardan biri.Demekki dışardaki ülkelere satamadılar bize yöneldiler,biz nasılsa kobayız deneyin beee.Emniyetten emekli bir arıcı kardeşimiz.
Küçük ana kutuları boştular.
Şefik abi bu arı benim arım altına yaz dedi.
Bazı kocayemişler açmış,bazılarıda tomurcukları büyümüş.Yakında açmaya başlar.
Şefik abi bu çıtayı yeni vermiştim diyor,iki çıta arı boş vermiş en dışa.Arı bal ve polen koymuş.
Ahmet KOŞAR 700 kovan arıları varmış,Ahmet'le 2001 yılında Tekirdag İnecik'te tanışmıştık.
Karı koca acayip hoşuma gitti,ikisi 700 kovanın tüm işlerini yaparlarmış.Ahmet ve eşi Esen hanım kardeşimiz.Bayan bir arıcı oldumu dahamı ilgi çekiyor ne anlamadım gitti.
Adana'laı mustafa resimlerimizi çekti,onu geçen haftadan tanırsınız.Benim kıyafet motorize ekipler için yeni tasarladım işte.
Bu resmin arkasında duran taksı Ahmetlerin. 15 dakika sonra o taksi haşat oldu.
Ahmetlerin arı iki ayrı yerdeymiş,biz sohbet ederken hanımı Esen arıların uçuşunu begenmedim dedi,birde ötekilere bakıp geleyim. Taksiye atladığı gibi gitti.benimde arılarıma gitmem lazım fazla durmadım,az sonra bende ayrıldım.
Arılıktan yaklaşık 1 kiometre uzakta baktım kaza var.Bir baktım az önce tanıştıgım Esen,Oturmuş ağlıyor,nelikle kazanmıştık,ne zorluklar içinde.... Arabayı mafettim diyor.içim parçalandı.Gerçekten arıcılar çok sefillik çekiyor.Hemen ahmeti aradım,onlar gelene kadar oturmasını söyledim,arabanın kaç takla attığı belli degil.Teselli etmeye çalıştım ama,mal canın yongası işte.Eşi geldi,peşinden Adana'lı şefik abiyi aradım.Oda geldi Esen kardeşimizi hastaneye götürdüler.Benim orada yapacak işim kalmamıştı,arılarıma doğru devam ettim.Ahmetin köpek arabanın başında kaldı.Hep telefon ettim son durum ne diye.Arabayı arıcı arkadaşlar yoldan kaldırmış olaya Jandarma falan karışmadan.Akşam Gebzeye dönerken uğrayacaktım yolumun üzeri, dediler Pendikten yola çıktık biz oralarda yokuz.Durum nasıl iyi sorun yokmuş.Ve yolda tekrar karşılaştık durup konuşup ayrıldık.Allahtan hayırlısı.Bu yolda giderken 15-20 le gidiyorum acayip bir yol.Esen kardeş ucuz atlattı bence araba 20 metre devamlı takla atmış.
Arılığa girdim koşarak ilk iş,geçen hafta ruşetten kafese alıp yeni devşirdiğim kovana verdigimiz Muğla ana ne yaptı.Kafes aşagıya düşmüş ama anayı çıkarmışlar.Ve boşluga petegi asmışlar.
Petekte günlük yumurta olması güzeldi,ruşette bir çıtaya yapıştırdım.
Anasız kovana anaarı verdiniz,petek örüldüyse zaten işler yolundadır.Anasız kovan petek örmez.Ama Halil neder,Manos ne demez?ayıpya bu mevsimde petek örülürmü?Adam Yunanistan dan arılarını yanıma getirmeye kalkıyor.Devrim hocanın demesine göre Monas beni çok sevmiş hayret.Nerelere gittik bee,Bal bolya örün örün.Kim ne derse desin pehhhhhh.::))
Günlük yumurta doluydu,bunu korpartım,başka bir kovandan bir kapalı yavru verdim.
Bir litre su,90 gr.oksalik asid vebir kilo toz şeker.hepsini karıştır kafana göre arılara ver.Oksalik asid 75-100 gram.arası doz bu ölçüde kullanılabilir.
Meşur bizim ellibir numaralı kovan,sığırlıkta yapılan larva tranferinden verilen memeyi besledi ve anayı çıkarmıştı geçen hafta.Bu haftadadaki durum iyi.Ana yumurta atmış ve yumurtalarda çatlamış.Son turfanda kafkas melezi erkekler Muğla,bazılarına göre bu anaların devamı saldırgan olacak bakacaz bahara.
İşlem tamamdır heralde bundan sonra sorun çıkmaz sanırım.Bir çıtada kapalı yavru kaptırdım 51 nolu kovana.Bu işlemler yapılırken ara sıra gidip oksalik asidi sallayıp geliyorum.Hemen erimiyor,acil işleri yapmaya devam ediyorum.
Bu şişe acayip hoşuma gidiyor,içine ne yapacaksan doldur ve salla.Hemen erimiyor tabi bir kaç kovanda iş varsa,git onları karıştır gel bir daha salla,zaman degerli işte.
Kullanıma hazır hale gelmiş oksalik asid.filmini atacam en altta izlersiniz. Zafer abi sorular soruyor bu işin uzmanı Halil Bilen ve Devrim Oksay'dır.Geniş bilgiyi bu sitelere bakarak alabilirsiniz.Ben asidler hakkında çok bilgi sahibi biri degilim ama kullanıyorum.
Oksalik asit uygulanmış bir kovan.arılar acayip tırsıyor,yiyor ama bir arıya sorsan ne der acaba?
Buda Barbaros ÖZMEN,miş arılıkta çaılışırken açayip gürültüler geliyordu.bir baktım bunlar.Bu ekibin başkanıyım dedi,içimden bakan olmada ne halt olursan ol dedim::))
Gelmeyin gelmeyin arılar var,ananızı bilmem ne yapar diyor.Haydaaa arı sizin evdeki ananıza ne yapabilirki,dimi yaniii,hayret yaaaa,nerde entel dantel var,taaa dağın başında buluyor işte.
Seneye bu anaüretmek için yapmış oldugum çıtaların etrafını kapatacam.açık oldumu sınırsız oluyor ve olmuyor.
Arka yüzdeki memeyi kesip aldım. Memelerin resmini çekebilmek için arıları oradan uzaklaştırmak zor.
Asistanın ruşetteki anayı kovana almıştık.Kendi yumurtasından tekrar Muğla ana yaptırıyoruz.Fazla memelerden birini,geçen hafta verdiğim anayı öldüren kovana verdim.

Son larva tranferi vardı,sığırlıkta.4 Ana arı çıkmıştı,biri hariç 3 tanesi eşleşmiş beee.aşagıda yumurtası. Son çıtırlarda gene yolda.bir bende var birde asistanda.bakalım bir çıksınlar.İkiside Muğla olacak. Keşke daha çok tranfer yapsaydım,eşleşemez diye düşünmüştük,hemde kısa sürede eşleşip yumurta attılar hayret....Birinin filmide aşagıda,o daha yumurta atamadı,hazırlık yapıyor.

Günün belkide en güzel resimlerinden birini yakaladım.Bu çok hoşuma gitti.İsteyerek çekilen bir resim degil.

Yukarda oksalik asit uyğulaması yapmamı görüntüledim.

Bu filim benim için çok özel.Eşleşmiş bir anaarının,arkasında kalan parçaları atmak için çabaladıgını görüntüledim.İki gündürde yüklemek için uğraşıp durdum sonunda oldu.Biraz fazla özele takılmaya başladık bu sıra,Allahtan hayırlısı.Yakında kırmızı noktalı anaarı filimleri çekersem şaşırmayın:::)))))))))

03 Ekim 2007 Çarşamba

29-30 EYLÜL GÜNÜNDEN ÇIKAN DERSLER


29 ve 30 Eylül benim için çok verimli geçti.Bir çok profesyonel arıcı tanıma fırsatım oldu.Öğrendiklerim benim için ve diğer arıcılar için önemli şeylerdi.Irklar konusunda da çok bilmediklerimiz var.İlk defa böyle konulara girdik.Sivaslı olan arıcı ağabeyimiz,Bu işi en iyi Ordulular bilir.Onları Denizli ve Muğla’lılar izler dedi.Tanıştığım kişiler geçimini arıcılıktan yapanlardı ve yaz kış arı peşinde olan kişiler.Çalıştıkları arılar hep değişik arılardı.Belli bir ırkta ısrar eden yok.Bence de arılıkta ne kadar çeşit varsa ve onları kullanmasını bilirsek süper olur.Arıcı olmayanlar var arılar melezlenirmiş,yok efendim Muğla’nın dili kısaymış.Kardeşim elimde Kafkas arısı var,Baharda geç atağa kalkıyor.Buna bir çıta kapalı Muğla yavrusu ver.Arıyı bir atağa kaldır.Bana burada bakıcı arı lazım baharda arının dili o sırada bana lazım değil.Muğla arısı zaten çama endeksli bir arı,bulunan dilinin yarısını kessen gene çamdan hazır balı alır gelir.Arılıkta çok çeşit olmasını şu yönden de savunuyorum.Papaz arısı denilen buckfast arısı 4-5 değişik arı ırkından elde edilmiştir.Seneye kısmet olursa karniyol ırkıda deneyeceğim.Daha bu sene F1 ler elime geçti.Bu ırklar bana çok bilgili kişilerin bir yerde toplanıp ortak çalışma yapması gibi geliyor.Kim nasıl anlarsa anlasın bana benim anladığım lazım.Herkes bildiği yolda yürüyecek.Hiç kimseye kardeşim sen yanlış yapıyorsun şöyle yap deme hakkımda yok.Seçim herkesin kendine aittir.Herkes bildiği doğruyu ortaya koyar.Bu haftaki öğrendiklerimin bana göre en önemlisi balı alınan arının beslemeye tutulmasıydı,bu benim yapmadığım bir şeydi .Yücel ağabeyimiz o kadar güzel izah etti ki bende jeton düştü.Hatırlarsınız Şile’de arılarım çok güçlüydü ve bu arılar balları alındıktan birkaç gün sonra Trakya ya gittim.20 çıta arı 4-5 çıtaya düşmüştü.Bende şok oldum.Olayı yeni çözdüm.Balı elinden giden arı strese girip intihar uçuşu yapıyormuş.Sağım yapıldıktan sonra mutlaka 4-5 gün besleme yapılmalıymış.Bunu Muhsin hocada yıllardır söylüyormuş ama ben okumamıştım.Bu bana ders oldu.Artık sağımdan sonra arıları stres ve bunalıma sokmayacağım.Bir düşünün çalıştınız ,çalıştınız biri geldi,neyiniz varsa aldı siz ne yaparsını.Yıkılırsınız dimi.Arılarada aynısı oluyormuş.Ama yıllardır arıları yıkmışım haberim olmamış.Besleme hem arıyı psikolojik olarak rahatlatıyor,hemde yavruya yatmasına neden oluyormuş.Bu detayı unutmayacağım artık çok önemli.

YAZIYA YAPILAN YORUMLARDAN SONRA İLAVE EDİLDİ::))
Arkadaşlar,ben tüm arı ırklardan yanayım,bu ırklarıda Devletimiz koruma altına almalı,ferdi olarak biz bunları nasıl koruyabilirizki..Hepimiz biliyoruz ki melez arılar,saf olanlara oranla,yüzde yüzün çok üzerine çıkan verim artışları gösterir.Daha iyi anlatmak gerekirse,örnek olarak bir saf Kafkas arısı 20 kilo bal yaparsa bunun ilk melezi 40 kilo üzeri bal yapar.Bunda bütün bilim adamları hem fikir.Buna tüm saf ırklar da dahildir.Ülkemiz ve dünyada kullanılan arılarda melezdir.Çünkü yüksek verim melez arılardadır.Şimdi piyasaya satılan Papaz arısı denilen buckfast’ta yukarda bahsettiğim gibi melez bir arıdır.Bu melezi ülkemize getirip üreterek satanlar var.Adınada buckfat diyerek.Bizim bildiğimiz Papaz hayattayken hiç kimseye ürettiği saf ırkı vermemiş.Papaz ölüyor varisleri yanlışlıkla birkaç safı satmışlar,adamlar uyanıyor ve başka saf buckfat satmıyorlar.Şimdi son duyduğum ise İzmir tarafında biri ,Bende buckfast var.üretip satıyorum diyor.Millette hücum ediyor.Benimde anlamak ve öğrenmek istediğim ayrıcada anlatmaya çalıştığım olay şu.Bu buckfat nasıl anlaşılır,bilen varmı yok.Ben artvinden ana aldım,2006 yılında bu sene denedik,hangisi saf siz karar verin.Biri 2 çıta şuan,biri 4 çıtada,biride 6 çıta.Ben bu arılara geçen haftaya kadar hiçbir takviye bulunmadım.Ne biçim saf bunlar.Birde bakıyorum Gürcistan’dan saf Kafkas anası getirenler var peki bu ne iştir? Trakyada karniyol ana arısı üretiyoruz ama Almanya’dan karniyol analar geliyor.

Sonuç olarak yüksek verim elde etmek için melez arılara ve tüm ırklara ihtiyacımız var.Saf arılar olmadan da melezi olmuyor.

Bendede tüm saf ırklar var hangisinin safını isterseniz göndereyim.Saf varmı saf diye yanıp tutuşanlara çare olarak,hepsi bende mevcut.Üstelik hanği ırk isterseniz isteyin bende hepsi var.Buckfasta dahil rametli papaz ölmeden bir kaçta bana vermişti.bizde şimdi eş ve dostlarımıza hemde safını veriyoruz insanlık ödlümü beeeee.siz melezlersiniz artık,melez daha çok bal veriyor ya ????????