30 Ağustos 2007 Perşembe

BU GÜN NELER GÖRMÜŞÜZ BİR BAKIN

Çadır direği ararken neler buldum ama daha olmamış.
Sır tekneside yeni,Kromdan yapılmış fiyatı biraz uçuk ama aldık yapacak bir şey yok.Krom oldugundan fiyat yüksekmiş,Bu krom altın gibi bir şeymi??? ki.
Bana kalsa bunu maliyeti düşer nasılmı ? şu alttaki tava ve elek bölümünü,sert plastik yaparsın olur biter.bir işi yaparken akılcı düşünen yokki.
Şuan kullanma pozizyonunda degil.kullanırken alttaki tavayı bir üstte alıyorsunuz.tavanın üzerinde elek teli var oda krommuş.kırntılar yukarda kalıyor,balda aşağıya süzülüyor.
Artık bana geçti ya,görmeyende kalmadı gerisi size kaldı.daha detaylı fotoğraf cumartesi pazar çekilecek.bu hafta sonu sır teknesini deneyecegiz.
Not.Galvaniz aletlerin üretimini yasaklamışlar.Çünkü balda kurşun ve çinko çıkmış suçuda galvanize bulmuşlar.onun için artık bu tür malzemeler krom olacakmış.bal süzüm makinalarıda dahil.
Gelen çadırda direk yoktu.içten altı tane direge gerek var.ormandan direk kesip,ucuna çivi çakıyorsunuz çiviyede ipi bağlayıp,yere çakılı kazığa bağlıyorsunuz.
Bu benim yeni çadırım.İnşallah hayırlı hasatlarda yıllarca kullanırız.Bu gün Ahmetin balları aldık,şu an çadırda kasa kasa ballar duruyor.Yarın süzülecekler.
He bunlarmı benim Azeri asistan Ahmet efendinin ağ kurdu üretim çiftliği diyelim gitsin.Her şey bol bu kadar rahatlık çiftlikte yoktur ya.
Şu rezilliğe bakın,yağmalanıp sönen kovanların ,son hali.Güzelim hemde bu sene örülüp işlenmiş petekler çöp oldular artık.
Peteklerde o kadar çok polen varmışki,Hepsine yazık oldu.aşağıdaki resimde yerde görülenlerde polen.Ağkurtları yemediklerini aşağıya atmışlar.
Aslında bu kurtları değerlendirmeli.Üreticiler boşuna kürek çekmesinler diye düşünüyorum.Sektörün önünü açmak lazım.Yemli balık avlarında kesin işe yarar,Ne sazanlar gelir .Lakin kimseyede iyilik yapmaya gelmezki???

29 Ağustos 2007 Çarşamba

AVDA DENK GELMEZ İŞTE

Dün arılıkta işimi bitirip,saat tam 8 de geri dönmek için yola çıktım.yollarda yörüklere ait büyük baş hayvanlar vardı.bu hayvanlar devamlı yaz kış ormanda kalırlar.bir viraj vardı onu döndüm bir sürü var önümde.ama sığıra benzemiyor,ne olur dersiniz.Daha hava kararmamıştı tam.bir sürü domuzla karşılaştım.bir kaç tanesi bayağı iri,çoğu çok küçük denebilir yavruları vardı.durup resim çekeyim diye düşünene kadar ortada hiç bir şey kalmadı.iki sene önce Eskişehir'in mihallıkçık'ğa baglı Gürleyikköy de 5 gün av yapmıştık.2 gününü domuzlara ayırmıştık bir tane çıkmadı.Şimdi orada aradığımız domuzların akrabaları sığırlıkta yolumu kesti,iyimi???

27 Ağustos 2007 Pazartesi

ŞAHANE YAĞMUR YAĞDI

Çok şükür uzun zamandır beklediğimiz,yağmuru son iki günde aldık.Arılarımız bildiğiniz gibi 8-10 gündür ormanda.Körük yakarken ve söndürürken acayip dikkat ediyordum.Orman öyle yanmaya müsaitki anlatamam.Bu yağmurlar pürenede çok yarar İnşallah.Bu hafta sonu arılara dalıyoruz artık.Ballarını çoktan beri alamamıştık.Yeni bal sağım çadırımız İzmir'den yola çıktı.Ayriyeten krom sır teknesiyle birlikte.Malzeme eksiğim kalmadı.

Çok önemli bir not.Anaarı üretmek için bekldediğimiz malzemeler,Amerika'dan Ankara'ya kadar gelmiş::))
Bu duyumuda sizlerle paylaşayım dedim.::))))

Çook önemsiz not ise.Kimse boşuna sulanmasın::)))

26 Ağustos 2007 Pazar

BU SEFER GÖZÜMÜZE TAKILIP,MAKINAYA GEÇENLERDEN

Arıları suya doyuramadık.hala dalıyorlar,bu kaçıncı sorti bilmem?
Bu dikene biz Niğde'de sıyırma deriz arı bundan bal ve polen topluyor. zehirli bir dikeni vardır battığı yer pire yemiş gibi şişer.
Sevgili başkanımız barakayı kurdu gene. çay kahvemiz mevcuttur.benim asistanda arkada.gerçi kim asistan anlamadım gitti.bana posta koymaya başladı.çok biliyor çok.
Ve başkanımızın arısı sığırlıkta.ben buraya kuş uçumu 1. km.falan soldayım.

Kadir başkan hoş geldiniz,arılarınızda tabi.Püren (Yılgın) balımız bol olur inşalllah.

23 Ağustos 2007 Perşembe

SON DURUMLAR İÇ AÇICI DEĞİL.

Arılarımızı pazar günü ormana indirmiştik.en yakın arı 500-600 metrede.Birlikte hareket ettiğim,Azeri Ahmet'in 3 adet anasız katlı kovanı yağmalandı ve ballarıda gitti.Şu an 3 kovanda kapalı duruyor.Benim bir ruşetim yağmalandı,ruşete değilde içindeki anaya üzülüyorum.yeni anaydı Trakyada eşleşmişti oda yok.Dün akşam dördücü şurubu verdim tek katlara,ama hala yavru atmıyorlar,yavru atmama sebebi bence polen gelmeyişi.Hava bir yağsa herşey rahatlayacak.Dereler kurumuş vaziyette her,akşam bir kova su veriyorum.Arı suya bile şurup gibi saldırıyor.Pazartesi ve salı yagış gösteriyor inşallah yağarada herşey rahatlar.Arıların etrafında dönen yağmacılar,habire kolluyor hangisine dalabilirim diye.Püren açmak üzere açsa arı kovan kollayacağına püren kollasa bari.Püreninde kuvetli açması yağmura bağlı.yağmassa çoğu tomurcuk halindeyken yanar gider,açmaz yani.Her şeyin hayırlısı diyelim.

Yazıyı yazdıktan sonra ,biraz düşündüm.zayıflar yavru yapmıyor demiştim.Bakıyorum her gün bir kova su bitiyor.demekki katlılar yavruya yattı.bu kadar su nereye giderki.Gündüz gözüyle arıları şu an açıp bakmak imkansız.Hemen açılan kovanlara çörekleniyorlar.Bu hafta sonu birkaç katlı kovana,bakmalıyım alt katta durumlar nasıl.balları bu hafta süzemeyiz ama büyük ihtimal ay sonuna işi bitirmeliyimki arı, balsız kalınca daha iyi çalışır.Bal bulamazlarsa aldığımızı tekrar veririz,olur biter.

20 Ağustos 2007 Pazartesi

TRAKYA DÖNÜŞÜMÜZDEN GÖRÜNTÜLER VE YENİ YERİMİZ

Bu seneki yerin son resimleri.Yalnız üzücü bir haberle karşılaştım,yer sahibimize araba çarpmış,15 gündür hastanede yatıyormuş.Telefonla aradım durumu bayağı düzelmiş,yoğun bakımdan çıktım dedi.Allah acil şifalar versin.

Arkadaşlarım arılar nasıl diye soruyor,arılar çok zayıf,tarlacı arı yok diyebilirim.çünkü trakyada bizden başka benim bölgemde yani,arı kalmamış bizim arılık arı kuşlarının çöreklendiği yer olduğundan,çıkan arıyı kapmışlar.arı yok zannettim gittiğim gün tekme atıyorum uğulduyor.akşam 5-6 gibi arı çalışmaya başladı baktım su çekiyor.hayvanlar acayip tırsıp sinmiş arı kuşundan.buda bize başka bir tecrübe oldu.
Kovanlarımızı hazırlayıp akşamı beklerken,bu arıyı buldum.Çakır dikenine tam gözün bitiminden saplanmış.daha önce başka bir yerde görmüştüm yıllar önce,o karnından saplanmıştı.bu sert bir yerden o diken nasıl girdi anlamadım.akşam güneş batarken çektim 22 resimden en iyisi bunlar.resim kalitesi hoşuma gitmedi.arıda ayağında polen de var.ölüm kimi nerde yakalayacağı belli değil işte.

Kovanları yola hazırlarken,bazen çıtalar çektim.gördüğünüz gibi çok sıcaktan bazı ballı çıtalarda göçmeler olmuş.ama ziyanı yok diyebiliriz.
Katlı arıların bazılarında böyle yavrulu çıtalar vardı.
Arabanın yüklenip,ipinin çekilmiş hali.
Bu arkadaşlar Çiftlikköylüler,arı yüklemeye adam lazımı abe yav dediler.bende gelin abe dedim.sağ olsunlarçok çabuk yola çıkmamıza yardım ettiler,saat 9,45 te gece yola çıktık.gebzeye 2,30 da geldik.bayağı bir konvoy vardı yol yapımı için.en az bir saat yolculuk bu yüzden uzadı.
Eniştem,Ünsal bu sene her nakliyatta onu çağırdım.çok işime yaradadı sağ olsun.
Ben kovanı alırkenyanımda dikilen benim asistan.Kadir başkan öyle dedi.bu senin asistan beni öldürecek diyor.bende senimi benimi dedim::)Arılarımızın şu anki konakladığı yer.üstten çekim aşağıdakide alttan çekim.

Arılarımızda fazla tarlacı yok.ertesi günü sularını tamamlamak için bir çuval su getirdim.demekki çuvallada su taşınıyor.bu kadar küçük kaplarınız olursa hangisini taşıyacaksınız elinizde? doldurun çuvala alın sırtınıza.çuvalla su taşınır,taşınmaz diye inadı bırakın kardeşim::))
Buda beni kahreden hadiselerden biri.Bunu Beyaz kovandaki formada taşıdık.ama insanlar bazı şeylerin önemli olduğunu yaşadıkları zaman öğrenmeli demekki.Ben gece dörtte eve geldim benim asistan ben arıların yanında yatayım,gündüz köye giderim dedi.bende iyi dedim ertesi gün 10 gibi gelirim dedim.ama biraz geç kalmışım yol adamı acayip yoruyor.birde dönüşte ben kullandım kamyonu.asistanım Ahmet arıyor Eli ağbi arıları buraya neye getirdik burda püren yok.şarteller attı.dedim seneye sen ne yaparsan yap.bizim asistan lafa geldimi çok bilir.biraz sonra bie telefon daha,arılar birbirine girdi.kırıyor ve benide eşek arısı soktu.hemen kovanların muslukları daralt dedim.aşağıya inip motoru çıkardım doğru arılığa vardım.asistan bizim başkanla ormanda geziye çıkmışlar,nerelerde arı var diye.ve iki tane katlı kovan anında yağmalanmış.arının başında duran biri,bu hatayı yapmamalıydı.yağmalayan arılar daha önce sizle bir sehba paylaştık o kovanlar.yaklaşık bize 500-600 metreden geliyorlar.bu yağma öyle acayip bir işki dün akşam gittim başka bir katlı kovan gene gümlemiş.hiç başlatmayacaksınız.başladımı salğın hastalık gibi gittikçe yayılırBenim asistan hayal kuruyor seneye şu kadar oğul yakalarım.yahu sen elindekine bakamıyorsun,oğulla ne işin vardedim.Peyğamberimizin güzel bir sözü var."Dün geçti,yarın gelecek,sen bu güne bak"der.sen yapacaklarını yapma hayal etmeye devam et asistan.
Bu beyaz kovan Büyük şefin.Şimdi kovanların ağzını bu şekilde darlttık.ama hala tehlike geçmiş değil.ben trakyada arıları yola hazırlarken zayıf arıların anası varmı yokmu,hepsine baktım.yaklaşık 60 kovanı elden geçirdim.4 kovanda ana yoktu hemen orada silkeledim.şu an dört tanede yumurta atmamış ana var.yağmaların en başlıca nedeni kovanların anasız olması.buna dikkat edin.bal gelirken sorun olmaz.bal kesildimi işler sakatlaşıyor.
Yeni arı koyduğumuz yere 400 metre mesafedeki su.yeni buldum burayı.diğer arılar buradan su alıyor.bizimkiler henüz burayı bumuş değiller.çünkü sularını ben veriyorum.
sanki şurup vermişim.arılar suya o kadar saldırıyorki hayret edersiniz.bunun adıda meydan sulaması.bu kova dün gittigimde az bir şey kamıştı bitmesine.

19 Ağustos 2007 Pazar

TRAKYA'DA BU SENE SON RESİMLERİMİZ.HABERİN KAYNAĞI BURASI.GEL VATANDAŞ.GEEEELLLL.

Alt katada bakamadım belkide boş yer kalmadı balların arasında boşluk arıyor garibim.renk olarak karniyoluda andırıyor.trakyadada bu tür arı çok kafam acayip oldu.bir sürü soru işaretleri.
Güzelim sırları kontrol ediyor.her işi kendisi görecek sanki.sen git yumurta at.
Evet bu benim bu sene tespit ettigim kalburculardan biri.
Kovanlarada arı kalmamış ama bal fena değil.Allah bereket versin.yakında süzüm cemiyetimiz var.sadece davetliler katılabilir.davetiyeler için adres daha sonra.
Bir ağkelebeğini hırpalayıp kovanın musluguna attım mafettiler.
Ahmet abi hava atma bak bende yapmak zorunda kalıyorum.ne oldu bak bende yaptım işte.
İbrahim abinin evinin avlusundaki arılığındayız.Lüleburgaz/Karamusulköyü.
Karamusulköyüne gittigimde benim makam aracımdı daha önceki yıllarda.5 milyonluk mazotla 2 ay işimi görürdü.arılığa gidip gelmeye,süzülen balları İbrahim amcanın depoya getirmeye yarardı.üç ileri bir geri skoda kamyonet atıklarından el yapımı bir ton istihatlı şahane araç.en sevdigim yeride önünden bir kolu var onu çevirip çalıştırıyorsunuz,herkes çalıştıramaz onuda söylüyüm bariii.
Polamiye ağacı,Çin'den gelmiş.gemicilikte kullanılıyor ve çok uzunve çabuk yetişen bir ağaçmış.2 senede 7-8 metre olmuş zaten.
Not.Arılığa ekerseniz bu ağacı,oğullarıda vinçle alırsınız.::))) gülmeyin buldunuz bedava oğulu.....
Kovan incelemeleri sırasında hemen gözüme çarptı,dedim dur.bu çıtalar nereden geldi bu kovana yoksa bu kovanamı ait.yok başka yerden geldi ama hangi kovan oldugunu bilmiyor.Bu arıya kalbucu denir ve özellikleri şudur deyince, çoktandır İbrahim abide bu arıdan arıyormuş ama hangi kovan olduğunu bilmiyor,ara bulursun evine kadar gelmiş ::)))
İbrahim abi seneye kadar bu arıyı bul.lazım olacak.
İbrahim abimin torunu.
Ben resimleri çekerken dedim ona 2008 arıcılık maske modası diye,o da acayip gülüyordu.bizde bayagı güldük hala gülüyom
Azeri Ahmet,maskesini kapalı bir yere koymadıgı için,fare elek teline gıcığı var gibi hepsini traşlamış.kapalı yer dediysek fare giremeyecek kadar kapalı.
Resme baktıgımda arının 3 çıtaya bastıgını görüyorum.arıcı burada araya bir çıtada dalıp,kovan çıtalarınıda tamamlamış.zayıf bir arıda kovanda kaybolmuş gitmiş.şuç arıda degil,bu arya bu kadar çıta verende.şimdi hepimize ibret olur kanısındayım.
Şu çıtayı saglam arıya verin temizleyemez.
En çok hazır örülmüş peteklere acıdım.
Ağkurdunun kozası,buradan kelebek olarak çıkacak ve başka yerlerde icraata devam edecek.zayıf arı ve arıcı bulursa bayram eder. Arıları yola hazırlarken bununla karşılaştık.sönmüş koavanlar.2 kovan böyleydi
Kelebek bekliyor her tarafı mafetmiş.madalyamı isterki,ödül olarak yakaladıklarımızı öldürdük.

AĞKURDU NELER YAPAR.


Arkadaşlar her zaman arılarımızı sarabildiği kadar çıta vermeliyiz.Durumu gördünüz,arıya bakabileceği kadar çıta vermenin başka bir avantajı,arılar gidip işi olmayan çıtaları gezmez.bulunduğu çıtada çalışma yapar.fazla çıta arıyı dagıtır ve gereksiz oyalanmalarda bulunur.hem bunu önlemek hemde başına bu tür felaketler gelmemesi sardığı kadar arıya çıta verirsek iyi olur.

17 Ağustos 2007 Cuma

RUŞETTE BİR GARİPLİK VARMI

Arkadaşlar bu benim bir kaç yedek anaarımdan biri.rüşeti açtım bal vereyim diye,daha önceki bala dadanan karıncalar,kovanın kraliçesine kazan kaldırmışlar.karınca ölüydü ama bırakmıyordu onuda halletmiştim bu gün arıları gettirdim ana lazım oldu,ruşeti açtım kimse yok.arılar ve ana terk etmiş ruşeti.bizim arılar başkasınınki gibi kaçınca bir yerde beklemez.ne yapalım kader böyleymiş deriz biter.


12 Ağustos 2007 Pazar

BÜYÜK ŞEF ARTIK MUTLU

Bu hafta sonu misafirimdi,kendisini ağırlamaya çalıştık,acizane.bir senedir bitmeyen kovanlar vardı malzemeleri ayarladık.taksisine doldurup gitti.
NOT:Şefim buraya başka resim olmadı denedim denedim,en iyi bu oturdu ne yapayım.kusura bakma.::)))
Biçilmiş kapak pervazı olacak sac parçaları.
Getirdigimiz sacı kesen pres.tıkır tıkır kesiyor,ne kolaylık ama.izlemesi bile zek beeee.
Şefimizin arılarının gireceği kovan parçası.bu iş çok tehlikeliydi,parça küçük olunca iki seferde aldı Selahattin ustamız.resimde makina çalışıyor ama kesici topun dişlerini makina durur gibi yakalamış.
Osman ustam benim bizi gene kırmadı,kovanlara su kontrasından altlık ve kapaklara üstlük biçtirdik.resmin arka planında görülenler.kapak ve dip problemi vardı hepsi şükür bitti.usta eline sağlık sana bal getirecem kafanı takma sen.Murat'cım işin düşerse ben buradayım.

ŞİLE HATIRALARI

Şile Kızılcaköy hatırası,başka resimler,resim sitesine attım.
Bu ise eskilerde kullanılan bir el matkabı.bu matkabı bal süzme makınası yapan birini tanıyorum.Trakyada İbrahim amca plastik bir fıçıya bunu bazı aparatlar ekleyerek monte etmiş.balı bu matkapla süzer.yani matkapla bal süzülmez demeyesiniz ::))))

10 Ağustos 2007 Cuma

BU MEVSİMDE YAPILMASI GEREKENLER

Kovanlarımızda bu mevsimde çoğunda kat vardır.arının durumuna göre çoğu katların indirilip hatta bazı çıtalarında alınması lazım.arılarımız bu şekilde daha çabuk toparlar.kışa girmeden tüm fazla çıtaları almalıyız.arılarımıza yavru yaptırmak için,mevcut çıtaları aralayarak dada önceden yaru çıkmış esmer petekler verilmelidir.bu mevsimde esmer petege anaarılar bayılır. Ayrıca zayıf arılarınıza kapalı yavru takviyesi yapınki çok kısa sürede güçlensin.başka yöntemlerle zayıf arı güçlendirme çok zor olur.verdiginiz bir kapalı çıta en fazla 10 gün sonra arı olarak çıkar.bir çıtadan çıkan arılarda iki çıtayı sarar.bunu yaparken zayıf arıdaki yarım yamalak açık yavrulu çıtaları alın.verdiginiz çıtayı tam sarıp hastalıga kapılmasın.ve kovan girişlerini daraltın.artık gece ve gündüz sıcaklık farkları büyümeye başladı.
Böyle iyice esmer petek girerseniz aralara hemen yavru atar anaarı.
Bu şekildeki petekleri sakın süzdükten sonra araya atmayın kovanı bölersiniz.hatta kovanınız bir tarafta ana arı döner durur,öbür yandada anasız kaldık diye arılar panik halinde ana memesi yaparlar.şimdi diyelimki ana arı sag tarafta birinci çıtada,sizde bembeyaz örülmüş çıtayı üçüncü çıta olarak verdiniz.arı verdiginiz beyaza yumurta atmaz ve onu atlayarakta diger tarafa geçmez.bunu yeni başlayan kardeşlerimiz bilmeye bilir diye yazıyorum.bazı yıllarını verenleride gördüm daha bilmeyenler var.bu tip çıtaları balını süzdükten sonra arıya yalatmak için verin ama kovanda kalacaksa en dışta kalsın.bahara ortaya alırsınız.baharında anaarı beyaza bayılıyor.heralde bu mevsimden sonrasını soguk olacak diyemi bunları yapıyor bilmiyorum.bu anlattıklarım Trakya ve İç Anadolu ve doguya doğru olur.Akdeniz Muğla taraflarını bilemem.Böyle bir resim aradım arşivimde bulamadım.Resim Mehmet NEVŞEHİR'den kopyalandı.
Yapılacaklardan biride arılarımızda şu an yavru durumu düştü ve ballarıda alındı.hemen varroa ilaçlamasına geçecegiz.ve ne kullanacaksak 4 gün arayla en az 4 sefer yapmalıyız 5 sefer yaparsak daha garanti olur.kışa girerken üretilen genç işçiler daha sağlıklı olsunki bahara daha rahat çıkalım.

Ayrıca yeni arıcılara çok ihtiyacımız var,bunlar gelecegin mega arıcıları olacak inşallah.Kahraman Maraş'tan Raşit BİRBİLEN.
Heyt bee asalete bak.Eskişehir'den Egehan BİLEN.Körük sıkışa bak.
Buda Gebze'den Furkan Emre TÜRK,oyuncakları şimdilik ruşet kovanlar.
Bunlarda Şenol CİVELEK kardeşimizin üj bejleri.
Haa bumu işi bitmiş izine çıkmak için kıvranan arıcı tipi,iyi bakın.

07 Ağustos 2007 Salı

SANAL ARICILIKTAKİ YERİMİZE BAKIŞ

Biz buraya nereden geldik.bu işi ilk başlatan sayın Murat ÇAKIR’ dır.ilk olarak arıcılık gentereyi kurarak başlamış,daha sonra beyaz kovan siteleriyle bizlere hizmet etmeye çalışmış.bu dediğim olay 4-5 yıl öncesiydi.Bu arada bazıları da boş durmayıp ne yapabiliriz sanal alemde ne var ne yok diye araştırma yapan,K.MARAŞ’ lı Ahmet BİRBİLEN abimiz ilk Murat ÇAKIR ve Amerika’dan Devrim OSKAY’ ı bulur.İşte başlangıç budur.Daha sonra Halil BİLEN bulunur ve sanal alemde büyük ilerleme böyle başladı.Halil BİLEN herkesin anlayacağı dilde yazarsam şu an benim siteyi ayarlayan ve herkese site yapan kişiydi.şimdi kolay eskiden bu sitelerin içeriği İngilizceydi.şimdi baktığımızda 15-20 Blog’umuz var.(yani sitemiz.) Bunun yanında da,bir sürü firmanın arı ürünleri siteleri var.bu siteler alt yapısını gene Murat ÇAKIR kardeşimize borçludur.çoğu bilgileri kopyala yapıştır yapılarak diğer sitelerde kullanılmıştır.

Blog tarzındaki ücretsiz siteler arıcılarımız tarafından kullanılmaya başlandıktan sonra.bir çok yerdeki arıcılık evimize geldi.oturduğumuz yerden arıcılık takvimine bakar gibi onlara baktık.zaten blog demek kişinin kendine has yaptığı işleri başkalarıyla paylaşmasıdır.başka yerlerden kopyala yapıştır yap değildir.Bilgi arayana zaten internette var ne ararsan bulursun.bizim blogcunun yapması gereken kendi yaptıklarını aktarması gerekir.bu konuda da Murat ÇAKIR Halil ve Ali var diyor.faal olanlar arasında Yusuf GÜRBÜZ ve Selahattin GÜNEY var.diğerlerimiz yatıyor. Bazısı malzeme bulamıyor, bazısının yeteneği bu kadar.yeni cevherler bulmalıyız,aslında Edirne’den çıkacak biri var ama hala atağa geçmedi.


Şimdi bazı Bloglara bakıyoruz,aylardır bir satır bile yazmayanlar var.yazmasada bizim için çok kıymetlidir onlar.gidin 5 sene geriye ne bulacaksınız bakalım.yerli arı resimlerimiz bile yok.hala gazetelerde arıyla ilgili çıkan haberlere uyuz oluyorum.adamlar arı diye sinek resmi yayınlıyorlar.bizim gibi amatörler sayesinde bir sürü resimlerimiz oldu.biz bunları yayınlamak zorunda değiliz,yaptıklarımızı paylaşmak zorunda değiliz.inancım gereği insanlara gülümsemeyle bile bakmaya sadaka sevabı var olduğundan haberdar biriyim.ve insanlara faydalı olmaya çalışıyoruz.bu sıralar doğrudur biraz magazincilik yapıyorum.arılarım bana şu an 250 km.uzakta.ne yapabilirimki? arılardan nasıl haber versem.birde şunu bilin şu an bulunduğumuz ortamdaki sanalcıların hiç birinin tuzu kuru değil.arkadaşlar zor şartlar altında sizlerede zaman ayırıyorlarsa bunun kıymetini iyi bilin.şimdilik elimizden gelen bu.keşke 10 tane Murat ÇAKIR,10 tane daha Halil BİLEN olsaydı.uzun yazılardan nefret ederim ama bazen gerekli demek ki.:J

Şimdi ben her zaman derimki,Halil BİLEN'i bana yüz tane bilim adamı verseler degişmem.Bilim adamlarını aşağılamak ve küçümsemek değil maksadım.şimdi bilim adamlarımız diplamalarını alınca bence halkla arada bir kopma oluyor,nedendir anlamıyorum.şimdi yabancı ülkelere bakıyoruz adam arıyla ilgili bilim adamı maskeyi giyinmiş arılıkta çalışıyor.bizdekilerin maskeli resimlerini bulmam bayağı zor.kopma başladı işte.Şimdi bilim adamımız olsa ne olur olmasa ne olur.kimseye faydası olmadıktan sonra.gerçekleri yazdınızmı da birilerine batıyor ve fincancı katırlarını ürkütüyorsunuz.şimdi sizede soruyorum,bilim adamlarımızı ne kadar izliyorsunuz arıcılar olarak,Halil BİLEN'i ne kadar izliyorsunuz.hanğileri daha çok ilginizi çekiyor.kimlere hemen ulaşabiliyorsunuz bunlar çok önemli.

İşin özü şu,insanlar birşeyler yapmaya gayret etiklerinde Allah'ta onlara yardım edecektir.yatmakla bir şey olmuyor.Geçen haftadan bir olay yazayım.nasıl olsa dagıttık::)).Kadir abim var benim şefim olur.geçenlerde ailesiyle denize gidiyor.çocukları ve kendisi yüzme bilmez.kendisi suya dahi ayaklarını sokmamış.kenarda gezerken çocuklarından çıglıklar gelmeye başlar.ve suya batıp çıkmaya başlamışlar,farkında olmadan derin yere sürüklenip boguluyorlar yani.Kadir abide hemen koşarak yardıma gider çocukları çekeyim derken,çocuklar onu derine çekiyor.ve diyorki ben ölecem çucuklarım kurtulsun,onları arkalarından itiyor ileriye kendisi şamandıra gibi inip çıkarken başkalarıda gelip onu kurtarıyor.dışarı çıkardıklarında kendisini çocukları kurtarın diyor hala işe odaklanmışya.yaa karanlığa küfretmekle bir şey olmuyor.karanlıktan kurtulmak için bir mumda siz yakın.ah üstadım nereden bulaştırdın beni bu işlere sanamı kaldı millete site yapmak.bu yetmiyormuş gibi 3.Marmara arıcılık konferansında işi site nasıl kurulur sunusunu hazırlıyor.başımıza başkalarınıda musallat edecek heralde.biz de topu taça atıp bazen oyalanırız sahneye yeniler çıkarsa.daha yazacam ama yeter.yazdıkça yazasım geliyor.::

NOT:Hala hızımı kesemedim.Şimdi 5 sene öncesine bir uzanın bakalım,gene bilim adamlarımız olduğunu göreceksiniz,ama ne yazıkki siyah beyaz foto bile bulamadınız demi.?şimdi gelin geriye yeniden son durumlara iyi bakın.Şimdi gene bilim adamlarımız var.sağ olsunlar faydalanıyoruz,güzel resimlerine ve yorumlarına bakıyoruz.daha çok şimdiki bilim adamlarından istiyorummmmmmmmmmmmmmm.

06 Ağustos 2007 Pazartesi

ALMANYA"DAN BİR MESAJ

Mehmet YÜKSEL.Almanya"da arıcılık yapıyormuş.hayret buralar dar geldi demekki.
Banada acayip iltifat etmiş,inşallah dediginiz gibiyimdir.ne diyeyim beni dev aynasında görenler var anlaşılan.

Sayin Ari bakani Ali Türk,yazilariniz ve resimleriniz hatta Video da verdiginiz bilgiler icin cok cok tesekkürler ediyorum,ben ariciliga almanyada hobi olarak bu sene yeni basladim ,sagolsun beni bu ise heveslendiren bir is arkadasim var kendisi Polanyali alman ve arilarla olan bilgisi cok yüksek,bana sagolsun cok yardim etti ve bilgilendirdi.
Sayin bakanim anlatma kabiliyetiniz cok yüksek Ne demek istediginizi rahatlikla anliyorum,buda ariciliga olan sevdami artiriyor.Ayni sekilde sayin Halil Bilen ve Sayin Yusuf Gürbüz icin de gecerli kendilerine tesekkürler ediyorum.
Mesleginiz Ögretmenlik mi yoksa ?
Hobilerimden biri de balik tutmak,resimlerime bakmak isterseniz www.avcilaralemi.com yada www.balikci.cirak.de lütfen ziyaret edin.
üyelik ücretsizdir.

Gördügünüz gibi Memlekete olan faydalariniz cok yüksek,dünyaca begeni kazaniyorsunuz,tebrikler.

Selamlar,saygilar.

Mehmet Yüksel

NOT:Ben tehtit edildikten sonra,ilginç mesajlar gelmeye başladı,buda ilginçler arasında.Buda sayın bakanım diyor.ne yapacağız anlamadım çok gaz yiyoruz galiba.Hz.Ömer,in bir sözü var ben ve hepimiz bunu unutmayalım."hatalarımı söyleyenden Allah razı olsun".
Hayret ülke sınırlarını taşmış,alamanyalara varmışız::)))
dedim size bana mesaj atarken dikkat edin diye yayınlarım haaaa. Mesaja hiç dokunmadım gene aynen buraya attım.

05 Ağustos 2007 Pazar

BU SENEKİ TEK TATİL YAPIŞIM.İLK DEFA BALIĞA GİTTİM.

En erken açan pürenler bunlar.daha hemen yanında bir ay sonra açacakları var.

Bu pürenler Esenceliköy merasında
"arı bakanı"her tarafa bakmaya devam ediyor. tatile bile gitsek biz işimizi aksatmadan bakarız işte.çiçeklere o kadar baktım tek tük bal arısı vardı.bu bölgede şu an çiçekler,arı bekliyor.
Burası Şile,nin Esenceli köyü,Kurtdoğmuş köyünün karşısına düşer aralarında Ömerli barajı var.yerler tamamen püren ve püren bitiminde açacak kocayemiler.orman tamamen püren ve kocayemiş kaplı.köyden baraja inerken sağ taraf.bu meranın karşında Pendik,in Kurtdoğmuş ve Ballıca köyleri var.
Nefis olmuş laf aramızda. işlerin zor tarafı bana kalıyor.
Birazda yemek yedik işte,çay felan içtik hoşaftan önce.
Bambus arı,bol miktarda vardı birde filim çektim.
Bunun içinde yabani elma,kızılcık ve 3 çeşitte erik var.
Kızılcık bu sene çok ufak bazılarıda kuraklık nedeniyle dalında yanmış.
Belkide dagda topladıgından eve getirmeden ilk hoşaf yapan benim. 30 şekerle başladım,150 şekerden sonrasını saymadım.çok keskin oldu.malzeme bolya.
O kadarda uğraştık,yemleri diktik,ama yemediler bee.
Ah Oktay ah,bizemi kaldı barajdaki balıkları mısırla beslemek.hadi sen rezil olun,benim suçum neydi?
Ağustos böcegi gibi olmamak lazım.hep karıca gibi çalışmalı.
Balık tutamadık ama bayagı kompostoluk erk tuttuk.Ramazan ayına hazırlık oldu.

Ömerli Barajı sular epey çekilmiş.hemde çok.
Yükseklik olarak su bana göre 5 metre aşagıya inmiş.
Barajda işler karışık. Suyun nerden nereye geldigi ve mesafe olarak Oktay,ın boyuna bakarak tahmin edebilirsiniz.Oktay,ı görmek için resmi büyütün.

02 Ağustos 2007 Perşembe

PELİTLİ KÖYÜNDE KALAN ÜÇ RUŞET

Ben işleri bitirdim hala muhabbet devam ediyordu.bir avuç arıları ,Trakyadan arılarım gelene kadar,güçlendirmeye çalışıyorum.
Ruşetteki çıtanın kovandaki çıtaya bağlanmış hali.bu işle bazen karşılaşırsınız buna iyi bakın.bazen arıya gidemessiniz arıda boşa petek örer ve anada yumurta atar buna benzer bir şekil yapıp petegi çıtaya bağlayın.

Eskişehir yerlisi anaarı.

Ruşetten aldıgım çıtaları daha önce kulanıp terkettigim 15 cm.lik çıtalara bağladım.arı o kadar zayıfki gelişmesi de yavaş oluyor.arılarımın burda olmaması bunlara takviye yapmamı engelliyor işte bir avuş aruyı adam etmeye çalışıyoruz.
Ruşetten Başka bir ruşete alınan zayıf arı.Bal sulandırıp veriyorum.bu ruşette Eskişehir,den Yusuf beyden hediye gelen eses yerli ana var.
Bir çıta olmayan bir kovanda muğla ana döktürüyor.ama ruşetten kovana aktardım gücü çok az.
Bu anaarı muğla cinsi.o kadar çok yumurta atmışki,artık işçiler kovalıyor yeter artık diye.

Muşmulaların olmasına daha çok var beee.ama ben beklerim.

Armudun iyisi burada.gel vatandaş,bir ata sözü vardı o geçti.artık armudun iyisini parası olan yiyiyor.


Siyah erikleerrrrr.yerim sizzzziiii.duyan olmadı dimi.etrafta kimse varmııııı???

Erikler çeşit çeşit.
Ana kavunda var.buralarda::))

Karpuzzzzzza gel.

Ben ruşetlere bal vermeye çalışıyorum.oh muhabbete bak.
Ne üzümler,Maşallah .yeme yanında yat derler ne anlayacaksa yanında yatıp.


Nefis organik sebzeler.
Hayret ya benim adım çıkmış.es es li Kıbrıs Armutunu götürüyor.


Ben anlamadım gitti,nerden bulaştık bu Eskişehir,lilere resimde Halil amcam ve Eskişehir,li Oktay.işleri bitirip domates,biber,badem,erik ve armut poşetleriyle motora binip gebzeye geldik.haa üzümler daha tam olmamış.::))incirde sonra olur.
NOT:Arkadaşlar burada 15 sene civarı arılarımı kışlattım.ve burası sanayi içinde kaldı.400 den fazla meyve fidanı var ama yakında buralarda fabrika olacak.bir sene sonra burası beton yıgınına döner.anılarımda kalsın diye sizlerle paylaştım.daha bir sürü şey var resimi çekilecek.